DÜŞÜNCE - SANAT VE TOPLUM 30.12.2021 13:19:00 835 0
  • BIST 100

    2.439%-0,49
  • DOLAR

    16,2057% -0,88
  • EURO

    17,4561% -0,59
  • GRAM ALTIN

    967,83% -0,49
  • Ç. ALTIN

    1596,9195% -0,49

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.Trabzonspor 38 23 3 12 33 81
2.Fenerbahçe 38 21 7 10 35 73
3.Konyaspor 38 20 10 8 21 68
4.Başakşehir FK 38 19 11 8 20 65
5.Alanyaspor 38 19 12 7 9 64
6.Beşiktaş 38 15 9 14 8 59
7.Antalyaspor 38 16 11 11 7 59
8.Fatih Karagümrük 38 16 13 9 -5 57
9.Adana Demirspor 38 15 13 10 13 55
10.Sivasspor 38 14 12 12 2 54
11.Kasımpaşa 38 15 15 8 10 53
12.Hatayspor 38 15 15 8 -4 53
13.Galatasaray 38 14 14 10 -2 52
14.Kayserispor 38 12 15 11 -7 47
15.Gaziantep FK 38 12 16 10 -8 46
16.Giresunspor 38 12 17 9 -6 45
17.Çaykur Rizespor 38 10 22 6 -27 36
18.Altay 38 9 22 7 -18 34
19.Göztepe 38 7 24 7 -37 28
20.Yeni Malatyaspor 38 5 28 5 -44 20
21.Denizlispor 40 6 24 10 -39 28
  • Pazar 36 ° / 21.2 ° Açık hava
  • Pazartesi 36.9 ° / 19.8 ° Açık hava
  • Salı 35.8 ° / 20.1 ° Bulutlar

Öykü: Eylül Okay

DEDİĞİN

Zil çalıyor. Öğrenciler izin almadan paldır küldür sınıftan çıkıyor.

Küçük bahçeli bir okul burası. Farklı yaşlarda liseli kız öğrenciler merdivenlerden inerken iki yanımdan geçiyor. Öğretmenler odasındaki şahsi dolabıma kitaplarımı bıraktıktan sonra çıkacağım.

Son sınıf öğrencileri Müdür Yardımcısına gönderme yaparak gülüşüyorlar:

 -Yusuf Hoca kızmıyor mu Hocam sizin çoraplarınıza?

Sabah ne giydiğimi unutmuş çoraplarıma bakıyorum. Pembe mus.

Öğretmenler odasının olduğu koridorun sonunda Müdür Bey bekliyor. Trafik polisi gibi öğrenciler arasından öğretmenleri ayrıştıran birel hareketiyle bana odasını işaret ediyor.

-Buyurun Hoca’nım.

Dilinde bekleyen acıhaberi işaret eden bir ifade var yüzünde. O bilmez de annem hasta. Endişeleniyorum.

“Mehmet Hoca,” diyor, “Bahçesindeki artezyen motorunu tamir etmeye çalışırken elektriğe kapılmış.”Kötü haber. Annemden olmadığı için ferahlıyor, ferahladığım için suçluluk duyuyorum. Sonra “Öğrencileri duymasın diye gizliverilen bu haber karşısında hepimiz metanetli olmalıyız tabii.” diye düşünüp teselli oluyorum. Küçükler ne de olsa. İlkokul 3. sınıf.

Öğretmenlere tek tek uğruyor ölüm haberi. Okul dağıldığı için Mehmet Hoca hakkında yeterince konuşamadan,onu son gördüğümüz anlardan ve iyiliklerinden bahsedemeden, dün gece görülen rüyaları ölüme yormadan evlerimize gidiyoruz.

Okulun en yaşlı öğretmenlerinden Mehmet Hoca. Onunla aynı serviste gidip geliriz.

Bugün serviste yok.

Öğrencilerin branş dersleri olduğu için öğleden sonra okuldan ayrılıp bahçesine gitmiş işte. Biz, Kara pürçek'ten, Pursaklar’ın sokaklarından geçerken tek kişilik ön koltukta şoförün yanında, hep oturduğu yerde sanki. Öyle ki yüzü bana dönük, şoförle arasındaki boşluktan yine benimle konuşuyor. Dudaklarından sarkıp vıcır vıcır ağzının içine doluşmuş,sigaradan sararmış bıyıklarının hareketiyle anlatıyor. Kaçıncı kez anlattığını unutarak. Beyaz saçlarının gözlük sapları altında kıvrıldığını, avukat kızından bahsetmesinin gururu dışında konuşurken hareketsizkalan kaşlarının bu defa bakışlarına ciddiyet kattığını; hatta bedeninin elektriğe kapıldığını, öldüğünü unutarak.

-Hoca’nım neden kargalara bile kalmayan dünyaderler bilir misin?

Sözlerine kıymet verir, üzerinde düşünür, aklımda tutarım. O bilmez.

–Neden hocam?

-Çok yaşar bu kargalar. Yüz yıl. Bilgelikleriyle insanoğlu nako’mazlar dünyayı. Zekidir hem keratalar.Hakları ellerinden alınırsa düşmanlık beslerler. Akıllarında tutarlar kinlerini. Rahat vermezler sonra. Bir de sevdiler mi... Bir o kadar da vefalıdırlar, diyor.

Sonraki gün öğrencilerinin de katıldığı cenazede avukat kızı hiç ağlamıyor. Çocuklar ve kırk yaşlarındaki Down Sendromlu oğlu dışında pek ağlayan da olmuyor. Mezar satın alınmıyor. Bahçesine gömülmek istemiş. Bu yıl fidelerinin olgunlaştığını göremediği bahçesine.

Cenazeden iki hafta sonra nöbetçi öğrenci dersi bölerek imza sirküsü dolaştırıyor sınıflarda.

Değerli Öğretmen Arkadaşlarım,

Okul yönetimi olarak aşağıda belirtilen hususlara hassasiyetle uyulması gerektiğini bir kez daha hatırlatır, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

1.Kılık kıyafet yönetmeliğine uyulması,  öğretmenlerimizin jeanpantolon giymemeye özen göstermesi,

2.Renkli çorap giyilmemesi,

3.Araçların okul bahçesine park edilmemesi,

4. ...

İmzalıyorum.

Çoraplarım antik çağlardan kalma bir renk. Siyah.

Oysa sınıfa gelirken dikkat ettim, nöbetçi öğrencinin çorapları pembe mus. Eski öğrencimiz. İlkokul yıllarından beri bizimle.

İmzaladığım kağıtları alırken “Müdür yardımcısı bir de bu defteri getirmemi istedi,” diyerek Mehmet Hoca’nın ailesine iletilmek üzere, onu sevenler olarak hazırladığımız, kendisini anlatan ufak tefek notlardan oluşan defteri uzatıyor.

-Sen yazdın mı bir şeyler? diyorum.

İzinle benden geri aldığı defterde kendisine ait sayfayı, hiç kapatmamış gibi kolayca buluyor. Mürekkebi kurumadan kapattığı için karşı sayfaya mavilik bulaştırmış. Baş parmağı ile sayfasını işaretleyip sedef kaplamalı defteri avuç içinde bana uzatıyor.

İlkokul öğretmeni Mehmet Hoca’dan öğrendiğiel yazısı dalgalanarak bir satıra yayılmış.

“Çocuklar Biliyor Musunuz? Neden Kargalara Bile Kalmayan Dünya Derler?”

Konuyu anlatmak için oturduğum kürsüde, dalıp gittiği yerden gözlerimi alıp kızın gözlerine bakıyorum.

Gülümsüyor. 

Haber Kaynak : ÖZEL HABER


Öykü: İlknur Güneylioğlu Şengüler

SÖYLEŞİ: AYŞEGÜL DİNÇER

Söyleşi: Ebru Yavuz

Söyleşi: Didem Gökçay 

SÖYLEŞİ: BETÜL ERDOĞAN

Şiir: Levent Karataş

GÜLSER KUT ARAT

Öykü: Recep Nas  

Söyleşi: Demet Duyuler

MUSTAFA GÜNAY

Turgut BAĞIR

ŞİİR: ŞAHİN TAŞ  

Söyleşi: Demet Duyuler

BİR RESSAM VE BİR TABLO: SEYHAN ASLAN HANOTTE

ÖYKÜ: ELİF DERVİŞ

KİTAP İNCELEME: MELTEM KOFOĞLU

DENEME: BEHİYE H. MALKOÇ

SÖYLEŞİ: DUYGU HARMANCI KARAGÜLLE

ADANA BİLGE KAĞAN İLKOKULU 4/D SINIFI ÖĞRENCİLERİNDEN ÖYKÜLER

Şiir: Mustafa Suphi

Mehmet BİNBOĞA