(DEFTER) Büyükelçi Hasan Sevilir AŞAN


EL BEŞİR’E LAHEY YOLU

‘‘Sudan’ı 30 yıllık dikta rejimi ile alt üst eden, Darfur’da insanlık suçu işleyen, şeriat dayatması ile ülkesini bölen El Beşir, Sudan ve Güney Sudan coğrafyalarında sevilmeyen, korkulan bir diktatördü’’


Devlet başkanlığı görevi sırasında işlediği insanlığa karşı suçlar nedeniyle hakkında tutuklama kararı bulunan devrik Sudan Devlet Başkanı Ömer El Beşir’in Uluslararası Ceza Mahkemesi yargısına teslim edilmek üzere Lahey’e gönderileceği bildirildi.

Devlet Başkanı sıfatıyla, Darfur iç savaşı sırasında 300 binden fazla kişinin öldürülmesi ve 2 milyon 700 bin kişinin göçe zorlanmasından sorumlu tutulmuş, fiilen görevdeyken hakkında yakalama emri verilmişti.

***

Tam adı Ömer Hasan Ahmed El-Beşir. Sudanlı asker siyasetçi. 1989 yılında seçilmiş cumhurbaşkanını askeri darbeyle indirerek iktidara geldi. Ulusal Kongre İktidar Partisi Başkanlığına aldı ve tartışmalı bir seçimle Devlet Başkanı oldu. 30 yıl süren iktidarı geçen yıl bir darbe ile sona erdi.

Sudan’ın iç karışıklıklarla zor günlerden geçtiği bir dönemde Müslüman Kardeşler liderliği darbesiyle iktidara getirildi ve adım adım şeriat uygulamalarını hayata geçirdi.

Siyasi partileri kapattı, Parlamentoyu feshetti, basını sansürledi, Yargı emrindeydi, Yasama ve Yürütmeyi baş kanlık tekeline aldı, ceza yasalarını şeriat şartlarına uydurdu.

Uluslararası yakalama emri nedeniyle ancak çok güvendiği birkaç ülkeye ve bu meyanda Türkiye’ye de ziyaretlerde bulundu.

***

Darfur Eyaleti, Sudan’ın batısında Libya, Çad ve Orta Afrika Cumhuriyeti sınırlarında, Osmanlı döneminde İstanbul’un vergi muafiyeti bahşettiği Sultanlıktır. Nüfusu siyah Afrikalı Müslüman ve animist kabilelerdir. Bir kısım Darfurlu, Türklerle ortak evlilikler ve sempatilerinden dolayı kendilerini ‘siyahi Türk’ olarak adlandırmıştır.

Diğer Afrika halklarının başına geldiği gibi emperyal güçlerin de kışkırtmasıyla, Darfur insanlık tarihinin en acımasız katliam ve kitle göçlerinden birisini yaşamıştır.

El Beşir destekli Arap kabileleri, yerlilerin sulak alan ve topraklarına cebir kullanarak el koymaya başlamıştır. Siyahi yerli halk, saldırılar karşısında ‘Toro Boro’ militanları öncülüğünde örgütlenerek, Arap ‘Cancavid’ milislerine karşı direnişe geçmiştir. El Beşir’in silah ve cephane verip cesaretlendirdiği beyaz Müslüman Arapların, siyahi yerli Müslümanları katlettiği iç savaşta 400 bine yakın insan öldürülmüş, 3 milyona yakın nüfus göçe zorlanmıştır.

Birleşmiş Miletler Güvenlik Konseyince görevlendirilen Uluslararası Ceza Mahkemesi, El Beşir’in soykırım ve insanlık suçu işlediğine kanaat getirerek, 2008 ve 2009 kararları ile hakkında, görevde iken yakalama emri vermiştir.

Suçlamaları reddeden Sudan Rejimi, insani yardımları yöneten 18 uluslararası kuruluşu, dış dünyaya kasıtlı, karalayıcı raporlama yaptıkları için sınır dışı etmiş, bölgeyi diplomatik gözlemci ve gazetecilere kapatmıştır. Yasaklar insanlık dramının şiddetini arttırmış, 4 milyona yakın Darfurlu kıtlık ve açlığın pençesine terkedilmiştir.

Müslüman dünya, İslamcı bir lidere yönelik soykırım suçlamasını kabul etmekte zorlansa da uluslararası toplum Darfur katliamlarını soykırım saymıştır.

***

El Beşir, Sudan’ın bekasını ilgilendiren bir diğer vahametin de müsebbibidir. Ayrılıkçı politikalarıyla ülkesinin ikiye bölünmesine yol açmıştır.

***

 

Sudan’ın Kuzey ve Güneyi arasında ırk, din ve kültür farklılıkları mevcuttur. Askeri rejim, bu farklılıkları bileyen, kopmayı hızlandıran kararlara imza atmıştır. El Beşir’in islami değerleri ve Arap kültürünü empoze etme inadı ayrılıkçı hareketleri radikalleştirmiştir.

Güney Sudan Dışişleri Bakanı Awut Acuil, 2020 Ocak ayında Ankara’yı ziyareti sırasında soru üzerine, Sudan’dan kopmalarını, demokratik vatandaşlık, kimlik ve temsil haklarının gaspı, Araplaştırma ve şeriat baskılaması olarak anlatmıştır. Başka çarelerinin kalmadığını, yok sayıldıklarını, kiliselerin yakılıp imha edildiğini, Hristiyan kadınların tesettüre, kapanmaya zorlandığını, hayat tarzlarına müdahale edildiğini vurgulamıştır.

Güney Sudan Devlet Başkanı Salva Kiir, 2018 yılında başkent Juba’da bir toplantıda, Sudan’dan ayrılmalarını, El Beşir yönetiminin ‘seküler’ olmayan, kendilerini Araplaştırmak isteyen, dini ve sosyal yaşantılarına, hayat tarzlarına katı yasaklar ve cezalar getiren Müslüman kardeşler şeriat anlayışına bağlamıştır.

 

Salva Kiir, eşit vatandaşlık temelinde demokratik ve laik bir düzenin güvence altına alınması halinde, Sudan’la aynı devleti oluşturmakta bir beis görmeyeceklerini dile getirmiştir.

***

30 yıllık dikta rejimi ile ülkesinin düzenini alt üst eden, soykırımla suçlanan ve şeriat dayatmalarıyla vatanını bölen El Beşir, Sudan ve Güney Sudan coğrafyalarında sevilmeyen, korkulan bir diktatördü.

Şimdilerde, Sudan’daki mahkumiyetlerine ilaveten soykırım ve insanlık suçu isnadıyla Uluslararası Ceza Mahkemesinde yargılanmayı beklemektedir.



YAZARLAR

  • Çarşamba 21 ° / 12 ° Bulutlu
  • Perşembe 22 ° / 12 ° Sağanak
  • Cuma 20 ° / 15 ° Sağanak
  • BIST 100

    101.063%-2,38
  • DOLAR

    6,1766% 0,33
  • EURO

    6,9937% 0,66
  • GRAM ALTIN

    326,41% -1,63
  • ÇEYREK ALTIN

    538,5765% -1,63