Ahmet DUMAN


Acaba, düşünmeyi bilseydik aşıya karşı çıkar mıydık?

sorunlar çağdaş, çözümler "mele'lerde...


Zaman zaman siz de bu salgın sorunu ne zaman bitecek diye düşünüyor olmalısınız. Salgının ilk ortaya çıktığı zaman bir yazı yazmıştım kısa aralıklarla birkaç yazı daha…

O günlerde virüsün aşısı henüz üretilememişti, ama birçok ülkede aşı çalışmalarının başlatıldığına dair haberler gelmeye başlayınca insanlık umutla aşıyı beklemeye başladı. Hemen arkasından “aşı karşıtlığı” da başladı! Şaşılacak şey!

Görünüşe göre bu salgından insanlığın alacağı dersler çok. Bir gün bu dersleri de yazarız. Fakat önemsediğim bir gerçek ortaya çıktı, çok şaşırdım desem yalan olur ama bazı şeyleri unutmuş olmalıyım ki, batı ülkelerinde de bu aşı karşıtlığı çok sıkı ve fanatik bir biçimde sürüyor. Şimdi buradan anlaşılıyor ki Yobazlık bir üst yapı kurumu değil! İnsanın doğasında var!

Şimdi hakkını teslim etmek gerek: bu Batılıların yobazlığı da kendilerine özel. Teknolojiye uyarlanmış bir yobazlık bu! Bizim aşı karşıtlarımızın söylemleri çok farklı. Görünüşte batıyla birlikte hareket etme aynı söylemlerle karşı çıkma gibi koşutluklar olsa da, geri planda, batılılardan daha ayrı boyutlarda bir “kanaat önderleri etkisi” gizlenemeyecek kadar açık. Anımsarsınız: yakın tarihte devletimizin “mele’lerden” yardım isteyeceği haberlere konu olmuştu. Bu sayfalarda konuya dair bazı şeyler yazmıştım.  Temmuz ayında “Sirayet” başlıklı yazımda konuya dair tanıklığımı yazdıktan sonra taa 1920 lerde TBMM de konunun tartışıldığını söylemiştim.

Neredeyse 1500 yıldır değişen bir şey yok; Allahın takdiri deyip direnmeye devam ediyorlar.

İşin, bana göre, daha ilginç olan yanı batı kaynaklı bir haber. Amerika’da veya Avrupa’da aşı karşıtlarının söylediklerine göre çok uluslu bir şirket aşı bahanesiyle insanların damarlarına mikroçip yerleştirerek onların daha kolay izlenmelerini sağlayacaklarmış! Olacak şey değil bu saçmalığa kim inanır filan dediğinizi duyar gibiyim. Ama işin bir geçmişi var.

Sinemaya meraklı olanların anımsayacaklardır: The Fantastic Voyage diye 1966 yılı Hollywood yapımı bir Richard Fletcher filmi var. Baş rollerinde Stephen Boyd ve Raquel Welch oynuyordu. Çağının önemli sayılabilecek bilim kurgu filmlerinden biri. Aklımda kaldığına göre önemli bir bilim insanı beyninin bir yerinde oluşan bir pıhtı nedeniyle ameliyat olması gerekirken ameliyatın olanaksız olduğu anlaşılıyor. Çözüm olarak uzay gemisi gibi bir gemiyi içindekilerle birlikte küçülterek bilim insanının damarına şırınga ile gönderiyorlar. Umut edilen, geminin içindeki doktorların pıhtıyı bulup yok etmeleri.  Operasyonun nasıl sonuçlandığını unutmuşum. Merak edenler internetten bulup izleyebilirler.

Eğer düşünmesini becerebiliyorsanız, düşünceye sınır koyulamıyor. Yasaklayanlar da yasakladıklarını sanıyorlar.

Fakat öyle bir şey var ki oldum olası içimi acıtıyor çok üzülüyorum; giderek daha beter duruma gelen  bir rahatsızlığımız, hastalığımız var: düşünmeyi bilmiyoruz. Daha doğrusu, Doğru düşünmeyi bilmiyoruz.

Bu nedenle Aşı karşıtlığı. Bu nedenle hala her sıkıştığımızda bulduğumuz çözümler 1500 yıl ötede…



YAZARLAR

  • Çarşamba 26.4 ° / 15.6 ° kırık bulutlar
  • Perşembe 28.8 ° / 16.9 ° Bulutlar
  • Cuma 24.6 ° / 15.1 ° bulutlu bulutlar
  • BIST 100

    1.513%0,26
  • DOLAR

    9,4851% -0,53
  • EURO

    11,0311% -0,32
  • GRAM ALTIN

    544,36% -1,01
  • Ç. ALTIN

    898,194% -1,01