DÜŞÜNCE - SANAT VE TOPLUM 23.12.2021 12:27:00 728 0
  • BIST 100

    2.439%-0,49
  • DOLAR

    16,2057% -0,88
  • EURO

    17,4561% -0,59
  • GRAM ALTIN

    967,83% -0,49
  • Ç. ALTIN

    1596,9195% -0,49

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.Trabzonspor 38 23 3 12 33 81
2.Fenerbahçe 38 21 7 10 35 73
3.Konyaspor 38 20 10 8 21 68
4.Başakşehir FK 38 19 11 8 20 65
5.Alanyaspor 38 19 12 7 9 64
6.Beşiktaş 38 15 9 14 8 59
7.Antalyaspor 38 16 11 11 7 59
8.Fatih Karagümrük 38 16 13 9 -5 57
9.Adana Demirspor 38 15 13 10 13 55
10.Sivasspor 38 14 12 12 2 54
11.Kasımpaşa 38 15 15 8 10 53
12.Hatayspor 38 15 15 8 -4 53
13.Galatasaray 38 14 14 10 -2 52
14.Kayserispor 38 12 15 11 -7 47
15.Gaziantep FK 38 12 16 10 -8 46
16.Giresunspor 38 12 17 9 -6 45
17.Çaykur Rizespor 38 10 22 6 -27 36
18.Altay 38 9 22 7 -18 34
19.Göztepe 38 7 24 7 -37 28
20.Yeni Malatyaspor 38 5 28 5 -44 20
21.Denizlispor 40 6 24 10 -39 28
  • Pazar 36 ° / 21.2 ° Açık hava
  • Pazartesi 36.9 ° / 19.8 ° Açık hava
  • Salı 35.8 ° / 20.1 ° Bulutlar

Hülya SOYŞEKERCİ

ONAT KUTLAR’IN DENEME TADINDAKİ MEKTUPLARI

“YETER Kİ KARARMASIN…”

Onat Kutlar, incelikli bir şair, nitelikli bir öykücü ve başarılı bir sinemacı olmasının yanı sıra, toplumsal kırılma noktalarındaki insani dramlar karşısında onurlu bir direniş sergileyen duyarlı bir aydın olarak da belleklerde yaşamayı sürdürüyor. Onun, Yeter ki Kararmasın…adıyla yayımlanan mektuplarında ülkemiz aydınının yazıyla direnişine tanık oluyor; 1982-1984 yıllarında yazılan bu mektuplarda 12 Eylül sonrası toplumsal karanlığa karşı umudu ve inancı ayakta tutan, kaynağını sağlam bir felsefeden alan içsel direnişi; duygulanarak, düşünerek ve düşlerle geleceğe uzanarak okuyoruz her sayfada.

Kitabın birçok yerinde sanat ve edebiyat eserlerine, yazar ve şairlere selam gönderiliyor; eserlerden alıntılar yapılıyor. Onat Kutlar, içten selamlarını, dünya tarihinde zorbalığa, baskıya, zulme, darbelere karşı sanatın, yazının o derin ve güçlü sesiyle direnen, sanatın ölümsüzlüğüne sarılan Neruda, Lorca, Eluard gibi özgürlük tutkunlarına gönderiyor. Şiirin sonsuz gücünün zorbaları nasıl sildiğini gösteriyor tarih sayfalarından.

Adını Nâzım’ın bir dizesinden alan bu özgün kitabın anahtar sözcükleri; umut, onur, insan, yaşam ve özgürlük. Onat Kutlar, her mektupta umudu biraz daha çoğaltmayı, yüreklerdeki ışığı canlı tutmayı başarıyor. Yazar, mektupların çoğunu o karanlık dönemde mahkûm olup özgürlüğü kısıtlanmış aydın ve sanatçı dostlarına hitaben kaleme almış. Derin bir kültür, sanat ve edebiyat bilgisiyle, özgün ve özgür yorumlarla dolu olan bu yazılar, mektup biçiminde yazılmış birer deneme niteliğinde.

Onat Kutlar, dönemin toplumsal olaylarını, aydınların tutsak edilmelerini, kimilerininse değişip zamana uymalarını işleyerek o yıllara tarihsel bir not düşüyor. Yazar, olgu ve durumlara eleştirel perspektiften bakıyor; eleştirilerini çoğu zaman simgesel dil üzerinden incelikle, şairce gerçekleştiriyor; bazen ironinin çarpıcı etkisinden yararlanıyor. Alçak sesli ama etkili eleştiriler getiriyor yaşanan döneme. Mektuplarda darbe dönemlerinin ağırlığı, sürgünler, kaçışlar, hapisler, işkence ve idamlar yerel ve evrensel düzlemde ele alınıyor.

Alacakaranlık dönemlerde duyarlı bir aydının sığınağı yazıdır; sanatın insana umutlar, düşler sunan evrenidir. Yazıyla direnir aydın; düşünceleri tutsak edilemez zorbalarca. Mektuplarda görüyoruz ki, Onat Kutlar yaşanan her acıyı yüreğinin tam ortasında hissetmektedir. Dostları tutukludur, sürgündür, kayıptır. İçeridekiler kadar dışarıdakiler de suskundur. Her toplumsal olaya direnişçi sesleriyle katılan devrimci gençler kaybolmuştur. İşkenceler, idamlar kol gezer ülkede. Yaşamı ölüm gerçeği kuşatır; küller yağar maviliklere. Bu dönemlerde içeride ya da dışarıda, okudukları ışık olur insana. Yaşam deneyimlerinden umutlara, düşlere ve yepyeni bir geleceğin kurgularına ulaşır insan; “yeter ki kararmasın” yüreği, yeter ki tükenmesin umudu. Onat Kutlar, mektuplarında öykü tadında düşlere, kurgulara da yer veriyor. Uzak coğrafyaların izini sürüyor sayfalarda. Her mektup umudun sesi, özgürlüğün yankısıyla sona eriyor. Bazı mektuplar düşle gerçeğin karmaşasından büyülü gerçekliğe ve Marquez’in dünyasına uzanıyor.

İçeride onurla direnen dostlarına seslenen Onat Kutlar, tarihten örneklerle insanlığın kültür birikiminin gücünü ve yok edilemezliğini gösteriyor. Franko dönemi İspanya’sına; Şili’deki darbe günlerine uzanarak ülkemizde yaşanan o zor günlerle paralellik kuruyor. Allende’nin, Neruda’nın direnişinin ardındaki gizemi, Lorca’nın idama gülümseyerek gidişini hüzünle anlatıyor, yasemin dallarıyla simgelenen umudun her şeye karşın yüreklerde çiçek açmasını dillendiriyor. Onat Kutlar toplumsal durum ve olguları daha etkili biçimde ifade etme, daha incelikli tarzda yazma amacıyla simgelere başvuruyor; simgesel dilin evrensel anlam olanaklarını çoğaltıyor. Çürüyen yosunların kokusunun yasemin kokusunu bastırmasını okurken, bunların toplumsal alandaki göstergelerine açılıyor; toplumsal çürümenin tüm güzellikleri nasıl yok ettiğini düşünüyoruz ince, şiirsel bir dilin dokunaklı anlamlarıyla. Yazar, dönemin koşullarında değişenleri Gregor Samsa misali böceklere benzetiyor; masumiyet ve vicdanını teslim etmiş olanlardan birine seslendiği mektubunda Kafkaesk öğelerle, ince bir ironiyi simgesel biçimde ifade ederek iktidar odaklarına kapıkulu olma süreçlerini gösteriyor.

Darbe sonrası dönem yeni sosyoekonomik sistemini, yeni insanını, yeni değerlerini tesis etmeye başlamıştır; Onat Kutlar bu durumdan duyduğu rahatsızlığı sıklıkla dile getirir. Yaşamda eksik bir şey vardır; o da özgürlüktür. Tutukluları bekleyen kadınlar; analar, eşler, sevgililer de vardır mektuplarında. Özgürlük ve umudu yediveren güller gibi anlatır yazar; beklenen bahar gelecektir.

Onat Kutlar, bir idam mahkûmunun hücresine kadar girer, orada ölümle yaşamın tanıklığına ortak eder bizleri. Bunu düşsel bir kurgu içinde verir. İşkencelerin, tutukevlerinin üzerinden geçen müzik, idam mahkûmunun hücresine gelince susar. Yazar, duyarlılıkla dinler mahkûmun ayak seslerini; bu adımlar yürek atışı gibidir; yaşamla ölüm iç içedir orada.

Bu mektupların aradan otuz beş yıldan fazla bir süre geçmiş olmasına rağmen günümüzde etkisini sürdürdüğünü görüyor; tümünün, insanlığın sonsuz özgürlük arayışında yüreklere, vicdanlara ışık olmaya devam edeceğine inanıyorum. Çünkü Albert Camus’nün de belirttiği gibi “edebiyat olan yerde umut vardır.”

(*) Onat Kutlar, Yeter ki Kararmasın, YKY, 2012

 

Haber Kaynak : ÖZEL HABER


Öykü: İlknur Güneylioğlu Şengüler

SÖYLEŞİ: AYŞEGÜL DİNÇER

Söyleşi: Ebru Yavuz

Söyleşi: Didem Gökçay 

SÖYLEŞİ: BETÜL ERDOĞAN

Şiir: Levent Karataş

GÜLSER KUT ARAT

Öykü: Recep Nas  

Söyleşi: Demet Duyuler

MUSTAFA GÜNAY

Turgut BAĞIR

ŞİİR: ŞAHİN TAŞ  

Söyleşi: Demet Duyuler

BİR RESSAM VE BİR TABLO: SEYHAN ASLAN HANOTTE

ÖYKÜ: ELİF DERVİŞ

KİTAP İNCELEME: MELTEM KOFOĞLU

DENEME: BEHİYE H. MALKOÇ

SÖYLEŞİ: DUYGU HARMANCI KARAGÜLLE

ADANA BİLGE KAĞAN İLKOKULU 4/D SINIFI ÖĞRENCİLERİNDEN ÖYKÜLER

Şiir: Mustafa Suphi

Mehmet BİNBOĞA