“AKP´NİN GÜDÜMÜNDE İSTİKRAR MI?”, TEŞEKKÜRLER BU KEZ ALMAYALIM!
AKP´nin bir daha tek başına iktidar olamama sıkıntısı büyük. Bu kez ister istemez koalisyon koşullarına boyun eğmek zorunda. Onun için parti sözcüleri sürekli ‘istikrarsızlık´ tehlikesini gündeme getiriyorlar. Tıpkı zamanında Kemal Derviş´in yaptıkları gibi, kendi dayatmalarını sözde istikrar beklentilerinin gölgesinde işlerliğini sürdürmesini hedefliyorlar.
Tarih: 30.10.2015 14:07:45/ 1589okunma / 0yorum

“İstikrar” kelimesi, tanıma konu toplumlar açısından her zaman olumlu anlamlar taşımaz, o yönden pek tekin bir kavram değildir. Kimin ne amaçla diline doladığı, ardında ne gibi hesapların, niyetlerin yattığı iyi araştırılmalıdır.

Tarihte “Pax Romana” denilen, barış ve istikrar içinde yaşanan bir dönem vardır Roma İmparatorluğunun egemen olduğu uçsuz bucak topraklarda. Ama kimin adına barış ve istikrar amaçlandığı araştırılırsa orta çıkacak olan, halkların sinidirilerek ezildiği, pıstırıldığı böyle zaman dilimlerinde Roma´nın çıkarlarının tam olarak güvencede olduğu bir sistem çıkar ortaya. Zaten “böl ve yönet- divide et impera” ilkesi Roma İmparatorluğunun egemen olduğu coğrafyada kendi çıkarlarını kökleştirme adına kullanılmamış mıdır?

Yaşadığımız çağa bakalım bu gözle. Soğuk Savaş´ın ardından tek tabanca kalan ABD´nin de “Pax Americana” projelerini açığa çıkaran saldırgan siyaseti göz önüne alındığında söz konusu barış ve istikrar, Amerikan çıkarlarına halel getirmeyecek derecede sindirilmiş, kimisi ekonomik krizlerin şantajı altında, kimisi de açıkça satın alınmış yöneticilerin egemenliğinde inleyen ülkelerde sağladığı sahte sükunet değil midir?

İran Devrimi´nin hızlı günlerinde Adana´da görevli bir Amerikalı diplomatın ‘İran´da istikrar sadece 30-35 yıl sürebildi´ diyerek hayıflanması unutulacak gibi değildir. Zira Humeyni için için kaynayan bir kazanı devirince, İran´da ‘pax americana´ mutluluğunun keyfini çıkaran ABD´nin hesapları alt üst oluvermiştir.

Bizde de “istikrar” sözcüğünün tekin olmayan anlamda kullanılmış olduğu 2001-2002 yıllarını anımsayanlar vardır elbette.

DSP-MHP-ANAP koalisyonu sırasında Ecevit tarafından ta Amerikalardan getirilen Kemal Derviş bilindiği gibi o günlerde yaratılan ekonomik krizin bir sonuca bağlanması amacı ile Türkiye´de sosyal devletin, ulusal bağlamda kamu çıkarlarını gözeten planlı ekonomi politikalarının, ulusal-yerli sanayinin canına ot tıkama görevlerinin birinci aşamasını tamamladıktan sonra ikinci hamlesini sahneledi.

Yaklaşan genel seçimler öncesi ortaya ‘siyasal istikrarsızlık kapıda, bütün emekler boşa gidiyor´ vaveylasını kopararak politikaya soyundu. Ecevit´in partisi ikiye bölündü, parlamento dışındaki CHP´nin heveslendirilmesi ile erken seçime gidildi. Amacın görünen yüzü ekonomik ve siyasal istikrarı sürdürmenin koşullarını yaratmak idi ama bir yönden de geri planda Türkiye´nin iç ve dış politikasında katlanamayacağı koşulların kabulünü sağlayacak yeni bir iktidar modeline zemin hazırlamaktı. Zira eskaza parlamentoda sayısal üstünlüğü güçlü olan Ecevit hükümetinde ve siyaset arenasında, sahnelenen Derviş senaryosunun uzun vadeli yıkım niyetlerinin farkına varacak kesimler olursa, ülkede gerçekten fincancı katırlarını ürkütecek boyutlarda ‘istikrarsızlık´ baş verecekti. Bunu engellemenin yolu erken bir seçimden geçiyordu. Nitekim bu proje umulanın da üstünde başarı kazandı ve AKP 13 yıl sürecek bir “istikrar” abidesi olarak ortaya çıktı.

Evet, AKP gerçekten birçok bakımlardan, ABD ve AB´nin Türkiye´de çok büyük ölçüde yararlanacakları bir istikrar döneminin yaratıcısı, kollayıcısı ve uygulayıcısı oldu. Tamamı sayılacak olsa bu sütunlara sığmayacak alanlarda çok büyük işler başarıldı.

Örnekler verirsek istikrarlı biçimde Türkiye´nin yapısına monte edilen yenilikler/kabul edilemez dayatmalar şöyle sıralanabilir:

-Tam da Kemal Derviş´in öngördüğü biçimde stratejik ekonomik varlıklar babalar gibi satıldı. Çoğunluğu dış sermayenin eline geçti.

- Washington´un ve Brüksel´in öngördüğü üzere ‘çözümsüzlük´ girdabında bir istikrarsızlık örneği oluşturan Kıbrıs Sorunu, ulusal dava olmaktan çıkarıldı. Bugün yarın Batılıların hesaplarına uyacak biçimde ‘çözülecek´…

- Türkiye´nin laik, hukukun üstünlüğü temeline yönelik ve Atatürk devrimlerinden güç alan ulusal devlet yapısına, AB´ye uyum bahanesiyle ağır darbeler vuruldu

-Ulusalcılık ve üniter devlet yapısı konusundaki duruşları ile baş edilemeyen Türk Silahlı Kuvvetlerinin komuta kademelerine Balyoz vuruldu, ulusalcı kadrolar Ergenekon´da kuşatma altına alındı

-Yine AB kriterleri maskesi altında etnik ayrışma süreci istikrarlı biçimde desteklendi; Oslo görüşmeleri ile neredeyse PKK terör unsurlarıyla yapılan gizli mutabakat gereği Türkiye´nin teslim koşulları kayıt altına alındı.

- Pax Americana´nın koşullarına uyum bağlamında da Suriye İç Savaşının çıkarılmasında başroller oynandı. Silahlı isyancılar desteklendi. Bu çerçevede Orta Doğu´da mezhep savaşlarının kızıştırılarak tam da ABD´nin istediği kıvamda bir ‘böl-yönet´ tablosu yaratıldı. Ama bu hamle ters tepti, Kuzey´deki ezeli hasmımız Moskof komşumuz bölgede söz sahibi kılındı.

-İç politikada çok sayıda “istikrarlı” çürüme, bozulma ve hukuk dışılığa yönelmeler başarıldı. AKP iktidarı istikrarlı biçimde yolsuzlukların, sosyal adaleti hiçe saymanın, keyfiliğin ve denetimsiz yönetim biçiminin göbeğinde yer tuttu.

-En sonunda da Türkiye´de Cumhuriyet rejiminin sonunu getirecek kişisel dikta rejiminin baş vermesi, Cumhuriyet ilke ve kazanımlara kin kusan kesimlerin etkin hale getirilmesi sağlandı.

İşte size AKP´nin 13 yıldır istikrar alanında başardıklarının kısa bir özeti. Gelelim bugüne… AKP´nin bir daha tek başına iktidar olamama sıkıntısı büyük. Bu kez ister istemez koalisyon koşullarına boyun eğmek zorunda. Onun için parti sözcüleri sürekli ‘istikrarsızlık´ tehlikesini gündeme getiriyorlar. Tıpkı zamanında Kemal Derviş´in yaptıkları gibi, kendi dayatmalarını sözde istikrar beklentilerinin gölgesinde işlerliğini sürdürmesini hedefliyorlar.

Ama bu kez kendisinin daha önceleri seslendirdiği ‘Bana 400 milli ve yerli milletvekili verin” çağrısının işe yaramadığı anlaşılmış olmalı ki 29 Ekim resepsiyonunda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Pazar günkü seçim 2023 hedefleri için bir kırılmadır. 1 Kasım´daki neticeye saygı göstereceğiz. Milletimiz tek partiye fırsat verirse istikrar sürer," diyor.

Ancak kim ortaya atarsa atsın hiç de tekin olmadığı deneyimlerle kanıtlanmış ‘istikrar´ kavramının ciddiye alınmaması gerektiği de ortada artık. 1 Kasım seçimlerinde seçmenin büyük ölçüde bu masala fazla inanmayacağı belirtileri var.

Ama istikrar masallarının ötesinde ‘ulusal bütünlüğü yara almadan koruyup kollayacak, hukukun üstünlüğüne öncelik verecek, Anayasal düzeni hiçbir biçimde dikta heveslerine kurban ettirmeyecek ve de Cumhuriyet kazanımlarını koruyup aynı çizgide geliştirecek´ bir parlamento ve iktidar yapısının oluşmasına halkımız ne derecede katkı koyacak? Bu soru daha bir önemle ortaya çıkıyor. Ama kabul edelim ki bu konuda iyimser olabilme koşullarının da uzağındayız. Ancak sözde istikrar kamuflajında diktaya yol açacak, Cumhuriyet´i ortadan kaldıracak bir sonuç mu? İşte bunu hiç aklımıza getirmemeliyiz.








Kaynak: ÖZEL HABER

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
Telefon
Güvenlik *
Yenile
Yorumunuz *
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
2017 SENESİNİ FENA ESKİTTİK
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
CHP TABANA NASIL İNECEK?
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
YÜZYILIN EYLEMİ “YENİ ADANA”
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
BİLDİN Mİ IĞDIRLI HASAN ONBAŞIYI
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
BAŞLANGIÇLARDIR UMUTLARI TAZELEYEN
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ULU ÖNDER ATATÜRK´ÜN EBEDİYETE İNTİKALİNİN 79. YILDÖNÜMÜNDE ATAMIZI ÖZLEMLE ANIYOR VE ARIYORUZ.
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
EĞİTİM ÖRGÜTLERİNDE ÇATIŞMA
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
21.12.2015 DEN 23.11.2016 YAZI VE RÖPORTAJLAR-5
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
FİFA KOKARTLI İLYAS AYAN´A VEFA
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Yüz Yıl...
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
YENİ ADANA GAZETESİNİN 100. YAŞ KUTLAMASI
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ (1)
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
MENEMEN SUİKASTININ YILDÖNÜMÜNDE TÜRKİYE CUMHURİYETİ´NE KURULAN SUİKASTLERE KARŞI ATATÜRK DÖNEMİNİN VE SONRAKİ SİYASAL İKTİDARLARININ FARKLI TUTUMLARI!
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
İKİNCİ YÜZYILA GİRİŞ !
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTELERİ VE NİTELİKLİ AKADEMİK KADRO TALEBİ
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
BAŞ DÖNDÜREN GÜNDEM
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
YENİ ADANA GAZETESİ´NİN 100. KURULUŞ YILI KUTLAMASI, ÖNEMİ VE VERDİĞİ MESAJ
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
VAHİDEDDİN´İN İHANETİ
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
İlhan ALPER
İlhan ALPER
ASRIN TANIĞI YENİ ADANA
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Ortadoğuya Bulaşmayın!
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
İLK YARININ SON HAFTASI MUTLU BİTTİ
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
BİZ VE İLİM
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
DR.ERCAN ATALAY VE ASKF
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
MODEL VE MODA
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
MANDADAN EVVEL İSTİKLAL
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
HER MAÇ BÖYLE OLMALI
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
KÖR, SAĞIR ve İKTİDARSIZ BİR NESİL YETİŞTİRİYORUZ
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
7 °C
Pazartesi
6 °C
Salı
7 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2017-12/27/1318540403036.jpg