Ata Alp And


ADANA, ÖZGÜRLÜK VE “YENİ ADANA”


Geçtiğimiz günlerde Real taraflarında, emekliliğini isteyen bir portakal bahçesi gördük! Sıfırlanmış, son kalan çalı çırpısına da yoksul birileri üşüşmüş, koza çubuğu gibi iple bağladığı büyük destelerini sırtlanmaya çalışıyorlar. Biraz daha ileri de bir yerlerde, yükselen apartmanlar arasında altın değerindeki kırmızı toprakları sürülen tarla vardı. Toprağın bağrını traktörün arkasındaki pulluğun yuvarlak keskin bıçakları her delip geçtiğinde, ortaya çıkan börtü böceklerin başına, uzaktan martı olup olmadığını kestiremediğim beyaz renkteki kuşlar bayram sevinciyle üşüşmekteydiler. Umarsız bir düşünceyle şöyle bir baktık… Bu güzelim Adana toprakları böyle böyle yok olup gidiyordu. Bereketinin canına okuyorduk. Talan edip, beton yığınlarına teslim ediyorduk bizi kollayan, besleyen doğaya büyük bir ihanet içindeydik.
Bunun sonu nereye varacaktı. Herhalde insanların bir gün aklı başına gelecek, kaybettiği toprakları yeniden kazanmak için doğaya dönüş yapacaklardı ama o zaman da iş işten geçmiş olacaktı. 
Bu kent, bu topraklar ki bereketli topraklardı… Belgesel sanatını yaygınlaştırıp ulusallaştıran bir bereketlilik ve sanatın doğasına uygun bir iddia ile evrenselleştirmekte üstüne yoktu ki vurmuştu damgasına dünya sanatına her türlüsüyle. Orhan Kemal’ler, Yaşar Kemal’ler, Yılmaz Güney’lerin başını çektiği bu iddianın isimli kahramanları bir sanat ordusu gibiydi.           
Dahası… Abidin Paşa, Abidin Dino ve Arif Dino’ların Dino ailesi, ardından Fazıl Hüsnü Dağlarca gibi nicelerinin bu toprağa yolu boşuna düşmemişti.  
Özgürlük tutkusu da kutsi derecede alıp başını gitmişti bu toprağın ve onun çocuklarının…
Atatürk’ün:”Bende bu vekayiin ilk hissi teşebbüsü bu memlekette, bu güzel Adana’da doğmuştur” demesinin ardından, yine aynı amaçla, yani yurdun kurtarılması için çıkan Yeni Adana gazetesini de anımsamak ve Ahmet Remzi bey ve kalem arkadaşlarını saygıyla anmak gerekir.
Toprağını işgal eden emperyalist düşmanlara karşı savaş açan Ahmet Remzi Yüregir’in “Yeni Adana” gazetesi, sonunda da bedeller ödeyerek ülkesivle insanıyla birlikte özgürlüğe kavuşmuştur.  
Kurulması uğruna futbolla tanışan, kuşların muhabirliğini yaptığı, Toroslar’daki vagonlarda çıkarak dağlarda savaşan Kuvvai Milliye güçlerine katır sırtlarında ulaştırılan “Yeni Adana” gazetesi ne mutlu ki bugün 102. yayın yılına erişti. Bizlere düşen temel görev onu ayakta tutabilmektir… Onurlu bir yayın geçmişi olan, kültürel varlığımız “Yeni Adana” gazetesinin yaşatılması için tüm Adana’ya ve hepimize büyük sorumluluklar düştüğünü vurgularken, ilk öyküsü ödül de alarak Yeni Adana gazetesinde yayınlanan şair Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Yeni Adana gazetesi için yazdığı tarihi şiirle yazımızı noktalamak istiyoruz.  

“YENİ ADANA” 

Yazının ayağa kalktığı 
Gazete olduğu Adana’da 
Bu sese dayanamamıştır saldırgan 
Susturmuştur çabucak 
Yazının Toroslar’a kaçtığı. 
*** 
Yazının bilinç olduğu 
Ahmet Remzi Yüregir başta 
Yedek Subay Avni Doğan
Sonra Ferit Celal
Yazının kocaman bir soluk olduğu 
*** 
Yazının çeteci olduğu
El verdiği, göz verdiği 
Ayak verdiği çarpışanlara 
Yürekleri eklediği birbirine gece gündüz
 Yazının özgürlük olduğu  

Fazıl Hüsnü Dağlarca 


 



YAZARLAR

  • Salı 14 ° / 7 ° Sağanak
  • Çarşamba 14 ° / 7 ° Bulutlu
  • Perşembe 13 ° / 7 ° Sağanak
  • BIST 100

    114.425%-0,29
  • DOLAR

    5,9520% 0,06
  • EURO

    6,6831% 0,26
  • GRAM ALTIN

    290,87% 0,39
  • ÇEYREK ALTIN

    479,9355% 0,39