RESSAM MEHMET ALAGÖZ, ‘GÖÇ VE GÖÇMENLİĞİNİN RESİMSEL HALLERİ İLE´ ADANA´DA
Göçmen alienin durumunu, yakın çevreyi de göz önünde tutarak, Almanya´daki misafir (yabancı) işçinin resimsel anlatımını öne çıkaran yapıtları ile Mehmet Alagöz 3-12 Ekim tarihlerinde Adana Büyükşehir Belediyesi 75. Yıl Sanat Galerisinde açacağı sergi ile sanatseverlerle buluşacak
Tarih: 28.9.2016 21:58:15/ 3322okunma / 0yorum

Adıyaman Üniversitesi´nde geçtiğimiz Ağustos ayından itibaren Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Başkanı olarak da görev yapmakta olan Profesör Mehmet Alagöz ile sergi öncesi sanat görüşü ve yapıtlarının temaları ile ilgili bir söyleşi yaptık.

35 yıl Almanya´da yaşayan ve bu süre içerisinde figüratif resimlerinin ana temasını göç ve göçmenlik oluşturan Ressam Alagöz çalışmalarını şu sözlerle özetledi Söyleşisinin sonunda:

1978 yılından itibaren kendi portrelerimin yanı sıra içinde olunan durumu da görselleştirmeye çalışan resimler yapıldı. 1982 yılında Almanya´da yapılan ve bu sergide gösterilen “Bavullar Üzerinde Aile (Gastarbeiter)” adlı resim sonradan Almanya´ya olan dış göçün “ilk yılları” adlı dönemi kapsayan resimlerdendir. Ünlü Ressam Paul Klee “sanat görünmez gerçekliği görünür kılmaktır.” der. O yıllarda Misafir İşçiler arasındaki geçerli görüş  “ben nasıl olsa birkaç yıl sonra Türkiye´ye döneceğim!” idi. Sanki yıllarca bavullar üzerinde oturuyor gibi oldular ve büyük çoğunluk buradaki hayatta hiçbir şeye karışmak istemediler. Bu dönemde ve günümüze kadarki yıllarda yapılan çalışmalar, temelde günlük hayatta ne? ve kim? olduğunu fazla sorgulamadan geçip giden zamandaki görünmez gerçekleri görsel kılmanın tuval üzerine yansıtılmış çaba ve hallerindendir.”

Alagöz´ün gazetemizin sorularını yanıtladığı Söyleşi şöyle:

/resimler/2016-9/28/2212146147330.jpg

YENİ ADANA -  Sanattan uzaklaşan bir toplumu sanat ile yeniden buluşturmak için sizce neler yapmalı?

ALAGÖZ- Soruya genel anlamda sanat yerine kendi alanım olan resim sanatı ile sınırlayarak cevap vermek isterim.

Resim sanatına (buna heykeli de eklemek lazım) tarihsel süreç içerisinde pek de yakın olmamış bir toplumu bu sanat(lar) ile buluşturmak için neler yapmalı? Sorusunu sorarak başlamalı ve ülkemizde resim sanatının ne olduğuna ve tarihsel süreç içerisinde toplumla ne kadar buluşabildiğine bakılmalıdır.

Resim sanatı diğer pek çok sanat alanında olduğu gibi bir düşünce ve ifade dilidir. Bu dili toplumumuz tarihinde uzunca bir süre sadece dekoratif bir süsleme unsuru olarak görülmüş ve eksik kullanılmıştır. Bu yüzden de yaygınlaşamamış ve beklenen işlevine ulaşamamıştır. Bu alanda düşünce ve duygunun birleşmesiyle ortaya çıkan yaratıcılıktan yoksun kalınmış, içine düşülen tekrarlarla sanattan çok bir zanaat alanı olarak kalmıştır. Bence resim sanatı gerçek kimliği ile toplumumuzla tam olarak hiçbir zaman buluşamamıştır.

100 yıla yaklaşan Cumhuriyet Dönemi´nde ulu önder Atatürk´ün “Sanattan kopmuş bir toplumun hayat damarlarından biri kopmuş gibidir” sözünden anlaşılacağı üzere ülkeyi kuran ve yöneten büyüklerin meselenin farkında oldukları görülür. Cumhuriyet döneminde resim sanatına olan destek (bazı dönemlerde azalma hissedilse de) halen devam etmektedir. Bir ülkede sanatı yapılandırma ve toplumla (geniş kesimlerle) buluşturmada devlet ve devlet büyüklerinin desteği 1. Sırada gelir. Yine aynı şekilde resim sanatını üretenler de (sanatçılar) yaptıkları işten en az devlet ve devlet büyükleri kadar sorumludur. Bu anlamda gerçek sanatçılara büyük ihtiyaç vardır. Bu konuyu ileriki sorularda kendimden de örneklerle daha da açacağım.

Türkiye cumhuriyeti kurulduğundan beri eksiklikleri de olsa özellikle sanat eğitimi alanında çok şey yapılmıştır. Bu günlerde ülke genelinde 70den fazla devlet üniversitesinde sanatçı yetiştiren, sanatçı hocalar istihdam edilen Güzel sanatlar fakültelerinin varlığı orta öğretimde resim derslerinin gerilediği yöndeki eleştirilere rağmen gözden kaçırılmaması gereken önemli bir husustur. Buralardaki potansiyel gelecekte ülkemizde halen çok eksiği olan “sanatın korunması ve sunumu” alanlarında çok şeyin olacağının habercisi gibidir.

Sanatın korunması ve sunumu derken burada kastedilen müze ve sanat galerileridir. Sanatı ve değerlerini koruyan, bu değerlerin kalıcı tasniflerini yapabilen ve her ilimizde olması gereken resim heykel müzelerimiz halen yoktur. Yine aynı şekilde sanat ve sanatçının gösterilip tanıtıldığı sanat galerileri de sayıca ya yetersiz, ya da olanların çoğu gerçek işlevlerini tam olarak yerine getirecek kalite ve düzeyde değillerdir. Soru: Milyon nüfustan fazla Büyükşehir Adana´da bir resim heykel müzesi var mıdır? Bu şehirde kaç sanat galerisi vardır ve bunlar hangi şartlarda çalışmaktadırlar?

Burada sözünü ettiklerim bir anlamda ülkemizdeki altyapı sorunlarındandır. Bu anlamda 4 yıl önce Bolu´da çalıştığım yıllarda konuyla ilgili Bolu belediye başkanı Aladdin Yılmaz´la yaptığımız bir konuşma hep hatırımdadır. Bu konuşmada sayın başkan: “Mehmet başımı topraktan çıkarayım, bir türlü çıkaramıyorum, (kastedilen şehirdeki yol, su, kanalizasyon, gaz altyapıları) çıkardığımda o işlerle de ilgileneceğim.” İyi niyetle söylenmiş bir söz. Ülke gerçeklerinin başka bir yanını mı yansıtıyor?

/resimler/2016-9/29/1626344462591.jpg

 

YENİ ADANA - Bu anlamda sanatta kendinizi nasıl tanımlarsınız?

ALAGÖZ- Yukarıda toplumun sanatla buluşabilmesi için bu işi yapan sanatçıları da en az devletimizi yönetenler kadar sorumludur demiştim. Ben şahsen gerek gençliğimde, gerek Almanya´da olduğum yıllarda, gerekse de tekrar ülkemde yaşadığım zamanda Türk ve Türkiye (insanı) orijinli kavramından hiç kopamadım. Bu belki de aldığım eğitim gereği böyleydi. Uzun yıllar (16 yaşımdan itibaren) öğrencisi olduğum Prof. Devrim Erbil (günümüzde ülkemizin alanında en başarılılarındandır) sürekli olarak bu topraklar ve toplum orijinli bir Türk-Türkiye Sanat´ından söz etmiştir. Ben kendimi bu kavramdan hiçbir şekilde kopmadığımı ve aktarmacı olmadığımı düşünürüm. Bu birinci husustur.

İkinci husus ise yine hocamda gördüğüm çok üretkenlik. Devrim Erbil Türkiye´de belki en çok sergi açan ve sanatını bu şekilde toplumla sürekli buluşturan bir sanatçıdır.  Ben yaptığımız konuşmalarda biraz da şaka yollu senin yaptığının yarısı kadar yapsam yeter derim. Sanatçı üretecektir ve ürettiğini de toplumla paylaşacaktır. Bunun bir üçüncü yolu yoktur.

Büyük kuramcılar sanatın da diğer alanlarda olduğu gibi bir miras işi olduğunu söylerler. Aldığınız mirası har vurup savurmadan zamanın şartlarına göre insanınızdan kopmadan yaşatıp büyütebilir ve yeni yaratımlar üretebilirseniz siz olursunuz. Ben genç yaşta önümde iyi bir örnek bularak biraz da şanslı oldum. Bir sanatçının sanatta söylem ve eylem birliğini sağlaması zor iştir. Yaşamın getirdikleri bunu zora sokar. Ben Almanya´da 35 yıl Türkiye Pasaportuyla göçmen (işçi eşi) olarak yaşadım. Bildiklerim ve yaşantımdaki uyumsuzlukların üstesinden sanatımla gelmeyi yeğledim.

YENİ ADANA - Yaşamınız ve göç temasının kesiştiği noktalar neler?

ALAGÖZ - Yaşamımda göç olgusu aslında ilkokulu bitirdikten sonra Eskişehir Yunus Emre Öğretmen Okulu (parasız yatılı) sınavlarını kazanmam ve bu okulda okumaya başlamamla başlar. Üç yıl Eskişehir´de kaldıktan sonra kazanılan bir özel yetenek sınavı sonrası İstanbul Ortaköy Öğretmen Okulu Resim Semineri´nde İstanbul´da olacaktım. Üç yıl sonra bu okuldan mezun oldum ve doğduğum köyün hemen bitişiğindeki Bolu/Seben-Hoçaş Köyü´ne öğretmen olarak atandım. Doğduğum topraklardaki öğretmenliğim 2,5 ay kadar sürdü. Bu arada İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (Mimar Güzel Sanatlar Üniversitesi) Yüksek Resim Bölümü sınavlarını kazanmış ve İstanbul´da tekrar öğrenci olmuştum.

Uygun olacağı için buraya Devlet Güzel Sanatlar Akademisi´nde Hocam Devrim Erbil´in Aralık 2015te “Yaşam ve sanatımda Dönemler” adlı kitabım için yazdığı “Mehmet Alagöz´ün Gözleri” başlıklı yazısından bir alıntı yapacağım.

/resimler/2016-9/28/2209109268752.jpg

“1969 yılında Mehmet Alagöz İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü öğrencisidir. Yetenek sınavını başarıyla vermiş, sanatçı olma yolun­da önemli bir adım atmıştır.

1970´de Akademi´de doçent oldum ve atölye­min ilk öğrencileri arasında Mehmet Alagöz de yer aldı. Alagöz çok yetenekli olduğunu bu öğrencilik dönemin­de atölyemde yaptığı işlerle kanıtladı. Bu çalışmalarını hala hayranlıkla hatırlarım. Çok sıra dışı işlerdi. Özel bir bakış açısı. Duyarlı bir renk kullanımı. Alışılmamış bir düzen kurgusu. Ogünlerde de en önemli yardımcı­larımdan biriydi, Lizbon´da Türk Büyükelçiliği binası için yaptığım seramik panonun eskiz aşamasında, ger­çekleşme sürecinde canla başla çalıştı.

Ama Alagöz bohem sanatçı tavırları da sergile­meye başlamıştı. Bunda arkadaşlarının da payı olduğu kanısındayım. Bolu dağlarından kopup gelen Alagöz gençliğin içgüdülerine kendisini kaptırmış gibi görünü­yordu. Aslında içe kapanık duygusal Mehmet Alagöz ile alkol kullandıktan sonra esrikleşen, hayal gücünün sınırlarında dolaşan ve böylece dertlerinden kurtulaca­ğını varsayan Mehmet Alagöz arasında dağlar kadar fark vardı. Üstelik 70´li yılların öğrenci olayları, sağ-sol çatışması da sıkıntı ve sorunlarını arttırıyordu.

Gençlik yıllarının sıkıntıları üst üste gelince Alagöz kendini bir Bodrum´da bulur, bir Seben´deki akrabalarında. Yine yalnız ve mutsuzdur. Alagöz´ün aklına Almanya´daki akrabaları gelir. Akademi´deki eğitimini bir yıllığına dondurarak Almanya´ya Bra­unschweig şehrine gider, evlenir ve eğitimini tamam­lamak üzere 1974´te İstanbul´a döner ve 1975 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Y. Resim Bölümü Devrim Erbil atölyesinden başarıyla mezun olur.

1973 yılı Kasım´ında akademideki öğrenimimi 1 yıllığına dondurarak Almanya´da dil öğrenmek ve çeşitli müze ve sanat kurumlarında incelemelerde bulunmak üzere Seben´de dedemden kalma evi satarak öğrenci olarak kendi olanaklarımla öğrenci olarak Almanya´ya gittim.

1974 yılında Almanya´da “Misafir İşçi (Gastarbeiter)” olarak çalışan eşimle evlendim. Misafir İşçi kavramı 1963-73 yılları arasında savaş sonrası Almanya´yı yeniden inşa etmek için Belli ülkelerden, bu arada Türkiye´den de işçi bulma kurumları aracılığı ile Almanya´ya çağırılmış insanlar için kullanılırdı. Bu gün eş ve çocuklarıyla birlikte bu yolla Almanya´ya gelmiş sadece Türkiye´den 3 milyonun üzerinde insan bulunmaktadır. Tüm ülkelerden gelenlerin sayısı ise günümüzde 7 milyonu geçmektedir. 

/resimler/2016-9/29/1103497052712.jpg

Benim yaşamım ve göç teması ile kesiştiğim nokta Almanya´da yaptığım evlilik ile başlamıştır. 1960lı yıllar sonrası Post Modern diye adlandırılan sanat hareketleri içerisinde dünyadaki göç hareketleriyle ortaya çıkan kimlik sorunlarının da görülür. Bu eğilimler kendini daha çok video Art, Instelasyon, fotoğraf sanatı gibi alanlarda kendini göstermiştir. Bendeki kimlik sorgulamaları başlangıçta belki de farkına varmadan “Misafir İşçi (Gastarbeiter)” işçi eşi statüsünde olmakla başlamış ve günlük yaşamın getirdikleri ile güç kazanmıştı.

1978 yılından itibaren kendi portrelerimin yanı sıra içinde olunan durumu da görselleştirmeye çalışan resimler yapıldı. 1982 yılında Almanya´da yapılan ve bu sergide gösterilen “Bavullar Üzerinde Aile (Gastarbeiter)” adlı resim sonradan Almanya´ya olan dış göçün “ilk yılları” adlı dönemi kapsayan resimlerdendir. Ünlü Ressam Paul Klee “sanat görünmez gerçekliği görünür kılmaktır.” der. O yıllarda Misafir İşçiler arasındaki geçerli görüş  “ben nasıl olsa birkaç yıl sonra Türkiye´ye döneceğim!” idi. Sanki yıllarca bavullar üzerinde oturuyor gibi oldular ve büyük çoğunluk buradaki hayatta hiçbir şeye karışmak istemediler. Bu dönemde ve günümüze kadarki yıllarda yapılan çalışmalar, temelde günlük hayatta ne? ve kim? olduğunu fazla sorgulamadan geçip giden zamandaki görünmez gerçekleri görsel kılmanın tuval üzerine yansıtılmış çaba ve hallerindendir.

YENİ ADANA - Gazetemiz için  verdiğiniz değerli bilgiler ve sanat yaşamımıza yapmakta olduğunuz katkılar için teşekkür eder, çalşımalarınızda başarılar dileriz.

/resimler/2016-9/28/2213235836154.jpg

RESSAM MEHMET ALAGÖZ KİMDİR?

MEHMET ALAGÖZ, 1949 yılında, Bolu-Seben´de doğdu. 1966-69 yılları arasında İstanbul Öğretmen Okulu Resim Semineri´nde ve ardından 1970-75 yılları arasında İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi´nde öğrenim gördü.

1975-82 yılları arasında Braunschweig Güzel Sanatlar Yüksek Okulu Serbest Resim Bölümü Prof. Roland Dörfler Atölyesi´nde asistan öğrenci olarak çalıştı. 1979-99 yılları arasında Alman Görsel Sanatçılar Birliği üyeliği yaptı. 1980 yılında Braunschweig şehri Rudolf Wilke Sanat Ödülünü aldı.

Sanatçı, 1982 yılından itibaren serbest ressam olarak çalışmalarını sürdürmeye başladı. 1990 yılında Fönderkreis Malerkapelle am Elm Sanat Derneğini kurdu. 1997´de bu derneğin sanat yönetmenliğini üstlendi.

Sanatçı 2009 yılında Türkiye´ye dönerek, Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü´nde  2011 yılına kadar Yardımcı Doçent ve 2011-2015 yıllarında Doçent ve Bölüm Başkanı olarak çalışmalarını sürdürdü.

2015 yılında Adıyaman Üniversitesi  Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü´ne  docent olarak atanan Mehmet Alagöz,  Ağustos 2016´dan itibaren Profesör ve Bölüm Başkanı olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

Mehmet Alagöz´ün yapıtlarında, doğrudan modelden çalışılmış insan figürlerine ve portrelere sıkça yer verildiği görülür. Kendi durumundan yola çıkarak, 35 yıldır Almanya´da Türkiye pasaportu ile yaşanmışlıktan yola çıkarak, “Göç ve Göçmenliği” konu alan figüratif resimler, eserlerinin ana temasını oluşturmuştur.

Göçmen alienin durumu, yakın çevreyi de göz önünde tutarak, Almanya´daki misafir (yabancı) işçinin resimsel anlatımı onun resimlerinin temel karakteristiğidir.

Yaşam, iş, işsizlik, çocuklr ve ebeveyinler 1980´den bu yana Alagöz´ün resmindeki sürekli konular olarak ortaya çıkmaktadır.

 

 

 








Kaynak: ÖZEL HABER

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Kızkalesi, film festivaline ev sahipliği yapacak
Kızkalesi, film festivaline ev sahipliği yapacak
Mersin´in Erdemli ilçesinde bulunan tarihi Kızkalesi, film festivaline ev sahipliği yapacak.
ATDSK´lı öğrencilerin yıl sonu gösterisi büyüledi
ATDSK´lı öğrencilerin yıl sonu gösterisi büyüledi
Adana Tenis, Dağ ve Su Sporları Kulübü (ATDSK) bünyesinde hizmet veren Adana Dans Akademi´nin yılsonu gösterisi izleyenlere güzel anlar yaşattı
Ç.Ü.´de  Arkeolojik kazı çalışmaları anlatıldı
Ç.Ü.´de Arkeolojik kazı çalışmaları anlatıldı
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Arkeoloji Kulübü, Danışmanları Dr. Öğr. Üyesi Fatma Şahin ile birlikte Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü´nün yürüttüğü kazı çalışmalarıyla ilgili bir etkinlik düzenledi.
Ahmet Kalfa Kültür ve Sanat Sokağı´nda düzenleme
Ahmet Kalfa Kültür ve Sanat Sokağı´nda düzenleme
Adana´da Çakmak Caddesi üzerinde bulunan ve geçmişte sanatçılar sokağı olarak bilinen Ahmet Kalfa Kültür ve Sanat Sokağı´nın çağdaş bir görüntüye kavuşturulması için Seyhan Belediyesi tarafından çalışmalar başlatıldı.
Adana tarihi ile büyülüyor
Adana tarihi ile büyülüyor
Adana´da halen kullanılan en eski köprü olan Taş Köprü, 137 yıl önce yapılan Büyük Saat kulesi, yaklaşık 106 yıl önce yapımı tamamlanan tren garı şehre gelenleri büyülüyor.
Öğrencilerin Fotoğraf Sergisi
Öğrencilerin Fotoğraf Sergisi
“Sanat Kareleri” konulu yarışmada dereceye giren fotoğraflar, Adana´da sanatseverlerin beğenisine sunuldu.
Yumurtalık´ta sanat ve sağlık bir arada
Yumurtalık´ta sanat ve sağlık bir arada
Adana Büyükşehir Belediyesi Yollarda etkinliğinde Sanat TIR´ı, sağlık otobüsü, gezici kütüphane ve gezici dijital mamografi cihazı ile tatilcilere kültür, sanat ve sağlık hizmetini bir arada sundu.
PROF. DR. FİKRİ AKDENİZ´E  ÖMÜR BOYU MATEMATİĞE HİZMET  ÖDÜLÜ VERİLDİ
PROF. DR. FİKRİ AKDENİZ´E ÖMÜR BOYU MATEMATİĞE HİZMET ÖDÜLÜ VERİLDİ
Uluslararası Matematik ve Matematik Eğitimi Konferansı (ICMME-2018),Ordu Üniversitesi ev sahipliğinde 27-29 Haziran tarihleri arasında Ordu Üniversitsi evsahipliğinde Ordu´da yapıldı
Mersin´deki köy seyirlik turnesi 17 Temmuz´da
Mersin´deki köy seyirlik turnesi 17 Temmuz´da
Mersin Büyükşehir Belediyesince hayata geçirilen Hacivat-Karagöz orta oyunu ve köy seyirlik turnesinin 17 Temmuz´da başlayacağı bildirildi.
Kızkalesi 2400 yıldır denizin ortasında
Kızkalesi 2400 yıldır denizin ortasında
Mersin´in Erdemli ilçesinde turizmin önemli bir merkezi olan Kızkalesi, görsel güzelliğiyle kendine hayran bırakıyor.
Uluslararası Kısa Film Yarışması´na  başvuru sayısı 3 bini aştı
Uluslararası Kısa Film Yarışması´na başvuru sayısı 3 bini aştı
Adana Büyükşehir Belediyesi´nce 22-30 Eylül 2018 tarihleri arasında yapılacak 25. Uluslararası Adana Film Festivali kapsamında gerçekleştirilecek ana kategorilerden olan Uluslararası Kısa Film Yarışması´na şu ana kadar 6 kıta-110 ülkeden, 3111 başvuru yapıldı.
Hat ve Naht sanatını birleştiren Adanalı Hezarfen, sanatını dünyaya tanıtıyor
Hat ve Naht sanatını birleştiren Adanalı Hezarfen, sanatını dünyaya tanıtıyor
Ressam Mesut Dikel: “Katar Emiri´ne düzenli olarak özel koleksiyon çalışmaları yapıyorum”
Ayaş Antik Tiyatrosu 2 bin yıl sonra perdelerini açıyor
Ayaş Antik Tiyatrosu 2 bin yıl sonra perdelerini açıyor
Mersin´in Erdemli ilçesinde sanatseverler, 3-8 Ağustos tarihlerinde Roma döneminden kalma önemli bir eser olan 2 bin yıllık Ayaş Antik Kenti´nde buluşacak. 2 bin yıl sonra perdelerini yeniden açacak olan antik tiyatro, sanata gönül vermiş 500 konuğu ağırlayacak.
Tarihi taşların kitabeleri arşivleniyor
Tarihi taşların kitabeleri arşivleniyor
Bitlis´in Ahlat ilçesindeki Selçuklu Meydan Mezarlığı´nda kazı, restorasyon ve konservasyon çalışmaları hızla devam ederken, 650 adet şahide ve sandukanın kitabelerinin ise çözümlenerek arşivlendiği belirtildi.
Tarihi Kurul Kalesi´nin 2300 yıllık adı araştırılıyor
Tarihi Kurul Kalesi´nin 2300 yıllık adı araştırılıyor
Ordu´da yapılan arkeolojik kazılarda Türkiye´de tahtında oturan ilk “Ana Tanrıça Kibele” heykelinin bulunduğu 2 bin 300 yıllık Kurul Kalesi´nde kazı çalışmaları tekrar başlıyor.
Aizonai Antik Kenti´den memnun kaldılar
Aizonai Antik Kenti´den memnun kaldılar
Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Kütahya İl Temsilciliği´nin öğretmen ve öğrencileri, yaz okulu programları dahilinde Çavdarhisar´ı ziyaret etti.
İngilizler Türk kültürü ve el sanatlarını öğrendi
İngilizler Türk kültürü ve el sanatlarını öğrendi
İngilizler, Türk ve Osmanlı kültürünü öğrenmek için Sultanhisar´ı tercih etti. Aydın´ın Sultanhisar İlçesi Halk Eğitimi Merkezi tarafından hazırlanan projeler kapsamında ilçeye gelen 9 İngiliz vatandaşı, bir ay süren kursun sonunda hünerlerini de sergiledi.
Fazıl Say ve Serenad Bağcan ikilisi büyüledi
Fazıl Say ve Serenad Bağcan ikilisi büyüledi
Bu yıl 8.´si düzenlenen Soli Güneş Festivali kapsamında sahne alan dünyaca ünlü piyanist Fazıl Say ve büyüleyici sesiyle Serenad Bağcan, Mersinlilere unutulmaz bir gece yaşattı.
Yükseköğretim Kurumları Sınavı sona erdi
Yükseköğretim Kurumları Sınavı sona erdi
Bu yıl ilki gerçekleştirilen Yükseköğretim Kurumları Sınavı´nın (YKS) Temel Yeterlilik Testi (TYT) ve Alan Yeterlilik Testi (AYT) sona erdi.
Tarihi Ünye Kalesi´nde kazı başladı
Tarihi Ünye Kalesi´nde kazı başladı
Ordu´nun Ünye ilçesinde 2500 yıllık tarihi bulunan ve Türkiye´nin en korunaklı kalelerinden biri olan Ünye Kalesi´nde kazı çalışmaları başladı.
CUMALİ KARATAŞ´IN “ÖYKÜ ÇINARI” ADLI ÇOCUK SETİ YAYINLANDI
CUMALİ KARATAŞ´IN “ÖYKÜ ÇINARI” ADLI ÇOCUK SETİ YAYINLANDI
Arş.-Yazar Cumali Karataş´ın “Aslan İle Kartal”, “Ağlayan Çam”, “Arıların Zaferi”, “Yavru Ördek”, “Haylaz Sincap”, “İneğin Sevinci”, “Tavşan Yuıvasında Yangın", “Misafir Leylek”, “Yaramaz Serçeler” ve “Öksüz Martılar” adlı çocuk kitaplarının yer aldığı 10´lu set “Öykü Çınarı”, Ema Çocuk Yayınevi tarafından yayınlandı. (Haber Fehmi İnceoğlu)
Fotoğraflarla "Çölleşme" gerçeği
Fotoğraflarla "Çölleşme" gerçeği
Adana Orman Bölge Müdürlüğü bir AVM´de açtığı fotoğraf sergisiyle halkı ´çölleşme´ konusunda bilgilendirdi.
‘Nasreddin Hoca ve Sivrihisar Sergisi´ açılışı gerçekleşti
‘Nasreddin Hoca ve Sivrihisar Sergisi´ açılışı gerçekleşti
‘Nasreddin Hoca ve Sivrihisar Sergisi´ Anadolu Üniversitesi Türk Dünyası Bilim Kültür ve Sanat Merkezi´nde Eskişehirlilerle buluştu.
Sinema Ve Tiyatroyaolan İlgi Artıyor
Sinema Ve Tiyatroyaolan İlgi Artıyor
2017 yılında sinema seyirci sayısı bir önceki yıla oranla yüzde 23,9 artarak 68 milyon 482 bin 526 kişiye ulaşırken, tiyatro seyirci sayısı da bir önceki döneme göre yüzde 16,4 artarak 7 milyon 6 bin 410´a yükseldi.
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
KAÇ-KAÇ FACİASI
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
İLK 100 GÜN
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
sanat gündemi
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
EMPERYALİZMİN KISKACINDA TÜRK TARIMI - 19
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
TOROSLAR
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞINDA KUVA-Yİ MİLLİYE GÜNEŞİNİN DOĞUŞUNU MÜJDELEYEN ERZURUM KONGRESİNİN 99. YILDÖNÜMÜ KUTLAMASI
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
DEMOKRASİ, KALKINMA, SAYGINLIK VE EĞİTİM
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
YENİ ADANA GAZETESİNİN KUVAYI MİLLİYE RUHUYLA 100. YILI
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
YENİ ADANA GAZETESİ VE BASIN BAYRAMI..
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Ne Geceymiş Yahu?
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
SAVCI DOĞAN ÖZ´Ü SAYGIYLA ANARKEN...
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
DEMOKRASİ VE DİKTATÖRLÜK(2)
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
DEĞİŞİM ZAMANI
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
CUMHURİYETİN DEMOKRATİK EĞİTİMİ ULUSAL GÜCÜMÜZÜ OLUŞTURDUĞU GİBİ, “KİNDAR NESİL YETİŞTİREN EĞİTİM” DE ULUSAL YIKIMIMIZA YOL AÇAR!
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
HASTA VELİNİMETİMİZDİR !
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Türkiye Bilimsel Yayınalar Dünyadaki Yeri ve İran Güney Kore Karşılaştırması
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Ata Ali Alp
Ata Ali Alp
aktüalite ve edebiyat
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
YAHUDİ DEVLETİ
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
19 MAYIS 1919
ALİ TAŞ ADN.
ALİ TAŞ ADN.
“YAŞAMAYA GEÇ KALDIM”(*)
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
UĞUR MUMCU
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
İlhan ALPER
İlhan ALPER
HÜLYA ŞENKUL VE EDEBİYAT
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Bereketli Hilal
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
TEŞEKKÜRLER TOROS KAPLANLARI
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
YAYLA YOLLARI
Adil OKAY
Adil OKAY
ADİL OKAY YAZDI: “ZAMANA ADANMIŞ YÜZLERİMİZ”*
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
Desteğin Tam Zamanı
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
DEVLET İÇİNDE KİŞİSEL DEVLET
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
PREVEZE Mİ İNEBAHTI MI
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
SEÇİM RENKLİ GEÇİYOR
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
İNSAN HAYATI BU KADAR UCUZ MU?
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2018-5/3/1300599925334.jpg