YAZARLAR

  • BIST 100

    110.477%0,33
  • DOLAR

    5,8142% 0,43
  • EURO

    6,4648% 0,24
  • GRAM ALTIN

    275,86% 0,82
  • ÇEYREK ALTIN

    455,169% 0,82

Adana

14.12.2019

  • İMSAK 06:10
  • GÜNEŞ 07:36
  • ÖĞLE 12:38
  • İKİNDİ 15:09
  • AKŞAM 17:30
  • YATSI 18:50
  • Cumartesi 17 ° / 11 ° Fırtına
  • Pazar 18 ° / 9 ° Fırtına
  • Pazartesi 20 ° / 7 ° Güneşli

Yükleniyor

Yükleniyor

Yükleniyor

DAVUTOĞLU: “CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ İLE DEMOKRATİK YÖNETİM MÜMKÜN OLMAZ”

Yeni partisi için kuruluş başvurusunu dün İçişleri Bakanlığına yapan Ahmet Davutoğlu, Ankara'da Bilkent Otel’de tanıtım toplantısı düzenledi.

 İsmi "Gelecek Partisi" olarak açıklanan  Parti’nin Genel Başkanı olarak ilk konuşmasını yapan Davutoğlu özellikle Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine ilişkin değerlendirmesi ile dikkat çekti. Ahmet Davutoğlu, bu sistemle demokratik bir yönetimin mümkün olamayacağını söyledi ve "Siyasal sistem hedefimiz, demokrasidir" diye konuştu.

"Arkadaşlarımızla birlikte tarihin ve milletimizin önündeyiz. Bütün baskılara ve oluşturulmaya çalışılan korku atmosferine rağmen ülkemize müreffeh bir gelecek çizmek için bir araya geldik,” diyen Ahmet Davutoğlu, Gelecek Partisi'nin kuruluşunu ilan ettikleri toplantıda konuşurken  mevcut siyasi duruma ilişkin atıflarda bulundu ve  sağlık ve eğitim haklarını doğumdan ölüme kadar temel insan hakları bağlamında ele aldıklarını söyledi. Davutoğlu sağlık konusu stratejik bir başlık olarak ele aldıklarını ifade etti.

Davutoğlu Başkanlık Sistemi konusunu şöyle ele aldı:

Ülkemiz uzunca bir süredir terör tehditleriyle karşılaşmaktadır. Türkiye’nin hem yurt içinde hem de yurt dışında terörizmle güçlü bir mücadele yürütmesi bir zorunluluktur. Ancak Türkiye terörle mücadele konusunda her yönüyle eşsiz bir tecrübeye sahiptir. Bu çerçevede, terör ve terörle mücadele söylemi Türkiye’nin enerjisini tüketen, toplumsal uyumunu zedeleyen ve dış politika esnekliğini körelten bir tuzak olmaktan çıkarılmalıdır. Türkiye’nin bu husustaki acı tecrübelerinin ışığında, özgürlükleri korumayı ana vazife gören ve güvenlik açığı üretmeyen bir güvenlik anlayışının hâkim kılınmasına ihtiyaç bulunmaktadır. Başkanlık Sistemi, hemen her alanda yürütmenin yasama ve yargı üzerindeki etkisini artırma ve yürütmeye mümkün olduğunca fazla güç devretme düşüncesiyle inşa edilmiştir. 

Yeni sistemle birlikte; 

    • karar alma süreçlerinde ve yetki kullanımında yaşanan daralma 

    • yönetimde ciddi bir verimlilik, 

    • etkinlik ve güven sorunu ortaya çıkarmanın yanında, 

    • demokratik standartlarda da sert bir düşüşe yol açmıştır. 

Bu sistem devam ettiği takdirde demokratik toplum düzenini sürdürmek mümkün olmayacaktır. Bu çerçevede, ülkemizin tarihi tecrübesi ve mevcut yapısını göz önünde bulundurarak, her türlü vesayetten arındırılmış demokratik bir Parlamenter Sistemi savunuyoruz.  Devlet mimarisinin yeniden tanziminde temel ilkemiz süreklilik içinde değişimdir. Devlet yeniden tanzim edilirken statükoculugˆa dayalı kurumsal asabiyet terk edilecek, ancak kurumsal kültür ve hafıza özenle korunacaktır. Kamu yönetiminde etkinliğin, kurumsallaşmanın ve şeffaflığın sağlanması, Türkiye’nin en önemli meselelerinden biridir. Güçlü bir merkezi yönetimin ilk şartının, yerinden yönetime verilen önem ve açılan alan miktarı olduğunu düşünüyoruz. Türkiye, yerel yönetimler sorununu konuşurken telaffuz edilmeyen korkular ve tabular yüzünden, ne yerel ne de merkezi reformları yapamamıştır. Yerinde halledilebilecek hiçbir başlık merkezden idare edilmek zorunda değildir”. 

“Hedefimiz can ve mal güvenliğini, inanç ve ifade özgürlüğünü, örgütlenme, eleştiri ve gösteri özgürlüğünü tam anlamıyla sağlayan bir hukuk düzenidir,” diyen  Davutoğlu şu görüşleri paylaştı:

”Düsünce ve inanç hürriyetini kısıtlayarak bireyin özgür iradesini yok etmeye çalışan dinî veya seküler her akım ve rejim, insanın zihnen köleleştirilmesine yol açar.  Nitekim bunun örneğini de 15 Temmuz’da her türlü cürmü işleyebilecek birer robota dönüşen darbecilerde görmüştük. Dünyada otoriter ve popülist egˆilimlere yönelis¸ olduğu bir dönemde kendi özgür iradesine malik, onurlu ve bas¸ı dik insanların yas¸adıgˆı bir ülke ins¸a etmeliyiz. Basın özgürlüğü, hukukun üstünlüğünü şiar edinmiş demokratik bir toplumun temel ihtiyacıdır. 

Bunu yok etmek, usulsüz ve baskıcı metotlarla basında tekelles¸meye yönelmek, Türkiye’nin zihni kapasitesini daraltmaktadır. Basının baskı altında olmadan, sansür ya da oto sansürün uygulanmadığı, gazetecilerin keyfi gözaltı ya da tutuklamalara ve yargılamalara maruz kalmadığı bir düzen inşa edeceğiz. Siyasi yöntem ilkemiz kapsayıcılıktır. İnsan onuru ile taçlandırılan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı kimliği taşıyan herkes mutlak anlamda eşittir. Etnik, dini ve mezhebi kimlik ayrımlarına dayalı yaklaşımlara karşı toplumun her kesimini ve her bireyini kapsayan bir siyasi anlayışın sözcüsüyüz. 

Farklılıkların güven ve huzur ortamında bir arada yaşamasının teminatı olan kapsayıcılık ilkesi bağlamında çoğunlukçuluğa karşı çoğulcu bir yaklaşımı hayata geçireceğiz. Ülkeleri aidiyet bilinci kurar ve ayakta tutar; ekonomik, siyasi ve askeri güç ise yükseltir ve tahkim eder.” 

Ahmet Davutoğlu, eğitimi insan devşirme alanı değil nitelikli insan yetiştirme alanı olarak gördüklerini söylediği konuşmasında şu satır başları çerçeveinde görüşirtini açıkladı:

  • * 1968 kuşağının idealist anlayışını yaşayanımız da var 12 Eylül'ü aynı koğuşta geçirenimiz de var. O günlerce yıllarca özgürce doğan bir güneşi bir şafak vaktinde seyredebilmek için gün sayanlarımız da var.

* Yeni ümitlerle birlikte doğanlar da var aynı yıllarda kıyafeti nedeniyle bütün geleceği kararanlar da var.

* Ve nihayet 15 Temmuz'da hain bir çeteye karşı omuz omuza vermiş kahramanlar da var, düşüncelerini ifade etmekten dahi mahrum bırakılanlar, fikir ve bilim kurumlarının tasfiye edilişlerine şahitlik etmek zorunda kalanlar da var.

* Üç nesil olarak bir arada buradayız. Farklı yaşlardayız ama hepimiz genciz genç kalacağız. Farklı inançlara mensup, farklı etnik kökenlerden gelen ancak bu aziz toprakları vatan bilen bir topluluğuz. Farklı kökenlerdeniz ama hepimiz eşit ve onurlu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıyız.

* Arkadaşlarımızla birlikte tarihin ve milletimizin önündeyiz. Bütün baskılara ve oluşturulmaya çalışılan korku atmosferine rağmen ülkemize müreffeh bir gelecek çizmek için bir araya geldik.

* Üç nesil olarak çok sancılar yaşadık çok acılar gördük ama nefrete değil sevgiye, korkuya değil ümide ayarlıyız. Geçmişe ağır yakmaya değil ortak bir gelecek kurmaya, yeni şeyler söylemeye geliyoruz.

* Surat asmaya değil tebessüm etmeye geliyoruz. Gün bizi ayıran değil bizi birleştiren politikaları konuşma günüdür. Bizi birleştiren temel ilkelerimizi paylaşmak ve bir anlamda ahitleşmek istiyoruz.

* Siyasetimizin temel felsefesi geleneğe bağlı özgürlükçülüktür. Geleneğe bağlılığımız statüko değil, özgürlükçülük anlayışımız gelenekten kopuş değildir.

* Siyasetimizin temeli insan onurunu korumak ve yüceltmektir. İnsanı ihmal eden hiçbir devlet baki olamaz.

DAVUTOĞLU’NUN KADROSUNDA KİMLE VAR?

154 isimden oluşan listede, eski AKP İstanbul İl Başkanı Selim Temurci, yazar Etyen Mahçupyan, 15 Temmuz Darbe Girişimi sırasında hayatını kaybeden Erol Olçok'un eşi Nihal Olçok, gazeteci Hakan Albayrak, Vahdettin İnce, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir, AKP'den istifa eden Milat Gazetesi Yazarı Bayram Zilan, eski emniyet müdürü Mevlüt Demir, eski AKP'li Prof. Dr. Mustafa Baloğlu, eski YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan gibi isimler yer aldı.

 

Haber Kaynak : HABER MERKEZİ