ANKARA GARI KAN İÇİYORDU
Tarih: 15.10.2015 09:33:59 / 1287okunma / 0yorum
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı

Ankara Ankara güzel Ankara

Ankara Garı, 10 Ekim sabahı, coşkulu cıvıltılara açtı yüreğini. Ülkenin dört bir yanından barış diyen diller gara koştular. Silahları yoktu, sadece dillerinden dökülecek sözler vardı. Bir de olsa olsa ceplerinde bir kalem, bir kitap, bir mendil. Ha bir de halayları…

Bir de barışa olan inançları...

Barış sevmezlerin iş başında olduğunu bilmiyorlardı, yola çıktıklarında, gara vardıklarında.

“Ankara Ankara güzel Ankara”

Başkentti, Suruç değildi elbet. Devletin kalbiydi, çok uzaklardan bile sinek vızıltısını duyardı.O gün nasıl olduysa hiçbir ses duymamıştı.(!?...)

Sağırdı Ankara.

Üstelik kördü.

Suruç katliamının üzerinden daha üç ay bile geçmemişti. Ülkemin acısı dinmemiş, annelerin gözyaşı henüz kurumamıştı. Tüm bunların üzerine bizim çocuklarımız askerler de ölüyordu. Aslında herkes ölüyordu. Halkı koruması gereken ama artık korumasına değil sadece öldürmesine izin verilen polisler, o gün, gardan uzak tutulmuştu. Barış severler, her zaman olduğu gibi korumasız, savunmasızdı. Zalim savaş sevicileri de iş başındaydı.

/resimler/2015-10/15/0937150483128.jpg

Halayın dili umuttur

Gençliğin kan akışı hızlıdır. Hele içinde insanca, barış içinde yaşam düşü varsa. Halaylar da bu akışa eşlik eder. Halayın dili umuttur. Bugüne kadar hiçbir zararı dokunmamıştır insanlara. Tam tersine kimliklere bölmeden, birleştirir, coşturur insanı. 10 Ekim sabahı Ankara Garı´ında, ceplerinden mendillerini çıkarıp halay çekmeye başlamıştı gençler. Sonra hep birlikte, anneleriyle, babalarıyla, ablalarıyla, ağabeyleriyle, küçük kardeşleriyle, Sıhhiye Meydanı´na gideceklerdi. Onların coşkusuna Ankara halkı da katılacak, barış için bu halka büyüyecekti.

*“Bu meydan kanlı meydan”

Bir ses, barış halayının üzerine, ikinci ses tüm insanlığın üzerine düştü.

Sesi duydum, dondum. Döndüm. İki soluk arası bir ses daha.

Öldürülmeye yetişemedim.

Ölümü tezgâhlayanlar zalimdi, vahşiydi. Barış halkasının büyümesinden korkuyorlardı

Bu yüzden bedenleri parçalamışlardı.

Bu yüzden 10.10.2015 tarihinde, Ankara Garı kan içiyordu. Kendi halkının kanını…

İçişleri Bakanı yaptığı açıklamada, “ Güvenlik açığı yok, her şey kontrolümüzdedir” diyerek katliamı yapanların adresini de açık etmişti. İstifa et diyenlere, “istifa mı? derken yanındaki diğer bir bakan gözümüzün içine bakarak sırıtıyordu.

Türkiye Tabipler Birliği, bu arada özverili bir çalışmayla, katliam sonrası garda ve hastanelerdeydi. İlk müdahaleyi yaralılara onlar yaptılar. Hastanelerde ağır yaralıları, ölenleri tespit ettiler. Listeleri oluşturdular. Yakınlarına ulaşamayanlar, yakınlarının durumunu merak edenler TTB´yi arıyordu.Ülkenin resmi kuruluşları güvenirliğini uzun zamandır yitirmişti. Bu nedenle TTB´ye ulaşılıyordu.

Böylesine derin bir katliamı, içiniz kahrolurken, bazı şeyleri sözlerle anlatmak öylesine zor ki. Henüz, hepimiz şoktayız. Acımızın üzeri şu an, bunu yaşatanlara karşı öfkeyle dolu. Eminim birkaç gün sonra şoku atlattıktan sonra bu acı kendini daha derinden hissettirecektir.Ancak çocukları ağır yaralı ve ölen analar, yüreklerini yırtıyorlardı, hastane önlerinde. Ağıtlarını da beddualarını da gönderiyorlardı sıkça bu canilere.

Zehir dilli provokatörler

11 Ekim de Batıkent, Cemevi´nde Korkmaz Tedik´i uğurlamaya gittik.

Tepemizde helikopter sesi.

Binlerce insan yola dökülmüş, Korkmaz´ı uğurlamaya gelmişti. Babası, koluna girmiş iki kişinin arasında Korkmaz´a yakışır bir güçle, “Biz bu senaryoları çok gördük. Yüzün üzerinde canımız koptu gitti. Bunlar bizi yıldırmayacak. Birlik olursak, bu zalimlere dur dersek, acımız ancak diner.”diyordu. “Bunlar azınlıkları buluşturmuyorlar, gördük bunları. Faşizme ölüm, halka hürriyet. Çalışacağız, çalışacağız…”

Evladını, barış için yitiren bir baba, barış için çalışacağını söylüyordu. Başka gençler ölmesin istiyordu.

Ya analar?

Bir ananın acısının fotoğrafını çekip sizlere sunamam.

Seyirlik değildir acılar. O duyguyu yüreğinde taşıyanlar, hissedenler bilir.

“Kurban mezara yakışmadın sen”

“Ayak verdi, bacak verdi; yoktu”

“Beni imha etseler, dilimi tutmayacağım” diyordu oğlu ağır yaralı Songül Ana. Korkmaz´ı uğurlamaya gelmişti.

“Bedenimi bombaya sardılar ana!”

Songül Ana´da katliamın canlı tanığı. İçini susturamıyor. Bedenini durduramıyor. “Gördüm” diyor, “yanıyorlardı!”

Cemevi cenazesini gönderirken bir araç geldi.

Zehir dilli provokatörler, hiç zaman kaybetmemişti…

Aracın içindeki savaş sevici, on sekiz, on dokuz yaşlarında iki genç, böyle bir acıyı, zehir dilleriyle provoke edecekler sözde. Ancak, acıya rağmen, aklı selim insanlar, herhangi bir olaya meydan vermeden o kışkırtıcıları kovdular. Mademki barış isteniyordu, mademki barış için katledilmişti çocukları, onlara yakışır davrandılar. Savaş sevicileri mutlu etmediler.

Kalkın ayağa, kalkın

Cenazeden sonra, Numune hastanesine gittik. Ağır yaralıların aileleri bekliyordu. Taburcu olmuş olanlar, yakınlarının iyileşmesini bekliyordu. Çankaya Belediyesi hasta yakınlarını yalnız bırakmamış, yeme içme ihtiyaçlarını karşılıyordu. CHP ve HDP hep oradaydı. Çadır kurulmuş, battaniyeler hazır edilmişti. Vatandaşlar, yaralıların yakınlarını evlerine misafir etmek gayretindeydi. Hastanenin önünde ayrıca bir kriz masası vardı. Taburcu olan yaralıların, ifadesi alınacak durumda olanların, ifadelerini alacak polise, mağdurların avukatlarıyla gitmeleri sıkça anons ediliyordu, kriz masasından. Çünkü, hem katledilip hem de ölmedikleri için suçlu gösterilme riskleri vardı. Çünkü garda patlama sonrası kendi yaralarını düşünmeden diğer ağır yaralılara yardım etmişlerdi. Suçlu olma riskleri yüksekti. Ancak gönüllü avukatlar oradaydı ve yalnız değildiler.

Numune hastanesinde, sadece yaralı yakınları yoktu. Vatandaşlar da vardı. Ağır yaralıların yakınlarına sarılarak acıyı bir nebze de olsa hafifletmeye çalışıyorduk. Belki de çözülmeye…

Böyle bir yazıyı çözülebilmek adına yazılabileceğimi düşünmüştüm ilkin. Sonra vazgeçtim. Hiçbir sözcük, gara varmadan duyduğum bombaların sesini, o korkarak kaçışımı ve o kana bulanmış gara tekrar dönemeyişimin suçluluk sesini veremez. Ekranda, kalleşçe barışa yapılan bu katliamın görüntüleriyle açığa çıkan duyguları da hiçbir yazı veremez. Ancak barış için şimdi çözülmemiz gerekiyor. Böyle bir vahşetin bir daha yaşanmaması için ayağa kalkmamız gerekiyor. Bu nedenle yayın yönetmenim Süreyya Köle´nin isteğiyle yazımı yazmaya çalıştım. Çocuklarımız, bu kanlı savaşın yükünü bizden sonra taşımasınlar, dokuz yaşındaki bir çocuk barış çağırıcısı olmasın, ölmesin artık.

Halay çeken gençlerimiz, türkünün sözlerini tamamlayamamışlardı. Onların yerine artık bizler tamamlayalım.

*Ok fırladı çıktı yaydan

Kalkın ayağa, kalkın

Biz şehirden, siz köyden…
13.10.2015/Sokak

*Ruhi Su –Ellerinde Pankartlar

Anahtar Kelimeler: ANKARA, GARI, İÇİYORDU
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
Telefon
Güvenlik *
Yenile
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Okur Hareketi (26 Mayıs 2016 - Perşembe)
Ölenler Yakınımdır (22 Mart 2016 - Salı)
Şikeste: Hasarlı Ruhlar ve Mekânlar (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
ÖYKÜNÜN HAMURUNDA KADIN ELİ (18 Kasım 2015 - Çarşamba)
Bizi Güneşe Çıkardılar: Anarşik Kızlar (05 Kasım 2015 - Perşembe)
Sus keser mi? (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
2017 SENESİNİ FENA ESKİTTİK
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
CHP TABANA NASIL İNECEK?
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
“ÇUKUROVA´DAN SESLER”-8 - ALTIN PLAKLI BESTEKÂR KAZIM SANRI
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
BİLDİN Mİ IĞDIRLI HASAN ONBAŞIYI
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
BAŞLANGIÇLARDIR UMUTLARI TAZELEYEN
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ULU ÖNDER ATATÜRK´ÜN EBEDİYETE İNTİKALİNİN 79. YILDÖNÜMÜNDE ATAMIZI ÖZLEMLE ANIYOR VE ARIYORUZ.
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
EĞİTİM ÖRGÜTLERİNDE ÇATIŞMA
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
21.12.2015 DEN 23.11.2016 YAZI VE RÖPORTAJLAR-5
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
FİFA KOKARTLI İLYAS AYAN´A VEFA
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Yüz Yıl...
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
YENİ ADANA GAZETESİNİN 100. YAŞ KUTLAMASI
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ (1)
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
MENEMEN SUİKASTININ YILDÖNÜMÜNDE TÜRKİYE CUMHURİYETİ´NE KURULAN SUİKASTLERE KARŞI ATATÜRK DÖNEMİNİN VE SONRAKİ SİYASAL İKTİDARLARININ FARKLI TUTUMLARI!
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
CUMHURBAŞKANI CEMAL GÜRSEL´İN ABD BÜYÜKELÇİSİNİN KAFASINA GEÇİRDİĞİ ÇUVAL
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTELERİ VE NİTELİKLİ AKADEMİK KADRO TALEBİ
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
BAŞ DÖNDÜREN GÜNDEM
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
YENİ YILDA TÜRKİYE´NİN GÜNDEMİ
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
VAHİDEDDİN´İN İHANETİ
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
İlhan ALPER
İlhan ALPER
TOROSLAR´I AŞANLARDAN: KAZIM SANRI
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Ortadoğuya Bulaşmayın!
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
İLK YARININ SON HAFTASI MUTLU BİTTİ
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
BİZ VE İLİM
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
DR.ERCAN ATALAY VE ASKF
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
MODEL VE MODA
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
MANDADAN EVVEL İSTİKLAL
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
HER MAÇ BÖYLE OLMALI
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
KÖR, SAĞIR ve İKTİDARSIZ BİR NESİL YETİŞTİRİYORUZ
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
6 °C
Salı
7 °C
Çarşamba
10 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2017-12/27/1318540403036.jpg