(DEFTER) Büyükelçi Hasan Sevilir AŞAN


  HATAY HUZURSUZ VE SANCILI

‘’ Ankara’nın ilgi alanının dışına düştükleri ölçüde Suriye’nin eski iştahının kabardığına işaret eden Hatay samimi, siyaset üstü bir ilgi özlemi içinde’’     


  Bir zamanların yükselen değeri, çok kültürlülük, medeniyetler, barış ve lezzet diyarı Hatay şimdilerde pandemi ile de ağırlaşan ekonomik daralmadan kendi gayretiyle kurtulma mücadelesi içinde.

      Henüz envanterine girememiş olan alt ve üst geçitli ‘’duble’’ yollar, ışıltılı meydanlar, park ve bahçeler gibi kent hayatını kolaylaştıran konforları edinememiş.

      Ankara’nın ilgisizliğine kırgın.

      En büyük hassasiyet, Suriye coğrafyası kaynaklı göçün yaratacağı demografi ve yaşam tarzı değişikliği.

      Özellikle Suriye’nin bölgeye yönelik plebisit çağrışımlı iştahının kabardığına da dikkat çeken bölge halkı, ekonomik darlık, küresel pandemi ve gelecek kaygısıyla harmanlanmış sosyo-psikolojik sıkışmışlık içinde görünmekte.

            İŞGAL VE BAĞIMSIZLIK

      Hatay, Cumhuriyetin kuruluş yıllarında uzun bir işgal dönemi geçiren, büyük badireler atlatan bir coğrafyamızdır.

      Osmanlı dağılırken yedi düvelin işgaline uğrayan savaş yorgunu Anadolu toprakları Mustafa Kemal’in önderliğinde adım adım kurtarılıp 1923’de Türkiye Cumhuriyeti devleti ilan edildiğinde emperyalist dayatmalar, İskenderun - Hatay Sancağını sınırlarımız dışında bırakmıştır. İşgal ve ayrılık 20 yıl sürer.

     Atatürk, İskenderun Sancağına ‘’Huduttaki Ay’’ anlamında Hatay ismini vermiştir.

      Fransa bölgeden çekilip Suriye’ye bağımsızlık verdiğinde Sancak’ı Suriye’nin insafına bırakır. Ancak Ankara, Hatay’ın bağımsızlığı yönünde hemen harekete geçerek meseleyi Cenevre’ye, Milletler Cemiyetine taşır.

     Milletler Cemiyeti giderek artan gerilim karşısında bölgeye gönderdiği uluslararası gözlemcilerin raporları doğrultusunda 27 Ocak 1937’de Hatay’ın bağımsızlığını kabul eder. Başkent Antakya’dır.

     40 sandalyeli Hatay Meclisi için yapılan ilk seçimlerde 22 Türk, 11 Arap, beş Ermeni ve iki Rum Ortodoks milletvekili seçilir.

      2 Eylül 1938’de Bağımsız Hatay Cumhuriyeti ilan edilir.

      29 Haziran 1939’da Hatay Meclisi oybirliğiyle kendisini feshederek yeni bir vilayet olarak Türkiye’ye bağlanır.

      Mustafa Kemal, 20 yıl süren emperyalist paylaşıma ilk günden itibaren tepki gösterip zaman ve zemini iyi kollayan başarılı bir diplomasi ile Hatay’ı Türkiye haritasına kazandırır. Bu Türkiye için diplomatik zaferdir.

      HUZURSUZLUK

      Yakın tarihinde atlattığı badirelerde ortak iradede birleşebilmiş olan Hataylılar, günümüzde ayrıştırıcı bir huzursuzluğu yaşamakta.

      Bir zamanlar Hatay Sancağının başkenti Antakya dahi çarpık kentleşme sancıları içinde, modern şehirciliğe geçememiş, yetersiz alt yapısı eskimiş durumdadır.

       Bölge ahalisinde kültür, inanç ve dünya görüşü bağlamında ötekileştirildikleri, Ankara (iktidar) tarafından siyaseten sevilmedikleri adeta cezalandırıldıkları duygusu hâkim.

       Bir dokun bin ah işit durumu, herkes dertli.

 

            ‘’Her anlamda bölündük. Medeniyetler beşiğiydik. Farklı kültür ve inançlar hala bir arada olabilsek de eski samimiyetin kalmadığı bir gerçek.

      Yüzyıllardır sarmaş dolaş yaşadığımız Suni, Alevi, Arap ve Türkler arasındaki çizgiler kalınlaşıyor.

      Eskisi gibi değiliz.

      Müslüman, Yahudi, Hristiyan Ortodoks yüzyıllarca birlikte olabilmişken şimdi Müslümanlar dahi kendi içinde bölünmüş halde.

      Kendi nüfusumuzdan fazla sığınmacı akınına maruz kaldık. Fiziki ve sosyal yapı bunu kaldıramaz durumda.

      Ankara’dan hizmet desteği alamadığımız gibi engellemeler olduğu da duyuluyor. İktidara yakın yerel yönetimler beş alırken muhalefet partilerinden belediyeler ancak bir alabiliyor.     

      Biz gelenleri misafir sayıyoruz ama onlardan ‘’Biz değil sizler gideceksiniz buradan’’ diyenler var.

      Güvenlik ve beka endişesiyle birçoğumuz evini barkını satıp buralardan göçtü. Bölgede yabancıların sahiplendiği emlak meşru çerçeveyi aşmış durumda. Kim ne kadar toprak alıyor bilmiyoruz.

       Gençlerimiz de bir bir uzaklaşıyor bizden.

      Yaşam tarzımızı, hoşgörü sınırlarımızı zorlayan bir sinirlilik içindeyiz’’

      ULUSAL SORUMLULUK

      Bölge halkı zaman zaman Suriye’den nükseden, İskenderun - Antakya kadim Arap toprağıdır, buralardaki hakkımız bakidir çıkışları karşısında huzursuz.

      Demografik yapı ve sosyal dokunun bozulması, plebisit imaları tepki yaratmakta.

      Antakyalılar, Ankara’nın ilgi alanının dışına düştükleri ölçüde Suriye’nin iştahının kabardığına İnanmakta.

      Huzursuz ve sancılı Hatay’ın Ankara’nın tarafsız ve samimi ilgisine ihtiyaç duyduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

      Ulusal sorumluluk da bunu zorunlu kılmakta.



YAZARLAR

  • Salı 10 ° / 3.7 ° Bulutlar
  • Çarşamba 7.5 ° / -0.3 ° kırık bulutlar
  • Perşembe 7.1 ° / 0.4 ° Bulutlar
  • BIST 100

    2.068%-0,84
  • DOLAR

    13,5376% 0,74
  • EURO

    15,4264% 0,60
  • GRAM ALTIN

    788,26% 0,27
  • Ç. ALTIN

    1300,629% 0,27