Ahmet YAHŞİ
Obruk denilince bizim aklımıza Saimbeyli- Tufanbeyli ilçesi arasında amansız yokuş aklımıza gelir.Bizim obrukumuz, dibi görünmeyen korkunç derin kuyulardan değil. Dik, sarp kayaların dibinde güçlü mü güçlü, buz gibi suyun aktığı yerdir. Çam,ladin yükseldikçe ardıç ağaçalarının kayaları sırtladığı çetin yoldur bizim opruğumuz. Asırlaca kullanılan bu yol, tam 32 virajdan oluşur. Kıvrıla kıvrıla çıkar Obruğun başına. Altmışlı yıllara kadar bu yolları kullandı avşar uşağı. Kış gününde, gece geç vakte kalan yolculardan çok can kaybı oldu. Kış aylarında Çukurova´ya işçiliğe gelen garibanlar, çantasında dört portakalı, omuzunda heybesiyle donakaldı karın altında. Göç yolu bizim köyün içinden geçerdi. Çamın içi diye bilinen ormanlığın bitiminde Kulaklı Kaya´ya dek gelen darda kalan yolculara köyün gençleri yetişirdi. Dizboyu karda her yiğidin karı değildi koşmak. Karsavran Köyü yakınından geçen, kağnı tekerleğinin oyduğu taşlı yola “GÖÇYOLU” derlerdi.
Obruk´un 32 virajlı dik yolu bizim için bir koşumluk tozlu yoldu.. Çukurova´dan dönüşte Obruk´un dibinde çocukları kamyondan indirirler, yaşlı bayan ve erkekler kamyonda kalırdı yüklerle birlikte. Biz, çocuklar koşarak tepenin başına kamyondan önce çıkar, birazda oyun oynardık. Virajları bir hareketle dönemeyen, eski kurbağa yeşili kamyonumuz, iki üç kez ileri /geri hareketle teker teker geçerdi dar virajı. Kamyon sürücüsünün göğüsten yukarısı camdan dışarda, ileri doğru hamle yapardı.Yükü tümden kendisi çekiyor gibi zorlatırdı yokuş yukarı. Yardımcısının elinde iki takoz ilgimi çekerdi. Kamyonun kasasının dibinde ilerleyen muavinin takozlarının biri ince, diğeri kalın olurdu. Kamyon geri geri kaçtığı zaman küçük takozu tekerleğin altına atardı. Büyük takozu seyrek kullanırdı. Küçük takoz kamyonun hızını keser, büyük takoz ise durmasını sağlarmış. Önce büyük takozu terekleğin altına attığı zaman uçuruma gitme olasılığının yükseleceğini belirtirdi. Böyle anlatmıştı muavin bizlere.
Bakmakta zorlandığımız bu yol artık terk edildi. Yeni yolumuz var ama trafik kazaları eksik olmadı. Özellikle kışları çetin geçer yolculuk buralarda.
Ortadoğu´da Irak, Libya ve Suriye´de müslümanların yaşadığı felekati görünce iki takozlu bizim muavin gelir aklıma. Virajları sağ salim, küçük hareketlerle dönebilirmiyiz? Değilse kamyonumuz hızla geri geri uçuruma doğru mu gidiyor? Suriye, Irak veya Uzakdoğu´dan gelenlerin dışında, gariben insanlar Adana sokaklarında aç susuz dolaşıyor. Sığınmacıların kampta olduğu söyleniyor. Bizler söylenene değil gördüklerimize inanıyoruz. Şanlıurfa´dan, Adıyaman´dan gelen işsiz gençler var Adana sokaklarında.
Gidiş hoş değil, huzurumuz kaçık. Bizden söylemesi.