Ahmet DUMAN


Bileşik Kaplar Yasası.

Mülteciler neden Türkiye'ye geliyor?


Hepimiz ortaokul veya lisede fizik okuduk. Fizik kitaplarının öğrencileri  en üzmeyen konularından biri bu “Bileşik Kaplar Yasası” idi. Bir biçimde birleştirilmiş kaplardaki sıvı düzeyi hep aynı olmakta. Falan kaptakinin düzeyini diğer kaplardan daha yukarıda veya daha aşağıda tutmanız ya da durdurmanız olanaksızdır.

Eskiden büyüklükler “magrıptan maşrıka kadar” nitelemesiyle görkemli hale getirilirdi. Özellikle dini metinlerde kalabalıklar, büyüklükler böylece daha çarpıcı bir biçimde ifade edilirdi. Örneğin “bir melek kanatlarını açınca magrıptan maşrıka kadar uzanırdı.” “Ülke o kadar geniş o kadar genişti ki, bir ucu magrıpta diğeri maşrıkta…”

Magrıp en batı, Maşrık en doğu demek. Magrıptan maşrıka kadar demek; en doğudan en batıya kadar anlamına geliyor. İnanılmaz bir büyüklük!  Hatta Süleyman Çelebi Mevlidi Şerifte peygamberimizin doğum anında annesinin gördüklerini anlatırken “üç melek geldi” diyor “biri maşrık biri magrıpta anın” üçüncüyse kabenin damına konmuş.  Beş asır önce böyle görmüş. Ne de olsa Dünya  düz ya… Ne diyelim?

Şimdi, ben de Müslüman ülkelerinin dünyada ne kadar geniş bir coğrafyada yayıldığını anlatmak için bu benzetmeyi yapacağım: Müslüman ülkeler magrıptan maşrıka kadar uzanmakta. Bu ülkeler içinde bağımsız devlet olduğunu iddia eden 50 dolayında ülke var.

Yeryüzündeki Müslümanlar ya da Müslüman devletler devasa bir bileşik kaplar düzeneğine benziyor!  Görünüşe bakılırsa her ülkenin bir diğer ülkeyle sorunu var! Bazen sorun kelimesi iki Müslüman ülke arasındaki kavgayı tanımlamakta yeterli değil. Dünyanın görüp görebileceği en vahşi savaşlar bu ülkeler arasında yapılıyor.Bu kanlı savaşlar, inanılır gibi değil; adı bile barış ve esenlik anlamına gelen bu Din adına yapılıyor! Etrafımızdaki ülkelere şöyle bir bakın ilk akşam haberlerini dinleyin canlı canlı göreceksiniz. Her şeye karşın bu ülkeler arasında bileşik kaplar yasası geçerliliğini koruyor.

Bu kaplarda ne var? İsterseniz kısaca olmayan şeyleri sıralayalım: Bu ülkelerin hiç birinde Demokrasi yok. İnsan hakları yok. Adalet diye bir şey yok.  Kadın diye bir insan cinsi yok. Bilim yok. Başka ne olmasın ki?

Bu coğrafyanın 500 yıldır evrensel kültüre hiçbir katkısı yok. 400 yıldır da ya kâfirlerin sömürgesi ya da yarı sömürgesi halinde yaşıyorlar… Sorunlarının çözümü 1400 yıl öncesinde.

Sözde, hepsi aynı Tanrıya inanıyorlar hepsi başlarına bir felaket gelince de cinayet işlerken de “Allahüekber!” diyorlar. Kısaca hepsi Müslüman ama her birinin Müslümanlığı bir diğerinden farklı ve en iyisi; her birinde ayrı bir din var!

Bu ülkelerin her birini muhtelif cins ve çeşitte despotlar yönetmekte. İşin komik tarafı bu despotların birkaç tanesi de seçimle işbaşına geliyorlar her nasılsa seçimlerde tek aday var ve oy oranı hepsinde yüzde 90’ların üstünde!

Hepsinin aklının dibinde İslam dünyasına egemen olmak var. Hepsi kendi ülkesinde icat ettiği inançlarını cennetin anahtarı diye sunarak bir diğer ülkeye ihraç etme uğraşısında. Hepsinin inanılmaz ölçülerde servetleri var ve hesapları ülkelerinin dışında…

Bileşik kaplar yasasına göre tüm kaplarda sıvı aynı düzeyde olmak zorunda olduğuna göre magrıpta yukarda saydığım olumsuzluklardan ne varsa maşrıkta da aynısı olacak.

Bu ülkeler arasında, her şeye karşın hâlâ, bir yıldız gibi parlayan Türkiye’mizi bu kaplar dizisine almak savaşımındalar. O nedenle mülteci akınları hep bu yana. Hani, Avrupa ülkelerine gitmek için buraya geliyorlardı? Bir iki göstermelik eylem dışında Avrupa’ya gitme girişiminde bulunan kaç Suriyeli gördünüz?

Şimdi anladınız mı Afganların da neden geldiğini ve bazılarının hemen kucak açtığını?

 

 



YAZARLAR

  • Salı 22.1 ° / 14.7 ° kırık bulutlar
  • Çarşamba 19.9 ° / 9.1 ° Hafif yağmur
  • Perşembe 16.5 ° / 8.1 ° Açık hava
  • BIST 100

    1.810%0,07
  • DOLAR

    12,8229% 0,05
  • EURO

    14,5623% 0,65
  • GRAM ALTIN

    741,06% 0,82
  • Ç. ALTIN

    1222,749% 0,82