30 MART SONRASININ GETİRİP GÖTÜRECEKLERİ
Seçim sonuçları uzun bir süre zihinleri rahat bırakmayacak. Tartışılacak ve yorumlanacak çok yönleri var ortada.
Tarih: 31.3.2014 12:21:58/ 305okunma / 0yorum

Temelde, AKP´nin birinci parti konumunu koruma olasılığı herkesçe kabul ediliyordu da iktidarın kaygı verici gidişine dur deme çabasına kendisini kaptırmış yurttaşlarla muhalefet partileri bunu içlerine sindiremiyorlardı. Sanki bir tersine dönüş bekleniyor, Erdoğan´ı sarsıp kendine getirecek bir sonuç umuluyordu. Ama bu olmadı. Dolayısı ile iktidar partisinin sandıktaki başarısının yüzeysel yönünü bir tarafa bırakıp, sonuçların yol açacağı gelişmelere yönelmek daha doğru olur.

Yerel seçimleri kendi perspektifi içerisinde tutmayıp bunu bir tür referandum hatta aklanma vesilesi görmek istediği ortaya çıkan Erdoğan açısından bundan sonrası balkon konuşmasında apaçık belli oldu. Öyle görünüyor ki sonuçlardan tam da tatmin olmamış gibi. Daha büyük bir gücü ele geçirmemiş olmaktan şikayetçi sanki. Zira, “Acaba niye 46, 47, 48 aldım da niye biz 55 yapamadık, 60 yapamadık. Şimdi oturup bunu konuşacağız. Öyle mi? Ve bunları konuşup neticeye bağladıktan sonra sizlerle beraber tekrar yolumuza bu eksiklerimizle girerek devam edeceğiz,” diyor. Gerçekten eksiklikleri, “tam yol ileri” gidebileceğini varsaydığı oy oranlarına, özellikle de o mahut yüzde elliye varamama olarak algılıyor. Yoksa icraatına karşı oluşan ve giderek yaygınlaşan muhalefetin ne istediğini umursamaz görünüyor.

Bu denli önemli bir oy desteğini arkasına bulan bir lider normalde bunu azımsamaz ve üzerine yüklenen sorumlulukları siyasal ve ulusal boyutlarda nasıl yerine getireceğinin hesaplarını yapar gerçekten demokrasiye inanılan bir ülkede. Ama 30 Mart 2014 gecesi bizde bu böyle olmuyor. Aksine seçim kampanyasının o sancılı ve gerilimli geçen her gününün ve saatinin bedeli olarak intikam alma deklarasyonuna dönüştürülüyor bu zafer anı.

Önemli bir örnek mi ‘Balkon´ konuşmasında? Erdoğan, “Neye yandım üzüldüm biliyor musunuz? Dışişlerinde olan olaydan sonra şahsıma yapılan iftiraların hepsini bir kenara koyuyorum ama bu olaydan sonra Başbakanlık´taki böcek olaylarından sonra şu muhalefetin bir açıklamasını duydunuz mu? ´Bu vatana ihanettir. Bu bir casusluktur. Buna yönelik biz iktidarın yanındayız´ diye ifadelerini duydunuz mu? Ne olacak. Pensilvanya ile beraber hareket edenler bunu söyleyebilir mi? Buradan bile bir şey bekliyorlardı. 25´inden sonrası kaos dedikleri olay buydu. Ekonomi çökecekti, çöktü mü ekonomi?” diyor.

Hiçbir hukuksal ve anayasal temele dayanmaksızın Suriye ile savaş halinde olunduğunu ilan edip, ülkenin dış güvenliği ve siyaseti konusunda tek hüküm verici fiili konumunu böylece ortaya koyuyor böylece. En sert eleştirileri aldığı bir konuyu, yani tek adama dayalı bir yönetim kurma hevesini zirveye taşımayı sürdürüyor. Sızdırılan güvenlik toplantısının içeriğinin ne anlama geldiğini gözlerden kaçırdığı gibi, güvenlik toplantısının güvenliğinin sağlanamamış olmasının sorumluluğunu yanlış yerlere yüklüyor.

Ve de çok geçmişte kalmış gibi görünen, ‘demokrasiye paydos deriz´ gibisine lafların uluorta söylediği 1950´li, Menderes´li günleri anımsatırcasına, “Artık eski Türkiye yok, yeni Türkiye var. Eski siyaset tarzıyla, eski muhalefet tarzıyla asla yönetim biçimi olmaz. Yeni Türkiye´nin yeni bir muhalefet ihtiyacı açıktır. Yeni Türkiye´nin ayrıştırıcı, kamplaştırıcı, kutuplaştırıcı muhalefet değil, Türkiye´nin 77 milyonuna aynı dille konuşan bir muhalefete ihtiyacı var," sözleriyle milli iradenin en yaşamsal tezahürü olan muhalefete ayar vermeye çalışıyor. Muhalefete açıkça ‘hain´ demeye kalkışıyor.

Muhalefetin taşeronluğunu yaptığını ileri sürdüğü sabık müttefiki Pensilvanya hareketine de açıkça göz dağı olan “Hangi kurumumuza girmişlerse girmişler 35 senedir, 40 senedir nereye sızmışlarsa sızmışlar. Bizler iyi niyetin kurbanı olduk, artık bunları ayıklama zamanı gelmiştir. Hukuk içinde, yasalar içerisinde. Neden? Çünkü bu tür şebekeleri artık ne millet hoşgörü ile karşılar ne de biz karşılarız…” sözlerini rahatça edebiliyor.

Bu tartışmaların ve ağır sözlerin hangisi seçmen yurttaşın sandığa giderken taşıdığı beklentilerle, oy verirken seçmeye çalıştığı yöneticilerle ya da gerçek yakınmalarıyla ilgisi var? 30 Mart seçimleri bir anlamda referandum olarak kabul edilse dahi bu çelişki hiçbir biçimde mazur görülemez. Hele Erdoğan´ın yönetimi ve çevresiyle ilgili her türlü yolsuzluk isnadını ortadan kaldıracak bir vesile ve ortam olarak da görülemez. Nitekim Devlet Bahçeli seçim sonuçlarıyla ilgili olarak verdiği demeçte, “Hukuken temizlenmeden muhalefete yüklenmesi her şeyden önce demokratik terbiye ve adaba hakarettir. Yeni Türkiye ucubesi yetmezmiş gibi yeni muhalefet nakaratlarını dillendirmesi de aymazlıktır” değerlendirmesi yapıyor ve sözlerinde “Başbakan cepheleşmeyi ısrarla sürdürecektir,” kaygısını vurguluyor.

Türkiye´deki seçim sonuçlarını değerlendiren kimi yabancı yorumcular ve medyada yer alan eleştiriler de ne yazık ki benzer sonuçlara ulaşıyorlar. Söz birliği etmişçesine ülkemizi ve halkımızı Pazar günkü seçimler sonrasında daha zor, gerilimli ve iç çatışmalı günlerin beklediğini söylüyorlar. Özellikle Erdoğan´ın ve AKP´nin ilk başlardaki performansını yüreklendirip, bugünlere ulaşan olumsuzluklarla dolu süreci hızlandırmış olan yabancı medyanın ve kimi ‘dost´ çevrelerin, böylesine teşhisleri ne değer taşır bilinmez. Ancak niyetleri ne olursa olsun gözlemlerinde gerçek payı olduğu da kabul edilmeli. Türkiye gerçekten çok şeylere gebe. Sadece Erdoğan´ın halkı, ulusu paramparça eden, kişiselleşitirilmiş bir siyasal kavga değil söz konusu olan. Ülkenin bölünmesine adım adım gidiş; Suriye´de bir savaş macerasına bulaşma; Kıbrıs gibi ulusal davanın kaybedilmesi ve de ekonomik açıdan üstü örtülmek istenen gizil krizlerin patlak vermesi… Bu olasılıklar, siyasal çıkmazlar eşliğinde daha da ölümcül sonuçlara yelken açabilecektir, bunu akıldan çıkarmayalım.








Kaynak:

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
Telefon
Güvenlik *
Yenile
Yorumunuz *
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
2017 SENESİNİ FENA ESKİTTİK
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
CHP TABANA NASIL İNECEK?
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
YÜZYILIN EYLEMİ “YENİ ADANA”
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
BİLDİN Mİ IĞDIRLI HASAN ONBAŞIYI
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
BAŞLANGIÇLARDIR UMUTLARI TAZELEYEN
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ULU ÖNDER ATATÜRK´ÜN EBEDİYETE İNTİKALİNİN 79. YILDÖNÜMÜNDE ATAMIZI ÖZLEMLE ANIYOR VE ARIYORUZ.
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
EĞİTİM ÖRGÜTLERİNDE ÇATIŞMA
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
21.12.2015 DEN 23.11.2016 YAZI VE RÖPORTAJLAR-5
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
FİFA KOKARTLI İLYAS AYAN´A VEFA
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Yüz Yıl...
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
YENİ ADANA GAZETESİNİN 100. YAŞ KUTLAMASI
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ (1)
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
MENEMEN SUİKASTININ YILDÖNÜMÜNDE TÜRKİYE CUMHURİYETİ´NE KURULAN SUİKASTLERE KARŞI ATATÜRK DÖNEMİNİN VE SONRAKİ SİYASAL İKTİDARLARININ FARKLI TUTUMLARI!
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
İKİNCİ YÜZYILA GİRİŞ !
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTELERİ VE NİTELİKLİ AKADEMİK KADRO TALEBİ
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
BAŞ DÖNDÜREN GÜNDEM
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
YENİ YILDA TÜRKİYE´NİN GÜNDEMİ
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
VAHİDEDDİN´İN İHANETİ
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
İlhan ALPER
İlhan ALPER
ASRIN TANIĞI YENİ ADANA
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Ortadoğuya Bulaşmayın!
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
İLK YARININ SON HAFTASI MUTLU BİTTİ
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
BİZ VE İLİM
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
DR.ERCAN ATALAY VE ASKF
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
MODEL VE MODA
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
MANDADAN EVVEL İSTİKLAL
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
HER MAÇ BÖYLE OLMALI
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
KÖR, SAĞIR ve İKTİDARSIZ BİR NESİL YETİŞTİRİYORUZ
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
6 °C
Salı
7 °C
Çarşamba
11 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2017-12/27/1318540403036.jpg