KILIÇDAROĞLU AKP´YE KARŞI SAVCILARI GÖREVE ÇAĞIRDI
“Terör örgütüne yardım ve yataklık yapan parti AKP´dir,” diyen CHP Genel Başkanı, “Böyle bir siyasal parti Türkiye´yi yönetmeye kalkıyor. 14 yılda Türkiye´yi terör batağının içine sürükledi. Bunu kovuşturacak yürekli, namuslu, cesur, anasından helal süt emmiş bir savcı istiyorum,” çağrısında bulundu
Tarih: 17.3.2016 14:27:55 / 146okunma / 0yorum

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Parti Meclisi toplantısı öncesi basına yaptığı değerlendirmeleri içeren konuşmasında, ”Hitler faşizminden kaçan bilim insanlarını kucaklayan bir Türkiye´den, üniversitede ders veren hocalarını hapse atan Türkiye´ye geldik. İleriye değil, sürekli geriye giden bir Türkiye. Bu tablo bizim hak ettiğimiz bir tablo değil.”dedi.

‘Düşüncesini açıkladı diye akademisyenleri hapse atarsanız ülkede demokrasiyi yok edersiniz. Hangi gerekçeyle tutukluyorlar? Terör örgütlerine yardım etmek, onları övmek. Terör örgütüne yardım ve yataklık yapan parti AKP´dir.´ Diyen CHP Genel Başkanı şöyle konuştu:

“ Bir daha söylüyorum: Terör örgütlerine, başta PKK´ya yardım ve yataklık yapan parti AKP´nin yöneticileridir. Altını çiziyorum yöneticileridir. Yani oy alıp ülkeyi yönetmek yerine PKK´ya yardım ve yataklık yapan bunlardır. Öğretim üyelerinin böyle bir şeyi yok. Açıkça söylüyoruz. Bakın, örneklerini de veriyoruz nasıl yardım ve yataklık yaptıklarına dair.”

Kılıçdaroğlu bu konuda şunları kaydetti:

“Bütün savcılara sesleniyorum, ünvanında cumhuriyet olan savcılara sesleniyorum. İçinizde bir tane adam gibi adam, bir hukukçu istiyorum. Namuslu bir cumhuriyet savcısı istiyorum bunları soruşturacak. Yürekli bir adam istiyorum. Çocuklarına iyi bir miras bırakacak bir cumhuriyet savcısı istiyorum. Yardım ve yataklık yapan bir siyasal parti, terör örgütlerine yardım ve yataklık yapan bir siyasal parti Türkiye´yi yönetmeye kalkıyor. 14 yılda Türkiye´yi terör batağının içine sürükledi. Yürekli, namuslu, cesur, anasından helal süt emmiş bir savcı istiyorum. Böyle bir rezaleti Türkiye Cumhuriyeti yaşamadı. Hukukun olmadığı bir Türkiye´de yaşıyoruz. Üç akademisyeni hapse atacaksın, bütün bu rezaletlere göz yumacaksın!”

CHP´nin internet sayfasında yapılan duyuruya göre Kılıçdaroğlu Parti Meclisi üyelerine şöyle seslendi:

“Parti Meclisimizin değerli üyeleri, çok sorunlu bir zamanda bir Parti Meclisi´ni daha gerçekleştireceğiz. İki aylık bir süre bile geçmedi ama her toplantımız maalesef olumsuz bir olayın üzerine adeta inşa edilir gibi.

Hep şu soruyu kendime sordum ve bütün vatandaşlarımın da aynı soruyu kendilerine sormalarını isterim. Türkiye neden cumhuriyet tarihinin en derin krizlerinden birisini yaşıyor? Neden Türkiye iyi yönetilmiyor? Neden Türkiye savuruluyor bir yerlere? Bunun sorumlusu kim? Kim yapıyor bunları? Eğer bir düşmansa bunu yapan o düşmanın adı ne? Kim bunlar? Ülkeyi yönetenler kimler? Ülkeyi yönetmek için seçim meydanlarına çıktılar, dünyanın vaadinde bulundular, “Şunu yapacağız, bunu yapacağız” dediler ama Türkiye bugün vaat edilenlerin tümüyle dışında, farklı bir atmosferin içinde. 78 milyon yurttaş yaşıyorsa, 78 milyon yurttaş da aynı kaygıları paylaşıyor. Türkiye nereye gidiyor? Bir taraftan terör almış başını gidiyor, diğer taraftan sıkışan bir ekonomi. Herkes can derdinde. Ne olacak diyorlar. Bütün bunlar tartışılırken bu ülkenin aydınları tutuklanıp hapse atılıyor. Aklın kabul edeceği bir şey değil. Neymiş düşüncelerini açıklamışlar. Düşünce açıkladı diye bir akademisyen, bir öğretim üyesi tutuklanıp hapse mi atılır? Hangi akıl, hangi mantık bunu öngörüyor? Hangi yargı bunu öngörüyor? Hangi uluslararası hukuk bunu öngörüyor? Acı olay, Muzaffer Kaya. Acı olay, Esra Mungan. Acı olay, Kıvanç Ersoy. Üçü de öğretim üyesi. Üçü için de “Bildiriye imza attınız, gözaltına alıyoruz, tutukluyoruz ve sizi hapse atıyoruz.”

Değerli arkadaşlar, bu olay bizatihi Türkiye´de demokrasiye vurulan en derin darbelerden birisidir. Kendinizi artık dünyaya anlatamazsınız. Hangi gerekçeyle anlatacaksınız kendinizi? Bir öğretim üyesi bir bildirinin altına imza attı diye hapse mi atılır? Beğenmeyebilirsiniz, eleştirebilirsiniz, doğru bulmayabilirsiniz, yanlış yaptığını söyleyebilirsiniz. En ağır eleştirileri yapabilirsiniz. Ama “Niye bunu söyledin, ben seni hapse atacağım”…

Değerli arkadaşlarım, bu 12 Eylül darbe dönemlerinde yaşadığımız sürecin tekrar yaşanması anlamına geliyor. O dönem Devlet Güvenlik Mahkemeleri vardı, siyasi otoritenin emrindeydi, istediği kişiyi tutuklayıp doğrudan hapse atıyordu. Adını değiştirdiler Sulh Ceza Hakimlikleri oldu. Yine siyasi iktidarın sopası istediği kişiyi tutukluyor, istediğini hapse atıyor. Demokrasi bizim ülkemizde artık yok. Bunu her yerde söyleyebilirsiniz. Düşünceyi açıklamada elbette ki insanlar her istediklerini söyleyemezler. Elbette uluslararası evrensel hukukun öngördüğü yine standartlar var. O standartları da vatandaşlarıma açıklayım. Nedir? Eğer siz şiddeti açıkça övüyorsanız tamam yasaktır o. Şiddeti açıkça överseniz yasaktır. Irkçılık yaparsanız yasaktır, ayrımcılık ve nefret söylemlerinde bulunursanız yasaktır. Üç tane kuralı var. Onun dışında düşüncelerinizi rahatlıkla açıklayabilirsiniz.

Bakın değerli arkadaşlar, nereden nereye geldi Türkiye? Hitler faşizminden kaçan bilim insanlarını kucaklayan bir Türkiye´den, üniversitede ders veren hocalarını hapse atan Türkiye´ye geldik. İleriye değil, sürekli geriye giden bir Türkiye. Bu tablo bizim hak ettiğimiz bir tablo değil. Peki, biz yıllardır demokrasi mücadelesi veriyorduk, hangi demokrasinin mücadelesini verdik? Bu demokrasi mi? Böyle bir demokrasi asla demokrasi kitaplarında yer almaz. Bunun adı bildiğimiz otoriter rejimdir.

MEDYA ÖZGÜR DEĞİLSE DEMOKRASİ RAFA KALKMIŞTIR

Değerli arkadaşlar, bir şey daha ifade edeyim. Eğer Türkiye´de bugün demokrasi kan kaybediyorsa bunun en temel sorumlularından birisi de havuz medyası ve orada yazanlardır. Yanlışları eleştirmeyenler, her yanlışı hükümeti övüyorum diye sürekli övenler demokrasiye en büyük zararı verenlerdir. Aydın geçiniyorlar bunlar. Batsın sizin aydınlığınız! Ülkeye karanlık ufuklar getiriyorsunuz siz. Baskı kuruyorsunuz insanların üzerine. Kraldan fazla kralcı geçiniyorsunuz. Yanlışa neden yanlış demiyorsunuz? Yanlışı doğru diye neden satıyorsunuz? Adınız havuz medyasına çıkmış, bu ayıp bile size yeter.

Değerli arkadaşlarım, demokrasinin olmadığını gösteren en temel gösterge medya özgürlüğüdür. Bir ülkede medya özgür değilse orada demokrasi rafa kalkmıştır. Demokrasinin rafa kalktığını söyleyen kim? İlk söyleyen ben değilim. İlk söyleyen bakın 30 Mart 2015´te, ilk söyleyen bir diktatör bozuntusu. “Parlamenter sistem artık bekleme odasına girdi” diyor 30 Mart 2015´te. “Parlamenter sistem artık bekleme odasına girdi” diyor. Yani “Ben demokrasiyi rafa aldım” diyor. “Ne demek parlamenter sistem? Ne demek milletvekilleri seçilmiş parlamentoda görev yapıyorlar? Ben onu da tanımıyorum” diyor. “Onlar artık bekleme odasında” diyor. Peki, buna ilk tepkiyi vermesi gereken kimdi? Herhalde TBMM Başkanı. “Ne demek yani siz bizim koskoca parlamentoyu bekleme odasına aldık, ne demek?” diye tepki göstermesi gerekirdi. Ama korkularından tepki göstermiyorlar. TBMM koltuğu korkacak adamların koltuğu değildir. Yürekli insanların koltuğu olmak zorundadır. O koltuk sıradan bir koltuk değildir. O koltuğun hakkını vermek gerekiyor.

TERÖR ÖRGÜTÜNE YARDIM VE YATAKLIK YAPAN AKP´DİR

Düşüncesini açıkladı diye akademisyenleri hapse atarsanız ülkede demokrasiyi yok edersiniz. Hangi gerekçeyle tutukluyorlar? Terör örgütlerine yardım etmek, onları övmek. Terör örgütüne yardım ve yataklık yapan parti AKP´dir. Bir daha söylüyorum: Terör örgütlerine, başta PKK´ya yardım ve yataklık yapan parti AKP´nin yöneticileridir. Altını çiziyorum yöneticileridir. Yani oy alıp ülkeyi yönetmek yerine PKK´ya yardım ve yataklık yapan bunlardır. Öğretim üyelerinin böyle bir şeyi yok. Açıkça söylüyoruz. Bakın, örneklerini de veriyoruz nasıl yardım ve yataklık yaptıklarına dair.

2014 yılında, bütün vatandaşlarım iyi dinlesinler, 2014 yılında PKK´nın konuşlandığı yerlerle ilgili olarak güvenlik güçleri diyorlar ki, “Bize izin verin şurada silahlı terör unsurları var onlarla mücadele etmemiz lazım.” Kaç kez yazı yazıyorlar? 290 kez. 290 yazı yazıyorlar. Silahlı unsurlar var, bu unsurlarla mücadele edilmesi lazım. Hukuk devletinde silahlı unsur olmaz devletin güçleri dışında. 282´sine “Hayır, bunlara dokunmayın” diyorlar. Kim diyor bunu? Ülkeyi yönetenler diyor. Yani AKP´nin Başbakanı ve bakanları diyor. "Dokunmayın bunlara" diyor. Bu yardım ve yataklık değil midir? Bunları tutuklayacağınıza, bunlar hakkında soruşturma açacağınıza öğretim üyelerinden ne istiyorsunuz? Onlar ellerine silah alıp dağa mı çıktılar?

Sadece bu değil.

Sadullah Ergin Adalet Bakanı, 26 Ocak 2013: “Öcalan bölgenin reel politiğini sağlıklı değerlendiriyor. Kazaen bir CHP´li böyle deseydi şimdi kıyamet kopmuştu. Söyleyen Adalet Bakanı, kendisi değerlendiremiyor, beceriksizim ben diyor ama Öcalan çok iyi değerlendiriyor diyor. Bu yardım yataklık değil de nedir Allah aşkına?

Yiğit Bulut, jöleli: “Abdullah Öcalan Türkiye´nin önünü açıyor.” Lafa bakın, Öcalan Türkiye´nin önünü açıyor. Kazaen bunu bir CHP´li söyleseydi, bir ilçe başkanımız söyleseydi yer gök inlemişti şimdi.

19 Temmuz 2013, Yasin Aktay AKP´nin Genel Başkan Yardımcısı: “Öcalan dünyanın geleceğini iyi okuyor.” Senin okumadığın yerde o okuyor demek. Evet bunu bir CHP´li söyleseydi ne demek bunlar işte görüyorsunuz terör örgütüyle bunlar sabah akşam diye 50 tane iftira atılırdı.

31 Ocak 2014, Mehmet Metiner AKP milletvekili: “Öcalan Türkiye´nin demokrasisine katkı sağlıyor.” İyi analar ağlıyor demokrasiye katkı sağlıyor. Bir CHP milletvekili bunu söyleseydi ne olurdu acaba bu ülkede?

Beşir Atalay Başbakan Yardımcısı, 7 Haziran 2014: “Öcalan´ın düşünceleri bizim de düşüncelerimiz. Türkiye Cumhuriyeti devletini kendisiyle hesaplaştırdık.” Kazaen bizim bir üyemiz bunları söyleseydi…

Efkan Ala İçişleri Bakanı, 7 Haziran 2014: “PKK ile AKP doğrudan görüşüyor.” Daha ne desin? Yardım ve yataklıkta daha bir delil mi arıyorsunuz siz? Gayet açık, gayet net AKP´yle PKK görüşüyor diyor. Kazaen CHP´yle PKK görüşüyor denseydi ne olurdu acaba ben merak ediyorum, ne olurdu acaba?

Yalçın Akdoğan, 8 Haziran 2014: “Öcalan´ın olayları okuma kabiliyeti ve tecrübesi var.” Sende olmadığına göre gidip ondan ders alıyorsun. Seni kandırıyor zaten. Şehirler silah deposuna döndürülürken sen oturuyordun orada bunlara övgü düzüyordun.

19 Ekim 2015 Orhan Miroğlu: “PKK bir terör örgütü değildir”…

Peki değerli arkadaşlarım, bunlar terör örgütlerine yardım ve yataklık değil mi? Bu bildiride bunlar var mı? Yok! Bunlar hakkında bir savcı soruşturma açtı mı?

CUMHURİYET SAVCILARINA SESLENİYORUM

Bütün savcılara sesleniyorum, ünvanında cumhuriyet olan savcılara sesleniyorum. İçinizde bir tane adam gibi adam, bir hukukçu istiyorum. Namuslu bir cumhuriyet savcısı istiyorum bunları soruşturacak. Yürekli bir adam istiyorum. Çocuklarına iyi bir miras bırakacak bir cumhuriyet savcısı istiyorum. Yardım ve yataklık yapan bir siyasal parti, terör örgütlerine yardım ve yataklık yapan bir siyasal parti Türkiye´yi yönetmeye kalkıyor. 14 yılda Türkiye´yi terör batağının içine sürükledi. Yürekli, namuslu, cesur, anasından helal süt emmiş bir savcı istiyorum. Böyle bir rezaleti Türkiye Cumhuriyeti yaşamadı. Hukukun olmadığı bir Türkiye´de yaşıyoruz. Üç akademisyeni hapse atacaksın, bütün bu rezaletlere göz yumacaksın. Böyle bir şey olamaz. Ve bu yardım yataklık yapılırken de dönemin Başbakanı çıkıp televizyonlarda “Evet” diyor “Silah depoladılar, biz de valilere talimat verdik onlara dokunmayın”… Bir değil, iki ayrı televizyon. Talimat verdik dokunmayın diye. Daha da ötesi 13 Şubat 2016´da PKK çözüm sürecinde 200 ton, yani 200 bin kilo bombayı şehirlere doldurdu. Bir savcı arkadaşın aklına gelmiyor mu acaba 200 ton bomba şehirlere yerleştirilirken bu ülkede emniyet neredeydi, istihbarat neredeydi? Sadece bunlarla olsa diyeceğiz ki, “Tamam.” Vergi daireleri kurdular. Ses çıkarmadı hükümet. Mahkemeler kurdular, kendilerine göre adalet dağıttılar. Ses çıkarmadı hükümet. Askere alma daireleri kurdular. Ailelere gittiler dediler ki, “Şu çocuğunu askere alıyoruz.” Şehirlerde, metropollerde yol kontrolleri yaptılar. Dokunmayın bunlara dediler. Bu yardım ve yataklık değil mi? Bugün gelen her şehidin sorumlusu bunlar değil mi? Bunları yapmak vatana ihanet değil mi? Bu savcılar nasıl bir eğitim gördüler? Bu savcılar cumhuriyet ünvanını hangi gerekçeyle taşıyorlar? Devletin hangi memurunun önünde cumhuriyet yazar? Sadece savcıların. Görevleri cumhuriyeti korumaktır. Bir siyasal iktidarın kölesi olmak cumhuriyet savcılarına yakışmaz. Yürekli, namuslu, cesur, hukuku, adaleti savunan cumhuriyet savcıları olması lazım. Öğretim üyesine gelince tutukluyorsun, sırtı kalın olanlara dokunmuyorsun, dokunamıyorsun, cesaret bulamıyorsun. O zaman o makamda oturmayacaksın. Oturmayacaksın, cumhuriyet unvanını da kullanmayacaksın!

Bakın, 26 Ocak 2016´da Hüseyin Çelik şunu yazıyor, “PKK ağır silahlarıyla gelip metropol bir şehre yerleşmişse, bunda kendisi için ders ve sorumluluk çıkaracak bir çok etkili ve yetkili olmalıdır” diyor. Ben söylemiyorum. Onların bir yetkilisi söylüyor. Gelip şehirlere, metropollere silah yığıyorsun herhalde bundan bir sorumlu olması lazım. Bunun bir sorumlusunun olması lazım. Göz yuman birileri var bunlar gelip bunları yaptıkları zaman.

7 HAZİRAN´DAN SONRA TERÖR BÜTÜN COĞRAFYAYI KAPSADI

Değerli arkadaşlarım, 7 Haziran seçimlerine adeta terörsüz bir ortamda girdik. Ama 7 Haziran´dan sonra terör bütün coğrafyayı kapsadı. Her tarafı. Bütün şehirlere getirdik terörü. 7 Haziran´dan sonra “Millet kaosu seçti” diye açıklama yaptılar. Yani millete güvenmediler, oylarına güvenmediler. Terörü azdırdılar, “Ya bize oy verirsiniz ya bu terör artar” dediler. “Oy verin tek başına iktidar olalım hiçbir şehit cenazesi gelmeyecek, analar ağlamayacak” dediler. “İstikrar bozulur. Bakın, bizi tek başına getirin ekonomide istikrarı sağlayacağız” dediler. Hiçbirisi olmadı.
Değerli arkadaşlarım, kendimize şu soruyu soracağız. Namuslu her vatandaşımın da kendisine sorması lazım. Bu işin sorumlusu kim? Ülkeyi bu hale kimler getirdi? Her seferinde bir düşman yaratıyorlar. Bir düşman yaratıp, kendi sorumluluklarını halkın gözünden kaçırmak istiyorlar. Her seferinde bir düşman, Hitler taktiğidir bu.

Değerli arkadaşlarım, vatandaşlarım sorsunlar, otobüs kullanan şoför de kendisine sorsun, memleketi acaba ben mi bu hale getirdim? Tarlada çalışan rençberimizde kendisine sorsun, bu memleketi ben mi bu hale getirdim? Rize´de ki, Urfa´da ki, Tekirdağ´daki vatandaşım da sorsun, çaycı da sorsun, ayakkabı boyacısı da sorsun, bu işin sorumlusu ben miyim? Yoksa bu işin sorumlusu bu ülkeyi yönetenler mi? Eğer bu işin sorumlusu bu ülkeyi yönetenlerse, o zaman hepimize görev düşüyor, bunların gitmesi lazım. Türkiye daha fazla savrulmadan bunların gitmesi lazım.
Değerli arkadaşlarım, ne yapmalıyız?

TÜRKİYE KURUCU AYARLARINA DÖNMEK ZORUNDADIR

Bir; Türkiye, kurucu ayarlarına, cumhuriyet kurulurken hangi ayarlarla kurulduysa, aynı ayarlara dönmek zorundadır. Bütün komşularıyla ve dünyayla barışık bir politika izlemelidir. Dış politikasını Türkiye 180 derece değiştirmelidir. Durup dururken ne oldu da Suriye´de böyle bir kavga çıktı? Tatil yaptığın Esad kardeşin birdenbire bir gece düşman, katil Esed oldu, neden? Millete sordun mu, neden? Hesabını verdin mi, neden?
Bakın geçen hafta Arap Birliği Türkiye´deki bürosunu kapattı. Bunların çok güvendiği Katar´ın ve Suudi Arabistan´ın da imzası var onların altında. Arap Birliği Türkiye´deki bürosunu niye kapatır? Çünkü bütün Araplar Türkiye´yi artık düşman görüyorlar.
Değerli arkadaşlarım, Suriye, Irak, İran, Rusya, İsrail, Libya, bütün bu politikaların değişmesi lazım. Kurucu ayarlarımıza dönmemiz lazım. Birinci koşul budur. Birinci koşulumuz budur.

Terör olayları öyle bir noktaya geldi ki, bir partinin tek başına aşacağı sorun olmaktan çıktı. TBMM´nin bu olaya el koyması lazım. Yine bunun sorumluluğu içinde, grup başkanvekili arkadaşlarımızla TBMM Başkanı´nı ziyaret ettik, bu düşüncelerimizi kendisiyle paylaştık. Türkiye bu yükü daha fazla kaldıramaz, parlamentonun el koyması lazım. TBMM Başkanı´nın mutlaka ama mutlaka liderlerle bir toplantı yapması lazım. Her siyasi parti liderinin sorumluluğu vardır, Türkiye´ye karşı sorumluluğu vardır. Bu sorumluluktan kimse kaçmamalıdır, kaçamaz. Çıkıp milletin önüne hep beraber, sorunu böyle çözeceğiz dememiz gerekiyor. Madem ki bu meclis Gazi Meclis´tir, madem ki bu meclis Kurtuluş Savaşı´nı yönetmiştir, terör sorununu çözmek için de yönetmeliyiz, bir araya gelmeliyiz.

TERÖR BİR ULUSAL SORUN HALİNE GELMİŞTİR

Bu mesele bir ulusal sorun haline gelmiştir, milli sorun haline gelmiştir. Görüşlerimiz farklı olabilir, farklı şeyler düşünebiliriz, ekonomide, siyasette. Ama terör konusunda bütün siyasi partilerin birlikte hareket etmesi lazım. Terör kimden ve nereden gelirse gelsin, ne söylerse söylesin, eline silah alan şiddet uygulayan bütün kurum, kuruluş kim varsa, hepsine karşı net, onurlu bir tutum sergilemek zorundayız. Bütün siyasi partilerin böyle yapması lazım. Bütün sivil toplum kuruluşlarının böyle yapması lazım. Bütün sendikaların böyle davranması lazım. Bütün meslek kuruluşlarının böyle davranması lazım. Bu ülkeyi sokakta bulmadık, 14 yıldır Türkiye´yi batağa sürüklediler, Ortadoğu batağına sürüklediler. Uygar bir Türkiye´den, Ortadoğu bataklığına sürüklenen bir Türkiye haline geldik. Kurucu ayarlar derken bunu kastediyoruz. Bu ülkeyi kuranlar, Ortadoğu´yu bizden daha iyi biliyorlardı. Neden uygar dünyanın, neden batı uygarlığının bir parçası olmak için mücadele ettiler? 1952´de Yunanistan´ın kadınlara seçme ve seçilme hakkı verdiği tarihten çok önce, 1934´lerde kadına seçme ve seçilme hakkını verdiler. Ufukları bu kadar büyüktü. Ufukları dar, bilgisi kıt, yönetim gücü olmayan bir kadronun Türkiye´yi yönettiğini görüyoruz. Üçüncü sınıf bir kadro demeye bile dilim varmıyor, üçüncü sınıf bir kadro bile değil.

DAVUTOĞLU´NA ÇAĞRI: 112. MADDEYİ ÇALIŞTIRIN

Değerli arkadaşlarım ve sorumluluk… Anayasa´nın 112. Maddesi çalıştırılmalı. Türkiye bu beladan kurtulacaksa, sorumlu olanların siyasetten ayrılması lazım, yönetim kademesinden en azından ayrılması lazım. Anayasaya sadakat yemini etmiş Sayın Davutoğlu´na sesleniyorum, Türkiye´yi bu batağın içine çeken, gerekli önlemleri almayan, zafiyeti yaratan, sorumlu kimse, yönetici anlamında sorumlu kimse ya görevden al, ya da O namusuyla ayrılsın görevden. Böyle bir erdemi göstersin. Bu erdemi göstermeyen kişinin ülkeyi yönetmeye hakkı yoktur. Erdemsizlikle, bilgisizlikle ülke yönetilemez, kabadayılıkla ülke yönetilemez.

Ve devlette liyakat sistemi, 4. önemli ayağımız devlette liyakat sistemi. İşi ehline vereceksiniz. Ehil olan yapacak o işi. Bizim partili diye getirdiniz, ülkeyi kan gölüne çevirdiniz. Liyakat esasının olmadığı bir yerde devlet olmaz arkadaşlar, devlet yönetimi olmaz. Bütün bunların hepsinin üzerinde durmak gerekiyor.

BEN TERÖRLE YAŞAMAYA MECBUR DEĞİLİM

Değerli arkadaşlarım, bize bir şey daha öğretmeye çalışıyorlar, terörle yaşamayı öğretmeye çalışıyorlar. Terörle yaşayacağız diyorlar. Kendi kanallarında söylüyorlar, kendi gazetelerinde söylüyorlar, kendi yazarları söylüyor bunları. İyi de bizim böyle bir dileğimiz, böyle bir talebimiz yok. Biz kendi ülkemizde huzur içinde yaşamak istiyoruz. Birilerinin beceriksizliğini neden halka fatura ediyorsunuz? Hangi gerekçeyle fatura ediyorsunuz? Analar ağlayabilir, yeni ölümler olabilir, bombalar patlayabilir, bunlarla yaşamaya mecburuz. Ben bu iktidarla yaşamaya mecbur değilim, ben terörle yaşamaya mecbur değilim. Ben kendi ülkemde vatandaşlarımla beraber huzur içinde yaşamak istiyorum, barış içinde yaşamak istiyorum, sokaklarında, caddelerinde, fabrikalarında, alışveriş merkezlerinde, parklarında rahat, özgür, huzur içinde gezmek istiyorum. Çoluk çocuğumla, eşimle, karımla, torunumla gezmek istiyorum. 14 yılda Türkiye´yi bu hale getirdiler. Çünkü bunların kafasında uygarlık diye bir kavram yoktur, medeniyet diye bir kavram yoktur.

Hepimize görev düşüyor, “Büyük Buluşma” yaptık, sivil toplum örgütlerini davet ettik, yöneticileri geldiler. Şunu söyledik onlara, “Bugün Türkiye´nin içinde bulunduğu koşullar hepimizin ortak sorunudur. Sorun sadece Cumhuriyet Halk Partisi´nin sorunu değildir, sorun bir Türkiye sorunudur. Eğer bu sorunu aşacaksak, hep beraber hareket etmek zorundayız. Geldiğimiz nokta budur.”

Teşekkür ediyorum değerli basın mensupları, değerli Parti Meclisi üyeleri.”









Kaynak: HABER MERKEZİ

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
Yorumunuz *
“Batmanlı üreticiye devlet desteği verilsin”
CHP Adana Milletvekili ve Batman Fahri Milletvekili Zülfikar İnönü Tümer, Tekel´in özelleştirilmesinden sonra Batmanlı tütün üreticisinin sefalete sürüklendiğini vurguladı
Esenboğa Havaalanı yolunu trafiğe kapattılar
MHP Genel Başkan adaylarının çağrısı ile kongrenin yapılacağı Büyük Anadolu Otelin önünde toplanan partililer, Ankara Esenboğa Havaalanı yolunu trafiğe kapattı.
Meral Akşener, Yargıtay´a seslendi
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan adayı Meral Akşener, Yargıtay´a seslenerek, "Derhal bu kaosu, hukuksuzluğu gidermelisiniz" dedi.
Sinan Oğan: ‘Görende zannedecek ki 3. Dünya Savaşı çıkıyor´
MHP Genel Başkan Adayı Sinan Oğan, kurultay konusunda şunları söyledi: “Adalet Bakanı bu işin tam orta yerindedir ve Adalet Bakanının bu anlamda adaleti katlettiğine şahit oluyoruz. Biz bugün burada MHP´nin tüzüğünün bir maddesini değiştirmek istiyoruz. Görende zannedecek 3. Dünya Savaşı çıkıyor.”
Elitaş: ‘Milletvekili sıfatlı hainler´
Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, dokunulmazlık teklifi üzerinden HDP´li vekillere sert eleştirilerde bulundu. Elitaş, "Milletvekili sıfatlı hainleri yargının önüne götürmek için millet kararını verecek" dedi.
Meral Akşener: ´Gelmeden gitmeyiz´
MHP Genel Başkan Adayı Meral Akşener, "Hukuki olarak burada bulunmanın en azından bu arkadaşlarımız açısından onların hukuki olarak suç işlemesinin önüne geçen valinin ve İçişleri Bakanının sorumluluk alarak imzaladığı talimat metnini görmek durumundayız. Aksi olduğu takdirde parmaklarımı demir korkulukların arasından çıkarmayacağım" dedi.
“Üretici destek bekliyor”
CHP Adana Milletvekili Zülfikar İnönü Tümer, İlçe Başkanı Erkan Karaoğlu ile birlikte Tufanpaşa, Gaziköy, Kamışobası, Ayşe Hoca, Çukurköprü, Dilekkaya, Tılan ve Hacıbeyli mahallelerinde vatandaşlarla buluştu
MHP´ de Kurultay Krizi
MHP´de yaşanan kurultay tartışması devam ediyor. MHP genel başkan adayları Koray Aydın, Meral Akşener, Sinan Oğan ve Ümit Özdağ kurultayın yapılmak istendiği Büyük Anadolu Oteli önüne geldi.
KILIÇDAROĞLU: “KANLI PAZARDAN BU YANA KAN DÖKÜYORSUNUZ”
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TOBB´da dile getirdiği sözlerinin arkasında olduğunu belirterek, “Kan dökmek sizin geleneğinizde var, kanlı pazardan bu yana kan döküyorsunuz" dedi
SÜMEYYE ERDOĞAN´IN DÜĞÜNÜNDEN İLK GÖRÜNTÜLER
Recep Tayyip Erdoğan´ın kızı Sümeyye Erdoğan´ın Selçuk Bayraktar ile hayatını birleştirdiği düğün töreninden ilk görüntüler davetliler tarafından sosyal medyada paylaşıldı.
‘TÜRKİYE´Yİ KAOS YARATARAK YÖNETEN AKP´NİN KENDİSİDİR”
CHP Adana İl Başkanı Ayhan Barut, AKP İl Başkanı Fikret Yeni´nin açıklamalarına yanıt verirken, “Diktayı demokrasi diye yutturamayacaksınız; CHP´liler canları, kanları pahasına Cumhuriyet´i koruyacak,” dedi
MHP´Lİ MUHALİF ADAYLAR: “KONGRE SALONUNDA HAZIR OLACAĞIZ!”
MHP´li genel başkan adayları Meral Akşener, Sinan Oğan, Ümit Özdağ ve Koray Aydın, MHP´deki kurultay sürecine ilişkin ortak açıklama yaptı ve 4 aday, kongre günü salonda hazır olacaklarını duyurdu.
AKŞENER: “BUNDAN SONRASINI SUÇ İŞLEYENLER DÜŞÜNSÜN”
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan adayı Meral Akşener, "Yarın bu salona 4 aday dün aldığımız karar neticesinde geleceğiz. Bundan sonrasını suç işleyenler düşünsün delege de burada Ankara´da" dedi.
“İLKÖĞRETİM OKULLARINDA TÜRBAN MI TAKILIYOR?”
CHP Adana Milletvekili İbrahim Özdiş, okul öncesi ve ilköğretim kurumlarında kılık kıyafet yönetmeliğinin ihlal edildiği iddialarını TBMM gündemine taşıdı.
Barut eski il başkanlarıyla el ele
Eski il başkanları CHP iktidarı için bir arada “Türkiye´yi karanlığa teslim etmeyeceğiz” “Karanlıktan çıkmak için CHP´yi iktidar yapacağız” Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana İl Başkanı Ayhan Barut ve İl Başkan Yardımcısı Yüksel Karaaslan, eski il başkanlarıyla ikinci kez bir araya gelip, görüş alışverişinde bulundu.
AKP İL BAŞKANININ HEDEFİNDE ‘MUHALİF BELEDİYELER´ VARDI
AKP Adana İl Başkanı Fikret Yeni, “Başkanlık sistemi kanlı olur” diyen CHP liderine de tepki göstererek “Aslında bu ifade bir şeyin çığırtkanlığı idi. Kendilerince ülkeyi kaosa sokmak istiyorlar” dedi.
“Tiyatro ve bale de yasaklanacak mı?”
CHP Adana Milletvekili Zülfikar İnönü Tümer, Kastamonu Belediye Başkanı´nın anlaşılmaz tutumunu İçişleri Bakanı´na sordu
CHP´Lİ GÖK: “AKP MECLİSİ ÇALIŞTIRMADI, TBMM´NİN ÇALIŞMA DÜZENİNİ BOZDU”
TBMM Genel Kurulu´nun kapanması üzerine CHP´li Gök, “ Meclisi çalıştırmakla yükümlü iktidar partisidir. Biz denetim hakkımızı sonuna kadar kullanırız,” derken AKP Grup Başkanvekili İnceöz, “Meclis Başkanvekili görevini ifa ederken iç tüzüğe uygun tavır sergilemesi gerekirdi” diye konuştu
CHP´Lİ TEZCAN: “PATRONLU REJİMİN KÖLELERİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ”-
CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, Kemal Kılıçdaroğlu hakkında başlatılan soruşturmaya tepki gösterdi ve CHP Genel Başkanınn tarihi öneme sahip bir uyarı yaptığını söyledi .
AKP kulislerinde Binali Yıldırım ön plana çıktı
Hürriyet gazetesinden Abdulkadir Selvi´nin AK Parti kulislerinden aktardığı bilgiye göre Binali Yıldırım başbakan olacak diyenlerin oranı yüzde 90.
Kılıçdaroğlu´nun ´kan´lı sözlerine cevap verdi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Başkanlık sistemini bu ülkede kan dökmeden gerçekleştiremezsiniz” diyen ana muhalefet partisi lideri Kılıçdaroğlu´nu sert sözlerle eleştirdi.
“AKP´nin Yeni Hedefi İlkokullar”
“AKP´nin Yeni Hedefi İlkokullar”
Eğitim Sen Adana Şubede gerçekleştirilen basın açıklamasına çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum kuruluşların temsilcierin katılımıyla gerçekleştirildi, Yolsuzluk ve Türban da AKP´nin Yeni Hedefi İlkokullar konulu basın açıklamasını Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Ahmet KARAGÖZ gerçekleştirmiştir.
KILIÇDAROĞLU´NA ‘KAN DÖKMEDEN´ SÖYLEMİ İÇİN SORUŞTURMA
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu´nun "Böyle başkanlık sistemini bu ülkede kan dökmeden gerçekleştiremezsiniz" sözleriyle ilgili soruşturma başlattı.
MHP´Lİ YILMAZ: “YARGITAY KARAR VERMEDEN KONGRE TOPLANAMAZ”
MHP´Lİ YILMAZ: “YARGITAY KARAR VERMEDEN KONGRE TOPLANAMAZ”
MHP Adana Milletvekili ve TBMM Grup İdare Amiri Seyfettin Yılmaz, Yargıtay´ın karar vermeden kurultayın toplanamayacağını ileri sürdü.
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
EKONOMİYE BAKIŞ
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
BELEŞ SİNEMADA FİLM ATLATILIRDI
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
BİZ DEVLET BAŞKANLIĞI MODELİNDE YAŞADIK
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
***DERGİCİ LİSELİLER***
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
“ LAİKLİK,ADAM OLMAK DEMEKTİR.”
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
KURTULUŞ SAVAŞI GÜNLERİ (7)
Ahmet  DUMAN
Ahmet DUMAN
Siyaseti Kendi Geleneğine Göre Yapmak…
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
İÇİ BOŞ LAİKLİK YETMEZ
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
17 NİSAN ‘´KİTAP HEDİYE GÜNÜ´´
Cihat OVALI ADANA´DA FUTBOL
Cihat OVALI ADANA´DA FUTBOL
TEZCANLILIK
İlhan ALPER
İlhan ALPER
DÜŞÜNDÜREN BAŞLIKLAR
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
8 Mart Çalışan Kadınlar Günü Kutlu Olsun
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
CHP SOLDA (MI?)
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
CUMHURİYETİ YAŞATACAĞIZ.
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
“ARTIK MECLİS VAR !”
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
ETEM ÇALIŞKAN SANAT GÜNLERİ
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Toprağa Yüzünü Çeviren Şair: Fettah Köleli
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
TOPLUMSAL UZLAŞMA VE EĞİTİM
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
Savaş, Çocuk ve ´Çok Güzel Bir Anne´
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
HUKUKSAL YAPTIRIMI OLMAYAN MAHKEME : BERTRAND RUSSEL MAHKEMESİ
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
TÜRKİYE ÜZERİNE KURULAN OYUN
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Yaşananlara Değer miydi?
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
ÇOK SAHİPLİ, İKİ TARAFLI HABER ELEMANI: MECİD SUCAİ
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ÇAY DEYİP GEÇMEYİN..
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
DÜZİÇİ
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
İLAN
İLAN
BASIN ADN:318756/859 www.bik.gov.tr
SDH VE SFP MODÜL ALINMASI İŞİ
SDH VE SFP MODÜL ALINMASI İŞİ
BASIN ADN:333736/851 www.bik.gov.tr
KAMULAŞTIRMA İLANI
KAMULAŞTIRMA İLANI
BASIN ADN:332704/843 www.bik.gov.tr
ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SORUMLULUĞUNDA BULUNAN KOMPANZASYON TESİSLERİNİN YENİLENMESİ
ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SORUMLULUĞUNDA BULUNAN KOMPANZASYON TESİSLERİNİN YENİLENMESİ
BASIN ADN:319427/781 www.bik.gov.tr
ÇUKUROVA DR AŞKIM TÜFEKÇİ DEVLET HASTANESİ MUTFAK PERSONEL ASANSÖRÜ YENİLEME İŞİ
ÇUKUROVA DR AŞKIM TÜFEKÇİ DEVLET HASTANESİ MUTFAK PERSONEL ASANSÖRÜ YENİLEME İŞİ
BASIN ADN:320811/776 www.bik.gov.tr
YÜREĞİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN İLAN
YÜREĞİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN İLAN
BASIN ADN:307965/769 www.bik.gov.tr
İNCİRLİK 10 TANKER KOMUTANLIĞI TÖREN ALANI DÜZENLENMESİ
İNCİRLİK 10 TANKER KOMUTANLIĞI TÖREN ALANI DÜZENLENMESİ
BASIN ADN:319973/768 www.bik.gov.tr
ÇÜ ZİRAAT FAKÜLTESİ DEKANLIĞI SARF MALZEME
ÇÜ ZİRAAT FAKÜLTESİ DEKANLIĞI SARF MALZEME
BASIN ADN:320860/760 www.bik.gov.tr
İLAN T.C. ADANA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
İLAN T.C. ADANA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
BASIN ADN:319960/759 www.bik.gov.tr
İLAN T.C. ADANA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
İLAN T.C. ADANA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
BASIN ADN:319960/759 www.bik.gov.tr
ADANA  3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
ADANA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
BASIN ADN:319914/747 www.bik.gov.tr
TAŞINIRIN AÇIK ARTIRMA İLANI
TAŞINIRIN AÇIK ARTIRMA İLANI
BASIN ADN:317572/739 www.bik.gov.tr
ADANA 19.ASLİYE CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNDEN
ADANA 19.ASLİYE CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNDEN
BASIN ADN:314029/731 www.bik.gov.tr
T.C. ADANA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
T.C. ADANA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
BASIN ADN:314029/729 www.bik.gov.tr
T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI  DUYURU
T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI DUYURU
BASIN ADN:312928/696 www.bik.gov.tr
BİLGİSAYAR ( SERVER) VE SERVER YAZILIMI SATIN ALINACAKTIR
BİLGİSAYAR ( SERVER) VE SERVER YAZILIMI SATIN ALINACAKTIR
BASIN ADN:310476/684 www.bik.gov.tr
TAŞINIRIN AÇIK ARTIRMA İLANI
TAŞINIRIN AÇIK ARTIRMA İLANI
BASIN ADN:308721/673 www.bik.gov.tr
TIBBİ CİHAZ SATIN ALINACAKTIR
TIBBİ CİHAZ SATIN ALINACAKTIR
BASIN ADN:303384/652 www.bik.gov.tr
HURDA MALZEME SATIŞ İŞİ İHALE İLANI
BASIN ADN:300506/645 www.bik.gov.tr
HURDA MALZEME SATIŞ İŞİ İHALE İLANI
BASIN ADN: 300506/628 www.bik.gov.tr
DOLAR
2.9587
EURO
3.3569
ALTIN
0
BIST
0
 
E-Gazete
16.05.2016
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
e gazeti 2
16.05.2016
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
PTT. 1. LİG

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg