SİYASET 7.12.2021 13:28:00 165 0
  • BIST 100

    2.073%-0,61
  • DOLAR

    13,5443% 0,79
  • EURO

    15,4382% 0,68
  • GRAM ALTIN

    787,87% 0,22
  • Ç. ALTIN

    1299,9855% 0,22

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.Trabzonspor 21 15 1 5 23 50
2.Konyaspor 20 11 3 6 16 39
3.Hatayspor 21 11 8 2 4 35
4.Başakşehir FK 20 10 6 4 10 34
5.Adana Demirspor 21 9 5 7 6 34
6.Fenerbahçe 21 9 6 6 7 33
7.Beşiktaş 21 9 7 5 3 32
8.Alanyaspor 21 9 7 5 0 32
9.Gaziantep FK 21 9 8 4 -1 31
10.Sivasspor 21 7 5 9 7 30
11.Fatih Karagümrük 21 8 7 6 -1 30
12.Kayserispor 21 7 7 7 0 28
13.Galatasaray 21 7 8 6 -2 27
14.Giresunspor 21 7 10 4 -1 25
15.Antalyaspor 21 6 10 5 -10 23
16.Göztepe 21 5 10 6 -5 21
17.Kasımpaşa 21 5 10 6 -5 21
18.Altay 21 5 13 3 -12 18
19.Çaykur Rizespor 21 5 13 3 -19 18
20.Yeni Malatyaspor 21 4 14 3 -20 15
21.Denizlispor 40 6 24 10 -39 28
  • Salı 10 ° / 3.7 ° Bulutlar
  • Çarşamba 7.5 ° / -0.3 ° kırık bulutlar
  • Perşembe 7.1 ° / 0.4 ° Bulutlar

chp'li açıkel,"toplumsal barışımız derin yara almıştır"

CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI PROF.DR.FETHİ AÇIKEL: "OTORİTERLİK İKLİMİ, EZİYET VE SADİZMİ ARTIRIYOR; ŞİDDET VE ZORBALIK KÜLTÜRÜ YERLEŞİYOR" DEDİ.

CHP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Fethi Açıkel başkanlığındaki CHP Bilim Platformu “Otoriterlik İklimi, Eziyet ve Sadizmi Artırıyor; Şiddet ve Zorbalık Kültürü Yerleşiyor” başlıklı yeni bir politika notu yayınladı. 
Politika Notunda; AKP iktidarı döneminde, Türkiye’de her alanda şiddet olaylarının yükseldiği, iktidarın kutuplaştırıcı ve hedef gösterici söylem ve politikalarının gündelik hayatın her alanına sirayet ettiği ve şiddeti tetiklediği, bunun artan sosyo ekonomik sorunlarla birleştiğinde ise genel bir şiddet ve sadizm kültürüne yol açtığı tespiti yapıldı. Politika Notunda, rejimin otoriterleşmesinin; ötekileştirme, hedef gösterme, hınç ve nefret duygularının artması gibi pratikleri beslediğine dikkat çekildi ve şiddetin artmasının farklı alanlardaki etkileri detaylı şekilde ele alındı. Toplumsal şiddetin artmasının adli olaylara yansımasının da incelendiği Politika Notunda, Bireysel Silahlanmanın artışı da rakamlarla ortaya konuldu ve bu konudaki sorunlar üzerinde duruldu. Politika Notunda, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından kamuoyuna sunulan İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi’ndeki “Etnik kimlik, yaşam tarzı ve inanç eksenli siyasetle toplumsal barışımız derin yara almıştır. “Tek Kişilik Saray Hükümeti”, iktidarını sürdürmek için kamplaşmayı, kutuplaşmayı ve ayrışmayı çözüm olarak sürdürmektedir.” maddesine de yer verildi. 
Politika Notunun “CHP Ne Yapacak” bölümünde ise CHP iktidarında, Cumhuriyetin İkinci Yüzyılında alçakgönüllü bir uygarlığın inşa edileceği ve güven ve hoşgörünün yeniden hakim kılınacağı ifade edildi.
Bu bölümde şu başlıklara yer verildi:
“CHP, Cumhuriyetimizin İkinci Yüzyılında, kutuplaştırmayan, birleştiren, düşmanlığı değil, yurtta ve dünyada barışı esas alan, ülkemizi hak ettiği ilerleme ivmesine kavuşturacak, vatandaşlarına refah ve huzur içinde bir arada yaşamalarını sağlayacak yeni bir
düzen tesis edecektir.”
“Cumhuriyetin İkinci Yüzyılında Alçakgönüllü Ve Saygıya Dayalı Bir Uygarlık İnşa Edilecek; Güven Ve Hoşgörü Yeniden Hakim Kılınacak”
“Toplumsal Huzur Ve Barış Yeniden Tesis Edilecek” - Akp’nin Sorumsuzluk Ve Cezasızlık Politikasına Son Verilecek Kanun Önünde Tüm Yurttaşlar Eşit Olacak” - “Bireysel Silahlanmanın Önüne Geçilecek” - “Kadına Şiddeti Önlemek Devletin En Temel Politikası Olacak: İstanbul Sözleşmesi Yeniden Yürürlüğe Alınacak” - “Çocuklarımızın Geleceğini Karartan Her Türlü Tacizci Zihniyetle Mücadele Edilecek” - “Hayvanları Koruyan Yasal Altyapı Oluşturulacak” - “Medyada Tehdit, Sindirme Ve Sansür Olmayacak” “Engelli Ve Yaşlılar Her Türlü Şiddete Karşı Korunacak” “Üniversiteler Şiddetin Değil; Gençlere Saygının Ve Özgürlüğün Mekanları Olacak”
Politika Notundan Özet Tespitler ve Veriler Şu Şekilde: 
➔     Türkiye’de tek adam rejimi dünyadaki pek çok otoriter rejimi gölgede bırakacak biçimde, yurttaşlara karşı ayrımcılığı ve ön yargıyı körüklemiş; ekonomik yağma, haksız kazanç ve rant devşirme, yönetim zihniyetini esir almıştır.
➔     Türkiye’de yerleşen çarpık tek adam rejiminin ve yağmacı iktisadi düzenin teşvik ettiği bu olumsuz hava, toplumdaki empati duygusunu âdeta erozyona uğratmıştır. Bu yüzden toplumsal barış, güven ve huzur tehlikeye atılmış, vatandaşlarımız âdeta birbirine yabancılaştırılmıştır.
➔     Türkiye, 41 OECD ülkesi arasında ayrımcılığın en yüksek olduğu ülke hâline gelmiştir. 2020 Refah Endeksi’nde ayrımcılığa karşı yasal önlemlerin varlığı ve toplumsal hoşgörü açısından ise 167 ülke arasında son 10 yıl içinde 33 sıra gerileyerek 154. sıraya yerleşmiştir.
➔     Saray rejimi, kendisinden görmediği herkesi ötekileştirmekte, kendisine eleştirenleri ise nankörlük ve ihanetle yaftalamakta, hatta onları hedef göstermeye ve itibarsızlaştırmaya çalışmaktadır. AKP’nin bu yaklaşımı yalnızca muhalif kesimleri değil, temel haklarını savunan sıradan vatandaşı bile hedef göstermekte ve cezalandırmaktadır. 
➔     Bu bozuk düzen içerisinde Türkiye’de nefret ve şiddet suçları da körüklenmiştir. Türkiye’de yaşamın neredeyse her alanında eziyeti, nefreti ve cinneti yaygınlaşmıştır. Türkiye, 2020 yılında yayınlanan Refah Endeksi’nde şiddet içeren suçlar, iç çatışmalar, mülkiyet suçları, siyasi suçlar üzerinden açısından 167 ülke arasında en güvencesiz 147. ülke olmuştur.
➔     ​​Tek adam rejimi, kurmuş olduğu ataerkil ve zorba kültür aracılığıyla, toplumumuzun tüm kırılgan kesimlerini savunmasız bırakmıştır. Bu yoz rejim altında siyasette şiddet, sokakta şiddet, okulda şiddet, kadınlara şiddet, çocuk istismarı, hayvanlara işkence ve muhaliflere dönük tüm baskılar, hiçbir yaptırımla karşılaşmamış, güç ’âdeta kutsanmış, iktidarı elinde bulunduranların ise cezasızlığı, hukuksuzluğu ve imtiyazları kurumsallaştırılmaya çalışılmıştır. 
➔     Saray rejimi, muhalif görüşlere yönelik tehdit, aşağılama, hedef gösterme, şeytanlaştırma gibi sistematik nefret söylemleri kullanmaktadır. Baskıcı rejim toplumdaki güvensizliği perçinlemekten ve gerilimi artırmaktan medet ummaktadır.
➔     Ülkemiz âdeta sivil darbe koşullarında yönetilmekte, yurttaşların can ve mal güvenliği korunmamaktadır. Baskıcı tek adam rejimin körüklediği güvensizlik ve hukuksuzluk yüzünden toplumda huzursuzluk günbegün artmaktadır. Şiddet, öfke, nefret kültürü yurttaşları ciddi psikolojik sorunlara, paranoyalara, korku ve endişelere sevk etmektedir.
➔     AKP iktidarıyla birlikte ülkemizde yargı kurumları bağımsızlığını yitirmiş, etkili soruşturma, bağımsız ve adil yargılama yürütemez hâle gelmiş, cezasızlık kültürünün yayılması, toplumun adalete güvenini yitirmesine neden olmuştur.  
➔     AKP’nin körüklediği hamaset ve aşındırdığı toplumsal dayanışma yüzünden toplumda huzur ortadan kalkmış; gerginlik ve buhrana dönüşmüştür. Sosyal eşitsizlik yüzünden dışlanma artmış, vatandaşlar birbirlerine yabancılaştırılmıştır. Bozuk düzen altında insanlarımız şiddet sarmalına itilmiştir.  
➔     Evde, iş yerinde, trafikte, sokakta saldırı, dövme, hakaret, yaralama, öldürme haberleri gün geçtikçe çoğalmaktadır. Sokaklarda kaos, kadına karşı şiddet ve kadın cinayetleri, çocuklara yönelik istismar haberleri, hayvanlara yönelik eziyet vakaları ve nefret suçları her gün daha fazla artan şekilde kamuoyuna yansımaktadır.  
➔     2021 yılında yayınlanan Dünya Mutluluk Raporu da Türkiye’nin günbegün mutsuzluğa gömüldüğünü göstermektedir. 2019 yılında 156 ülke arasında 79. sırada yer alan Türkiye, sadece 2 sene içinde 25 sıra gerileyerek 2021 yılında 104. sıraya düşmüştür.
➔     TÜİK’in Yaşam Memnuniyet Araştırması’na göre ise 2020 yılında Türkiye’de yaşayan her iki yurttaştan biri kendisini mutsuz hissetmektedir. Yaratılan düşmanlık ve şiddet ortamı, vatandaşların mutsuzluğunu katlamaktadır.
Silahlanma Teşvik Ediliyor; Silahlı Saldırılar Çığ Gibi Büyüyor 
➔     Toplumda yaygınlaşan ve âdeta normalleşen hoşgörüsüzlük ve tahammülsüzlük, hukuksuzluğun yarattığı güvenlik endişesi ve umutsuzluk, vatandaşları bireysel silahlanmaya yönlendirmektedir. Böylece Türkiye’de bireysel silahlanma, giderek daha büyük bir toplumsal şiddet ögesi olmaya devam etmektedir.
➔     AKP hükümeti son yıllarda yürürlüğe koyduğu genelge ve yönetmeliklerle, silah edinmeyi kolaylaştırmış ve bireysel silahlanma kaynaklı şiddet olaylarının artmasına da neden olan düzenlemeler yapmıştır.  
➔     2017 yılında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelikte değişiklik yapılmış, pek çok emekli veya muvazzaf kamu görevlisinden, ülkemizde çalışma ve ikamet izni olan yabancı uyruklulara kadar geniş bir yelpazedeki kişilere silah taşıma ruhsatı alma hakkı tanınmıştır. Aynı yönetmelikte 2021 yılında ise 19. kez değişiklik yapılarak kapsam daha da genişletilmiştir.
➔     Can ve mal güvenliğini tehdit altında hissedilmesi, Türkiye’de bireysel silahlanmanın artmasına neden olmaktadır. Vatandaşlar tarafından silah bulundurma ruhsatı için 2019’da 13 bin 206 başvuru yapılırken 2020’de bu sayı %34 artarak 17 bin 751 olmuştur.
➔     Yapılan bazı çalışmalarda; 2011 yılında 9 milyon olduğu düşünülen bireysel silah sayısının 2021 yılı itibarıyla %85’i ruhsatsız olmak üzere en az 25 milyona ulaştığı iddia edilmektedir.
➔     2014 yılında basına yansıyan yaralama ve cinayete varan silahlı olayların sayısı 1.499 iken, 2021’de %73 artış artışla 2 bin 592 olmuştur. 2021 yılına gelindiğinde ilk 9 ayda 2 bin 592 bireysel silahlı şiddet olayı yaşanmıştır. 2021 yılında yaşanan bu olaylarda 1.470 kişi ölmüş, 2.693 kişi de yaralanmıştır.
Muhaliflere Saldırıların Sorumlusu, Tek Adam Rejiminin Hınç ve Linç Kültürüdür 
➔     Bizzat iktidar mensuplarınca hedef gösterilen muhalif siyasetçiler saldırıya uğramakta, sesleri kısılmaya ve siyasi faaliyetleri engellenmeye çalışılmaktadır. Muhalif siyasetçilere yönelen ve demokratik protesto olma durumunu aşan saldırılar ve provokasyonlar sonrasında bizzat Cumhurbaşkanı tarafından “Daha neler olacak. Bunlar daha iyi günler” şeklinde bir açıklama yapılması, muhalif siyasetçilere yönelen saldırılara zımnen destek verildiğinin bir kanıtı olmuştur.
➔     AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, bir TBMM konuşmasında Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik saldırının video görüntülerini göstermesi, muhalefete yönelen benzer saldırıların olağanlaştırılması ve kutuplaşma ikliminin planlı şekilde artırılması bakımından tehlikeli bir oyun planının parçası olarak kayda geçmiştir. 
Bağımsız Gazeteciler, Dövülerek Susturulmaya Çalışılıyor
➔     Ulusal düzeyde tanınan ve köklü mesleki geçmişleri olan onlarca gazeteci ve pek çok ilimizde yerel gazeteciler, sokak ortasında saldırıya uğramış ve yaralanmıştır. Bu saldırıların, Cumhur İttifakı’nın rahatsız olduğu bazı haber ve yorumlar sonrasında gerçekleştirilmiş olması kamuoyunda dikkat çekmiş ve saldırıların tek merkezden işaretle yapıldığı yönünde düşüncelerin oluşmasına zemin hazırlamıştır. Gazetecilere yapılan saldırıların çoğu, kamera görüntüleri ve görgü tanıklıkları olmasına rağmen cezasız kalmakta, failler bulunmamakta ya da serbest kalmaktadır. Gazetecilerin can güvenliğinin iktidar aracılığıyla tehdit edilmesi, yalnızca basın özgürlüğünün değil, halkın haber alma hakkının da ihlalidir.
➔     Basın meslek örgütlerinin tespitlerine göre, sadece 2021 yılının ilk 9 ayında 103 gazeteci fiziksel saldırıya uğradı ve şiddete maruz kaldı.
Kamunun Gücü Ve Sembolleri Kötüye Kullanılıyor; Cezasızlık, Keyfilik Ve Görevleri İhlal Eden Anlayış Yerleşiyor 
➔     AKP iktidarında liyakatin ortadan kalkması ve kurumların başıboş bırakılmasıyla, bu kurumların gücünün suistimal edilmesine imkân verilmiş, korumaları gereken vatandaşları korkutarak sindiren partizan kamu görevlileri ortaya çıkmıştır. 
➔     Suç işleyen çeteler ve görevlerini suistimal eden görevliler, eylemlerini meşrulaştırmak ve cezasızlık zırhının arkasına sığınmak için bakanlar ve milletvekilleriyle çektirdikleri fotoğrafları kullanmaktadır. Cezasızlık, keyfilik ve görevleri ihlal eden anlayış, otoriterleşmenin önemli bir parçası hâline gelmiştir.
AKP Döneminde Çocuk İstismarına ve Çoçuklara Şiddete Ȃdeta Göz Yumuldu 
➔     Türkiye’de son yıllarda çocuklara karşı cinsel istismar vakalarında ciddi artışlar yaşandığı görülmektedir. TÜİK verilerine göre güvenlik birimlerine 2015’te 226 bin 625 mağdur çocuk getirilirken, 2019’da 236 bin çocuk getirilmiştir. Mağdur olarak getirilen 100 çocuktan 15’ini ise cinsel şiddete maruz kalan çocuklar oluşturmaktadır.
➔     AKP’nin siyasi hesapları, insani ihtiyaçların ve eğitimin önüne geçmektedir. Çoğu denetimsiz ve çocukların temel ihtiyaçlarını karşılamak için uygun olmayan bu merdiven altı kurumlarda, genellikle ailelerinden uzakta okuyan çocuklar psikolojik ve fiziksel şiddet, eziyet ve cinsel istismar gibi kötü muamelelerle karşı karşıya kalmaktadır. 
Ataerkil İşkence Ve Eziyet Kültürü Kadınların Yaşam Hakkına Son Veriyor
➔     AKP’nin 19 yıllık iktidarında kadınlara yönelik şiddet, taciz, tecavüz ve kadın cinayetleri vakaları ve maruz kaldıkların vahşetin boyutu her yıl hızla artarak ürkütücü boyutlara ulaşmıştır.
➔     Türkiye, OECD ülkeleri arasında kadına karşı şiddetin en yaygın olduğu ülkedir. 2021 Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu'nda ise 156 ülke 133. sırada yer almıştır.
➔     Kadınlar, âdeta bir eziyet kültürüne dönüşen şiddeti toplumumuzda yaşadıkları en büyük sorun olarak görmektedir. 2016 yılında kadınların %53’ü şiddeti en önemli problem olarak görürken, 2020 yılında bu oran %66’ya yükselmiştir.
➔     Sivil toplum örgütlerine göre ülkemizde son 10 senede 3 binden fazla kadın, erkekler tarafından öldürülmüş, binin üzerinde kadın tecavüze ve yaklaşık 2 bin kadın ise tacize uğramıştır. 2020 yılında, Türkiye’de 300 kadın erkekler tarafından öldürülmüş, 171 Kadın ise şüpheli şekilde ölü bulunmuştur.
➔     Kadına yönelik şiddetin artışı, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamındaki koruma taleplerine de yansımaktadır. Bu kapsamda 2012’de 139 bin olan koruma talebi sayısı, 2020 yılına geldiğinde %114 artışla 339 bin 792’a yükselmiştir.
Saray Zihniyeti, Şiddete Karşı Koruyucu Kalkan İstanbul Sözleşmesi’ni Rafa
Kaldırdı 
➔     Bu şiddet tablosunun sebeplerinden biri de kuşkusuz AKP’nin kadınları toplumda eşit ve üretken birer birey olarak görmeyen değerler üzerinden şekillendirdiği toplumsal düzen anlayışıdır. Kadına yönelik şiddetin önlenmesinde önemli bir güvence olan ve Türkiye’de yaşayan kadınlar için âdeta bir kalkan vazifesi gören İstanbul Sözleşmesi’ni kimseye danışmadan rafa kaldırmıştır.
Hayvanlara Kötülük Ve Eziyet “Suç” Olarak Görülmüyor; Sadizm Küçük Kabahat Gibi Muamele Görüyor 
➔     Son yıllarda Türkiye’de yaygınlaşan ve yoğunlaşan şiddet ve eziyet kültürünün bir uzantısı olarak hayvanlara uygulanan şiddet olaylarında ciddi artış yaşanmaktadır.
➔     Dünyada hayvanların refah derecesini ve ne kadar korunduklarını ölçen Sessiz Hayvan Zulmü Endeksi’nde Türkiye, gösterdiği kötü performans nedeniyle 50 ülke arasında 33. sırada bulunmaktadır. Yalnızca 2020 yılında 22 milyon 735 bin 267 hayvan işkenceye maruz bırakılmıştır. 
Cezasızlık Ve Magandalık Trafikte Ve Toplu Taşımada Kol Geziyor 
➔     ​​Trafik ve ulaşım, ülkemizde toplumsal yaşamda şiddet eylemlerinin artışının gözlemlendiği bir başka alandır. Her yıl yüzlerce araç sürücüsü ve yolcusu, trafikte seyir hâlindeyken yol verme-vermeme veya park meselesi yüzünden delici, kesici veya ateşli silahlarla yaralanmakta, hatta öldürülmektedir. 
Hesapsız Ve İrrasyonel Göçmen Ve Sığınmacı Politikası, Mahallelerde Gerilimi Ve Suçu Tırmandırıyor
➔     AKP’nin yanlış dış politikalarıyla 2011 yılından beri ülkemizde derinleşen Suriyeli sığınmacı krizi, ekonomik ve toplumsal olarak sürdürülemez bir hâl almıştır.
Bu nüfus yığılması, sosyo-ekonomik ve kültürel sorunlar ve güvenlik sorunlarının ortaya çıkmasına neden olmuş, vatandaşlarımızın şikayetleri artmıştır. Genellikle dar gelirli nüfusun yaşadığı bu bölgelerde yurttaşların evsiz ve işsiz kalma endişeleri ve kültür çatışmaları toplumsal gerilimi ve şiddet olaylarını artırmaktadır. AKP iktidarı yanlış göçmen politikasıyla hoşgörüyü azaltmakta, baş sorumlusu olduğu bu şiddet ve yağma olaylarına seyirci kalmakta, krizi çözmek için hiçbir adım atmamaktadır. 
Muhalif Görüşler Dijital Şiddete Maruz Kalıyor
➔     Türkiye’de her 5 kişiden 1’i dijital şiddete uğramaktadır. Şiddetin bu boyutu özellikle gençleri hedef almaktadır. 15-17 yaş arası her 5 gençten 1’i, 18-32 yaş arası her 3 gençten 1’i dijital şiddete maruz kaldığını belirtmiştir. En sık rastlanan dijital şiddet biçimleri hakaret ve küfür; yazılı ve sözlü taciz mesajları ve ısrarlı takiptir. Vatandaşlar en çok siyasi görüşleri nedeniyle dijital şiddete maruz kalmaktadır."

(vş)

Haber Kaynak : HABER MERKEZİ


HDP’li Hatimoğulları’ndan Bakan Koca’ya soru önergesi

BAHÇELİ, SEZEN AKSU'YU ELEŞTİRDİ

OLUÇ'TAN BÜTÇE AÇIKLARI ELEŞTİRİSİ

TBMM PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU TOPLANDI    

TBMM'DE BU HAFTA    

ÖZTUNÇ: ““ERDOĞAN DÖNEMİNDE MARAŞ’TAN KALKAN UÇAK MARAŞ’A İNEMİYOR” 

CHP’Lİ BULUT,“SAĞLIKLA İLGİLİ ÜRÜNLER SADECE ECZANELERDE SATILMALI”

Kemal Okuyan Halk TV'de üçüncü ittifak sorusuna yanıt verdi

BAŞKAN ÇELEBİ: "GENÇLER BU ÜLKEDEN UMUDUNU AKP YÜZÜNDEN KESTİ"

SEZEN  AKSU’NUN ADEM VE HAVVA’YA ŞARKISINDA ‘CAHİL’ DEMESİNE SUÇ DUYURUSU

"BÖYLE GİDERSE GIDA KRİZİ YAŞANACAK"

ÇARŞI VE GEZİ DAVASINDA KAVALA’YA TAHLİYE YOK

PARİS İSTİNAF MAHKEMESİ,  UZANLARIN 69 MİLYAR DOLARLIK TAZMİNAT DAVASINDA TMSF’DEN SAVUNMA İSTEDİ

CHP’Lİ AYGÜN, “ÜRETİCİYE BİR DARBE DE HAZİNE VE TİGEM’DEN”

CHP eski Milletvekili Develi'den Kılıçdaroğlu'na kurultay erteleme eleştirisi

TDP'Lİ MALGAF: "EN YAKIN ZAMANDA AMPULÜ PATLATACAĞIZ"

Barut, "Çiftçi devletten 214 milyar lira alacaklı"

CHP’li Bulut, "Öğretmenler İl/İlçe Emri Bekliyor”

CHP'Lİ TOPRAKTAN İKTİDAR MUHALEFET İŞBİRLİĞİ ÖNERİSİ

CHP'Lİ AKIN: "YENİLENEBİLİR ENERJİDE EN YÜKSEK POTANSİYELE CEZA"

KILIÇDAROĞLU'NDAN GENÇLERE İKLİM MEKTUBU