• BIST 100

    1.419%0,10
  • DOLAR

    8,6378% 1,31
  • EURO

    10,1425% 0,83
  • GRAM ALTIN

    487,13% 1,38
  • Ç. ALTIN

    803,7645% 1,38

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.Beşiktaş 4 3 0 1 7 10
2.Trabzonspor 4 3 0 1 6 10
3.Fenerbahçe 4 3 0 1 5 10
4.Konyaspor 4 3 0 1 4 10
5.Galatasaray 4 2 0 2 3 8
6.Hatayspor 4 2 1 1 6 7
7.Fatih Karagümrük 4 2 1 1 4 7
8.Kayserispor 4 2 1 1 0 7
9.Altay 4 2 2 0 2 6
10.Yeni Malatyaspor 4 2 2 0 -4 6
11.Alanyaspor 4 2 2 0 -6 6
12.Göztepe 4 1 1 2 0 5
13.Kasımpaşa 4 1 1 2 0 5
14.Gaziantep FK 4 1 2 1 -1 4
15.Antalyaspor 4 1 2 1 -3 4
16.Sivasspor 4 0 2 2 -2 2
17.Adana Demirspor 4 0 2 2 -5 2
18.Çaykur Rizespor 4 0 3 1 -6 1
19.Başakşehir FK 4 0 4 0 -4 0
20.Giresunspor 4 0 4 0 -6 0
21.Denizlispor 40 6 24 10 -39 28
  • Cuma 32.3 ° / 20.7 ° Bulutlar
  • Cumartesi 34.1 ° / 21.7 ° Açık hava
  • Pazar 33.9 ° / 22 ° Bulutlar

CUMHURİYET HALK PARTİSİ´NDE ASAYİŞ BERKEMAL Mİ ARTIK?

Cumhuriyet Halk Partisinin Tüzüğü´nü. bir yönüyle Anayasası´nı, baştan sona değiştirme girişiminin Olağanüstü Kurultay´da kapalı kapılar ardında ve basının izleyemediği bir süreçte yapılması hangi ?Demokratik Kültür´e sığar? Genel Başkanın direktifleri i

Anlaşılan Cumhuriyet Halk Partisi´nde artık asayiş berkemal? Bu ?müjdeyi´ Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan şöyle verdi Olağanüstü Kurultay sonrasında:

?Bundan sonra yeni tüzüğümüzle artık 2019 hedeflerine yöneleceğiz ve Cumhuriyet Halk Partisi dünkü tüzük kurultayını tamamlayarak örgüt içi yapısal tartışmalar sürecini bitirdi. Bundan sonra artık kimse örgüt içini tartışmayacak, bundan sonra hep beraber hedef iktidar. Yerelde yerel yönetimlerde iktidar, genelde Türkiye´de iktidar ve artık başka meşgul olacağımız hiçbir şey yok.?

Hem de o kadar emin ki Genel Merkez´de içine girip kapandıkları kozanın tüm ipleri eline alıp partideki her akıma ayar vereceklerinden, delegelerce kabul görmeyen üyelikle ilgili öneri ile ilgili şunları söyleyebiliyor:

?Kurultaya  4. maddede üyelikle ilgili üyenin üye ve destekçi üye diye ayrılması ve bu çerçevede üyenin yeniden yapılandırılması teklifi verilmişti. Bu önemli bir teklifti ama kurultay üyelerimiz bunu kabul etmediler.  Dolayısıyla bu Türkiye´de pek de alışık olunmayan bir demokratik tüzük yapma sürecinin kamuoyuna deklaresi oldu. Bundan başta Genel Başkanımız olmak üzere tüzük değişiklik teklifinin hazırlanıp götürülmesinde bütün Genel Merkez yöneticileri olarak hiçbir rahatsızlığımız da olmadı.?

Bir şeyin bilinmesinde fayda var. Bu değişiklik teklifi il başkanlıklarımızdan gelen görüşlerin yüzde 80´i bu doğrultaydı. Yani il örgütlerimizin büyük çoğunluğu, yüzde 80´ine varan çoğunluğu görüş bildirirken bu ayrımın yapılması yönünde görüş bildirmişlerdi ama kurultay buna hayır dedi, böyle istemiyoruz dedi. Bu bir demokratik kültürdür, bu bir özgüvendir, bu karar da başımızın üstündedir, hiçbir rahatsızlığımız bu konuda yoktur.?

Bu yaklaşımın özeti şu: Yeni Tüzük yapısı ile genel merkez yönetiminde bulunanlara tanınan yetkilerin berkiştirilmesi ile artık parti içindeki kavgalar sonlandırılacak ve asayiş sorunu yaşanmayacaktır örgütte..

Ancak hemen şunu anımsatmalıyız: Cumhuriyet Halk Partisinin Tüzüğü´nü. bir yönüyle Anayasası´nı,  baştan sona değiştirme girişiminin Olağanüstü Kurultay´da kapalı kapılar ardında ve basının izleyemediği bir süreçte yapılması hangi ?Demokratik Kültür´e sığar? Genel Başkanın direktifleri ile hazırlanan taslak, gerçekten Örgütün ve üyelerin baskı altında olmadan Kurultay´a sunabileceği alternatiF tekliflerle ne düzeyde örtüşebilmiştir? Madem ki Cumhuriyet Halk Partisi, Cumhuriyet Rejiminin yıkılması anlamına gelecek 2019´daki dönüm noktasına hazır hale getirilmek  istenmektedir, bu dar alana hapsedilen aceleye ne gerek vardır? Tüzük taslağı neden üyelerin tümünü kapsayacak mekanizmalar aracılığı ile geniş tabana dayalı bir ortamda hazırlanmamış, örneğin en azından örgüt danışma kurullarında ilçelerden Kurultay´a kadar uzanacak bir hazırlık ortamında olgunlaştırılamıştır?

Cumhuriyet Halk Partisinin içinden geçtiği ve zaman zaman da ?asayiş sorunları´nın yaşanmasına neden olan en büyük sıkıntı Parti´nin hızla genel merkez ve hatta genel başkan sultasına sokuluyor olmasıdır. Merkez Yürütme Kurulunun oluşturulmasından tutunuz, seçimlere katılacak adayların saptanmasına kadar her aşamada benzer rahatszılık partiliyi, örgütü ve sandık başına gidecek seçmeni kaygılara yöneltmektedir. Ayrıca bu kaygı verici durum, adaylık hevesine kapılmış kimi düzeydeki örgüt mensuplarına kontrolü elinde tutan genel merkez kadrolarına ve hatta genel başkana ?biat etme kültürünü? dayatan bir olumsuz faktör halini almıştır.

Kurultay görüşmelerinin basına kapalı yürütülmesi konusuna dönersek bir an için,  bunun genel merkez kadrolarında ne denli bir özgüven eksikliğini ortaya koyduğunu kabul etmek gerekir. Ancak basına sızan bir takım ayrıntılardan öğrenilmektedir ki Kurultay öyle tam da asayiş tablosu içerisinde yaşanmamıştır. Örneğin kavgalar çıkmış, hatta Divan Başkanına küfür edilmiş, o da görevini bırakmıştır. Kimi delegeler kartlarını Divan´a fırlatmışlardır?

Neden korkulmaktadır bunların halkın, kamuoyununun gözü önünde yaşanmasından? Arzu edilememekle beraber bu gibi tablolar siyasal dinamiklerin bir parçasıdır. Yaşanabilir, ama yaşanarak aşılmalıldır bu tablolar siyasal olgunluğa ve özgüvene ulaşabilmek için.

Bu noktada Kılıçdaroğlu´nun Kurultay´a, delegelere, üyelere ve Cumhuriyet Halk Partisinin geçmişine bakış açısına değinmek gerektiğine inanıyoruz. Ama bu konuyu ayrıntılı biçimde başka bir YORUM´a taşımanın uygun olacağını düşünerek sadece o kavga sahneleri ile ilgili sarfettiği  rivayet edilen bir söze değinmek istiyoruz. Kurultay´da ?asayiş bozukluğunu´ saptayan kimi sahneleri resimleyip bunu paylaşanlar hakkında Genel Başkanın, ?Bunu yapanları ele geçirsem yapacağımı bilirim? dediği medyaya yansıdı bilindiği gibi. Doğru mudur elbette bilemeyiz ama Kurultay´ın açılışında yaptığı konuşmada partililer hakkında söylediklerine bakılırsa Kılıçdaroğlu da örgüt içi yapısal tartışmalar sürecinden son derece rahatsızdır. Buna son verilmesi konusunda açış konusunda ağır dille uyarılarda bulunmuş hatta, ?8 yıldan bu yana, dar kadrocu siyaset anlayışıyla, parti içi iktidar kavgasına odaklanmış alışkanlıklarla mücadele ederek yepyeni bir siyaset anlayışını bu partiye yerleştirmeye çalıştım. Ön seçimi neredeyse unutmuş olan bir örgütte, tüzüğe en az yüzde 85 ön seçim şartını ben koydurdum. İki kez üst üste kontenjan adayı olanların, üçüncü kez kontenjan adayı olmayacaklarına ilişkin tüzüğe hükmü yine ben koydurdum,? gibi gerçek süreçlerle ne denli uyumlu olduğu tartışılır ifadeler kullanmıştır.

?Ben yoksam parti de yok´ diyen arkadaşlar, kapı burada çıkıp gidebilirler. Parti kimsenin babasının malı değildir. Parti hepimizindir, Türk milletinindir parti, Kuvvayimilliyecilerin partisidir bu parti. Sıradan bir parti değildir, avukat bürolarında kurulan bir parti değildir. Savaş meydanlarında kurulan bir partidir. Bu partide ben  ne olacağım kaygısıyla yola çıkanların bu partide yeri yoktur,? diyerek partide sürmekte olan asayis rahatsızlığına değinmiştir.

Şunu söyleyebiliriz: Olağanüstü Kurultay, Parti´de  örgüt içi yapısal tartışmalar sürecini bitirmiş değildir. Sadece Genel Merkez elini güçlendireceğini sandığı kimi kozmetik değişikliklerle rahatsızlık yaratan tüzük yapısını örgüte dayatma kozunu kullanma fırsatını yaratmıştır. Yoksa 2019´a doğru yapılması gereken mücadelelere yön verecek dinamik, katılımcı hatta etkileşim içinde hareket edecek kadroların oluşmasına fırsat verecek bir atmosfer yaratmaktan uzak kalmıştır. Genel Merkez kadrolarının üyelere ve örgüte karşı güvensizliği aşılamamış, Kılıçdaroğlu´nun, ?1980 sonrası lümpenleşen bir yapı vardı. O yapıyı yok edinceye kadar mücadele edeceğim,? sözleri ile Parti´nin nerede ise 40 yılllık geçmişini bir kalemde suçladığı sözleri karşılıklı güvensizliklere neden olacak ?parti içi husumet´ saflarının oluşması tehlikesini yaratmıştır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



CHP’NİN İKTİDAR OLMA SORUNU VE ÖTESİ

 TÜRKİYE’YE KARŞI ABD’DEKİ DÜŞMANCA KAKOFONİK SESLER

KONGRE BASKINI DÜZENLETEN BİR BAŞKAN VE ABD’NİN HALLERİ

103. YAYIN YILINA GİRERKEN ‘VAZİYET-İ UMUMİYE’ !

ULUSAL EGEMENLİK İŞLEYİŞLERİNİ 2020 KOŞULLARINDA YENİDEN DEĞERLENDİRMEK...

YEREL SEÇİMLERDE ORTAYA ÇIKAN RİVAYETLER MUHTELİF DE?

KIBRIS´TA ?ÇÖZÜMSÜZLÜĞÜN´ ASLINDA BU GÜNLER İÇİN ÇÖZÜM OLDUĞUNU ANLAMAK GEREKMEZ Mİ?

TÜRK ULUSU´NUN ULUSAL EGEMENLİK SORUNU İLE SINAVI

YENİ REJİMİN SAKINCALARI CHP´NİN EFSANE MİTİNGLERİNDE NEDEN GÜNDEME GELMEDİ Kİ ?

CHP´DE İKİ YANLIŞTAN BİR DOĞRU ÇIKARMAYA ÇALIŞMAK

CUMHURİYET HALK PARTİSİ´NDE DE RESTORASYON, YOKSA?

İLERİ DEMOKRASİDE ?TAMAM MI, DEVAM MI?´ OYUNU!

ARTIK 24 HAZİRAN SONRASINA BAKMANIN ZAMANI

ASKIYA ALINMAKTA OLAN CUMHURİYET REJİMİNE KİM SAHİP ÇIKACAK?

YALNIZ KALINAN DÜNYA´DA İNGİLİZ´İN İPİNE TUTUNMAK

CUMHURİYET HALK PARTİSİ´NDEN GELECEK İYİ HABERLER NE OLA Kİ?

24 HAZİRAN´DA NASIL BİR REJİM DEĞİŞİKLİĞİNİ YÜRÜRLÜĞE SOKACAĞIZ?

BUGÜN 23 NİSAN: ULUSAL EGEMENLİĞİMİZE SAHİP ÇIKMA GÜNÜ

CUMHURİYET HALK PARTİSİ´NDE ASAYİŞ BERKEMAL Mİ ARTIK?

POPÜLİZM HEYULASININ GÖLGESİNDE YAKLAŞAN SEÇİMLERE BİR BAKIŞ

YENİ ADANA´NIN 100. YILINDA GELECEĞE BAKMAK