
Diyanet İsleri başkanının ve bazı imamların Atatürk’e hakarete varan konuşmaları ve yok saymalarına cevaben bir şeyler yazmak istedim ama bu cevabı Atatürk’ün ağzından vermenin daha doğru olacağını düşündüm.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ 1. DÖNEM
3. Yasama Yılı Açış Konuşmaları
1 Mart 1922
BAŞKAN MUSTAFA KEMAL PAŞA HAZRETLERİ- Efendiler, bugün ikinci yasama yılını tamamlayarak üçüncü yasama yılına giriyoruz. Bu erişimden dolayı BÜYÜK TANRIYA ŞÜKÜRLER EDERİM.
(Konuşmasına bu sözlerle başlayan Atatürk bir çok konuya değindikten sonra diyanet hakkında da konuşur)
Şeri’ye Vekâletimizin (Din işlerini yürüten bakanlık) yıllık çalışmalarını büyük bir önemle inceledim. Varılan sonucu takdire layık buldum. Teşekkür ve tebrik ederim. Din işlerinin yürütülmesi konusunda görüş açıklamaya aslında gerek yoktur. Çünkü bu konu Kur’an ile açıklık kazanmıştır. Yalnız akla gelebilecek olan bir noktayı söylemeden geçemeyeceğim.
Efendiler,
Camilerin kutsal minberleri halkın ruhani, ahlâki gıdalarına en yüksek, en verimli kaynaklardır.
Bu nedenle camilerin ve mescitlerin minberlerinden halkı aydınlatacak ve yol gösterecek kıymetli hutbelerin içeriğinin halkça anlaşılır olmasını sağlamak yüce Şeri’ye Vekâletinin görevidir.
Minberlerden halkın anlayabileceği dille ruh ve bilince hitap olunmakla İslam toplumunun vücudu canlanır, zihni saflanır, imanı kuvvetlenir, kalbi cesaret bulur.
Fakat diğer yandan, hutbeyi yapanların sahip olmaları gereken bilimsel nitelik, özel yeterlilik ve dünyadaki olayların durumunu anlama yeteneği önem taşımaktadır.
Bütün vaiz ve hatiplerin bu bilince yararlı olacak surette yetiştirilmesine Şeri’ye Vekâletinin güç harcayacağını umarım.
Evet Atatürk böyle söylüyor.
Acaba TBMM Başkanı, bu tutanakları Diyanet Başkanına ve imamlarına okumak istemez mi?
Cumanız hayırlara vesile olsun efendim.

