İlhan ALPER


NEYDİ O GÜNLER


            Geçen hafta Korkut´la Ahmet-Mehmet kardeşleri huzurlarınıza almıştık. Bu hafta da  Fır? İsmet, Demirspor ve Cevdet Kızıklıoğlu ile Din dersi hocasında yediğimiz balyoz tokatlar var.

            İstiklâl´ın oralarda bir yerde, ahşap okuldayız. Mersin yolu yanımızdan geçiyor. Tekel´in oralara bakıp bakıp duruyoruz pencereden?     Bedir şimdiye kalır mı? Onun için yaşıyor mu diyemeyeceğim.  Şimdiki akülü arabalara da yetişemedi garibim. Saçı sakalına karışmış, iple çekilen bir el arabasının içinde. Karşısındaki insanlara bir şeyler diyor, kızıyor, el, kol hareketleri yapıyor. Biz gülüyoruz ha gülüyoruz Bedir´e. Derken din dersi öğretmeninin balyoz tokatı hafif şiddette bir deprem gibi patlıyor yüzümüzde.  

Derken başka gün? Ülkü Öğretmen, Türkçeci olabilir, Fır? İsmet diyorum, kısa tutuyorum, siz tamamlarsınız? Yemekten söz ediyor, yağdan başlıyor, ?Sana? diye bir yağ markasını kullanmaktan söz ediyor, Öğretmen  kıpkırmızı oluyor. Ah İsmet?Yapılacak iş mi bu şimdi. Boşuna işte Fır? İsmet dememişler.  Ünvanı konusunda mahcup etmiyor?

            Sonra o yedi dil bildiği söylenen, bir Fransızca kitabı da olduğunu sandığımız Fransızca Öğretmeni Cevdet Kızıklıoğlu? Yine o gülmelerde bu kez ona yakalanıyoruz. Ahşap basamalardan aşağı gerileye gerileye birkaç tokat. ?Eti senin, kemiği benim?nasıl olsa?

            Bir de ?Demirspor?umuz var. Yapı Sanat´ta Beton Mustafa´nın dersinde bedenden sınıfta kalmamıza ramak kalması gibi, ortaokuldaki o zemin kat sınıfta resimden yazılı oluyoruz nasıl olacaksa.  Ferruh öğretmen olgun, şeker bir insan. Bir ayağı da özürlü ?Demirspor? sınıfın penceresine tırmanıp okulun bahçesine atlıyor. Resimden de anlamaz, ne halt ettiyse, resmini yapıyor, o özürlü ayağıyla yeniden duvara tırmanıp sınıfa iniyor. Tek kelime demiyor öğretmen.  

            Musa, ya Musa´ya ne demeli?

Yetmişli yılların başı; anarşi dönemi henüz yeni filizleniyor, okulda boykot falan yapıldı bir iki. Yapı Sanat Enstitüsü´nün atölyelerinin önündeki iş masasına çıkıp göğsüne vura vura ?Ben koministimm? diye bağırıp, eşşek gibi zırlayan Musa´ya ne demeli. Musa ki, bomboş tamtakır, zirzobun biri? Ahşap atölyesinde ikimize bir iş veriyorlar. Yapamıyoruz onun tembelliği yüzünden. Kaytarıp duruyor? Ben de tek başıma pek bir şey yapamamıştım. O dersten nasıl oldu da geçtik bilemiyorum.  Sonunda, iki metrelik zebellah Musa, kendisi gibi Mehmet Çakırel hocayla sınıfların koridorunda  yumruk yumruğa giriyorlar. Sonra sürüldü Musa, bilmiyorum nereye.
İlhan Alper



YAZARLAR

  • Cuma 21 ° / 16 ° Fırtına
  • Cumartesi 22 ° / 15 ° Sağanak
  • Pazar 20 ° / 13 ° Güneşli
  • BIST 100

    105.380%1,54
  • DOLAR

    5,7464% -0,05
  • EURO

    6,3515% 0,16
  • GRAM ALTIN

    270,97% -0,31
  • ÇEYREK ALTIN

    447,1005% -0,31