Seçim zamanı ya! Herkes Cumhurbaşkanı adaylarını takip ediyor.
Büyük Medya, Millet ve Cumhur ittifakının adaylarını ve Memleket Partinin adayını takip ederken Sinan Oğan’ı es geçiyor.
Bu konu dikkatimi çektiği için ve ‘’bu işin içinde bir iş vardır’’ düşüncesiyle meraklanarak Sinan Oğan’ı sosyal Medyadan ve YouTube kanallarından takip etmeye başladım.
Sinan Bey çok iyi eğitim almış, iki yabancı dil bilen genç ve dinamik biri; tam bir devlet adamı görünümünde daha doğrusu adap-erkân bilen biri… Aile fotoğrafları mükemmel, medeniyet ve Cumhuriyetin dile gelmiş hali; imrenerek bakıyor insan. Neden bizim böyle bir Cumhurbaşkanımız olmasın ki? Sakin ve beyefendi tavırlarıyla güven veriyor insana ve bilgi ve donanımın verdiği özgüvenle hedefine başı dik yürüyor.
Geçen gün Özlem Gürses’in YouTube kanalında kendisini izledim. Ekranda ‘’Sinan Ogan’’ yazıyordu. Sinan Bey, Özlem Hanım’a ‘’Lütfen ismimi doğru yazın, bunu hakaret kabul ederim’’ diyerek tavır koyarken bence çok önemli bir konuya dikkat çekti...
Evet, yerden göğe haklıydı. Bir insanın kulağına en hoş gelen ses kendi isminin sesidir.
Bir insan kendi kimliğini koruyamazsa malını, canını, namusunu ve vatanını koruyamaz. Velhasıl kelam insanların ismini doğru telaffuz etmek gerekir. Buna benzer bir olay Berlin Dil Kursunda benimde başıma gelmişti. Almanlar( c) harfini (K) okurlar dolayısıyla öğretmen hanım bana sürekli ‘’Arkan’’ diyordu. Ben de kendisine ‘’benim ismim Arcan’’ diyerek tepki vermiştim.
Özlem Hanım ile Sinan Beyin arasındaki bu konuşma sırasında benim yüzüm kızardı. Neden derseniz? Ben de bir yazımda Sinan Beyin ‘’Oğan’’ olan soy ismini ‘’Ogan’’ olarak yazmıştım. Ogan ile Oğan arasındaki farkı bilen adamım fakat Sinan Beyi tanımadığımdan ismini anca sosyal medyada gördüğüm şekliyle biliyordum ve yazmıştım. Sosyal medyada da (ğ) harfi pek kullanılmadığından bu yanlış bilgi beni de esir almıştı.
Bu konu kafamda soru işaretiydi, bu vesileyle bu soru cevaplanmış oldu. Sinan Bey, benim yazımı görmüş müdür bilemiyorum ama Özlem Hanımla olan programında soy isminin doğrusunu ben de öğrenmiş oldum.
Sinan Beyi takip ederken dikkatimi çeken bir konu daha oldu. Biliyorsunuz Ramazan ayındayız. İftar çadırları ve zengin iftar sofraları son yıllarda başta siyaset adamları olmak üzere bazı zümrelerin gösteriş alanı oldu. Sanki ‘’Allah’ım bak oruç tuttuk, Huriler hakkımız.’’ yada ‘’ bak biz de sizdeniz, oyunuzu bize verin’’ der gibiler…Biliyor musunuz, ben bu riya kokan sofraları hiç sevemedim. Belki bu sözümden dolayı beni ‘’kâfir’’ ilan edecek olanlar olacaktır ama kimin ne olduğunu Allah bilir…
Sinan Bey düzgün konuşan bir insan! Sözlerini eğip bükmeden söyleyen alışılmışın dışında bir siyasetçi fakat konuşurken dudakları kuruyor ve konuşmasına sekte olmaması için sık sık diliyle dudaklarını ıslatmaya çalışıyor ama dili ve damakları da kuru olduğundan dudaklarını ıslatamıyor. Her gün bu ilginç görüntüyü yakalıyorum ve içim acıyor. Kararımı verdim; bu adam oruç tutuyor ama ‘’ben oruçluyum’’ diyerek din istismarı yapmıyor. Gıpta ettim, takdir ettim kendisini.
Seçim dolayısıyla yoğun olarak gezen, koşturan Oğaniftar saatlerinde en yakınındaki lokantalarda yemeğini yiyor.Dün sosyal medyada bir fotoğraf gördüm. Sinan Oğan sıradan bir esnaf lokantasında oturuyor, önünde bir kâse çorba ve yarım litrelik bir şişe su var. Bekliyor; belli ki iftara birkaç dakika var. Bu fotoğraf bana hiç yabancı gelmedi; ben bu fotoğrafın ruh halini biliyorum… ‘’A işte adam gibi adam!’’ diyorum.
Ve bu fotoğrafın üzerinde bir başka fotoğraf; Çok zengin, çok çeşitli yemeklerin bulunduğu kocaman bir masa etrafına toplanmış oruçlu mu oruçsuz mu olduğunu bilemediğim insanlar! Bilemediğim dedim çünkü oruç tutan insan o kadar çok yemek yiyemez ve o gösteriş ve israf kokan sofraya oturmaya utanır.
Sinan Oğan’ı daha iyi tanıyabilmek için seçim sonuna kadar merakla takip edeceğim. Diğer adayları takip etmeye gerek görmüyorum çünkü başta da belirttiğim gibi onları büyük medya fazlasıyla takip ediyor. Zaten en azından son yirmi yıla damgasını vurmuş olan bu üç adayın merak edilecek bir tarafları da kalmadı. Mankenlerin bile birkaç yılda yüzleri eskir; bana göre bu siyasetçilerimiz de çok eskidi artık, yerlerini gençlere bırakmalarının vakti geldi de geçiyor bile. Tabii ki ceylan derili koltuklar sıcaktır, oturana bir hoşluk verir ve oturanı kendine bağlar. Ne diyelim? Zaman her şeyin ilacı olacaktır!
Tek dileğim hilesiz hurdasız, gürültüsüz patırtısız bir seçim olsun, oylarımıza sahip çıkılsın ve güvende olsun.
Hangi aday kazanırsa kazansın ama vatana ve millete hayır ve uğur getirsin!
Sevgiyle kalın
CngzArcN
14 Nisan 2023

