YEDİ HAZİRAN SEÇİMLERİ VE ‘KIRK SATIR MI, KIRK KATIR MI?’ ÇARESİZLİĞİ
7 Haziran seçimlerinin sonunda ister AKP yine iktidar olsun, ister koltuğundan indirilsin; ister yeni kadrolarla yeni iktidar formülleri yaratılsın, halkımızın temel sorunlarının çözümünde bir arpa boyu yol alınamayacaktır. Ulusun ve ülkenin sorunlarına bütüncül bakış açısı ile yaklaşma düşleri anlaşılan başka bahara kalacaktır.
Tarih: 5.6.2015 15:57:42 / 727okunma / 0yorum

Bir ülkenin, bir ulusun kaderini `gitsin ya da kalsın` seçeneklerinin temeline oturtulan bir seçimle tayin etmeye kalkışmak ne kadar doğru? Neredeyse 70 yılı bulmak üzere olan çok partili parlamenter sistemin halen üzerinden atamadığımız başarısızlık karabasanıdır bu durum.

1946`dan bu yana ya bir iktidardan kurtulmak, ya da ham hayallerle bir kurtarıcı aramakla sandıklara gitmişizdir. Ama hep hayal kırıklıkları yaşamışızdır. Bu kez de saatler sonra oy pusulalarının bir yerine `evet` mührü basarken kendimizi bu temel yanılsamadan kurtarabilmiş olmamız pek olası değil. Üstüne üstlük yapacağımız seçim neredeyse `Kırk satır mı, kırk katır mı?` sorusunu içerecek kadar yaşamsal sonuçları ortaya çıkaracak iken!

Şunu da kabul edelim ki şimdiye dek sandıklarda bu denli karmaşık ve çok değişkenli seçenekler yoktu denebilir. Sonuçta geçmiş dönemlerle `daha fazla özgürlük, daha fazla refah, daha fazla hukuka saygı` gibi temel unsurların arayışı söz konusu iken, 7 Haziran seçimlerinde ülkenin Atatürk Cumhuriyeti`ne ve Devrimleri`ne fatiha okutmak tehlikesini taşıyan kişisel dikta rejimine teslim mi edileceği oylama konuları arasında baş yerlerden birisini alacak.

Önümüzde en can alıcı bir konu olarak Türkiye`nin ulusal birliğini ve toprak bütünlüğünü tehlikeye atacak gelişmelerin hızlanmasına yol açacak siyasal hamlelere güç verip vermemek seçeneği de bulunacak.

Bir yandan hak, hukuk, adalet derken demokrasiyi, kleptokrasi -hırsızlar yönetimi- `ne dönüştürmüş kadroların yeniden iş başına getirilip getirilmemesi de verilecek oyların rengine göre yön bulacak. Bununla birlikte devlet kurumlarını içten kemiren, kamu otoritesini yokluğa mahkum eden `paralel yapılanmalar` kepazeliğinin sona erdirilip erdirilmemesi sorunu da bir sonuca bağlanacak.

Bilindiği ve görüldüğü üzere sorunlar silsilesi hiç de doğrusal yönde ortaya çıkmıyor ve ‘evet ya da hayır’la çözülecek gibi de değil. İç içe ve kanser hücreleri gibi toplumun bünyesine dağılmış, olmadık yerlere sıçramış durumda. Sadece iç işleri ile de sınırlı değil. Uluslararası alanda da son yılların en vahşi emperyalist saldırıların hedefinde bölgemiz. Irak Savaşından sonra Suriye`de başlatılan iç savaş halkımızın özel yaşamına dek kadar etkisini gösterdi. İki milyonu bulduğu söylenen mülteciler, bunlara bol keseden yapıldığı ileri sürülen yardımlar ekonomik ve toplumsal yaşamı derinden yaralıyor. Suriye`deki aşırı dinci isyancılara korsan silah ve insan gücü yardımları ülkenin güvenliğini, saygınlığını ve de güvenilirliğini ortadan kaldırıyor.

Yukarıda sıraladığımız herkesçe bilinen ve de bu en çarpıcı sorunların nasıl çözüleceğinin tartışıldığı, bu konuda yurttaşların bilinçlendirilip farkındalığının yaratılacağı bir seçim kampanyası yaşayabildik mi? Asıl sorunumuz bu noktada düğümleniyor. Evet, alanlarda, basında, açık oturumlarda ve demeçlerde körün fili tarifi gibi bu konuların birçoğu gündeme geldi. Ama neredeyse tümü kayıkçı kavgasını andıran karşılıklı suçlamalar biçiminde. Konular bütüncül anlamda, derinlemesine seçmene anlatılmadı. Siyasi partiler genellikle kendi paylarına ve meşreplerine uygun olanları ön plana çıkardılar, ne yazık ki sorunların ulusal boyutlarını ele alıp, yurttaşa yönelik aydınlatma görevini yerine getirmediler. Bir de açık artırmaya çıkarılan asgari ücret, emekli ikramiyeleri ya da akaryakıt fiyatları polemikleri ortalığı sarınca temel sorunlar unutuldu ya da bilinçli olarak geri plana itildi.

Dünkü yazımızda yukarıda sıralanan sorunların kangren haline gelmesinde baş sorumlu olduğunu vurguladığımız AKP iktidarının 7 Haziran seçimlerinde oy kaybına uğramasının, tek başına iktidar olamamasının, Erdoğan`ın `Başkanlık` hayallerine veda etmesinin ödemesi gereken faturaların en hafifi olduğunu söylemiştik. Daha ağır fatura ancak yurttaşın bilinçle ve kararlılıkla AKP kadrosundan hesap sorması biçiminde ortaya konulabilirdi, sadece ‘oy verdik gittiler’ tesellisi ile yetinilerek değil. Muhalefetteki partiler bu konuda yurttaşa kendine güven aşılamada tümüyle yetersiz kalmışlardır. Ya da kendilerine olan güvensizlikleri nedeniyle bu denli derine gitmeyi göze alamamışlardır.

Bu eksikliğin bir tek örneği bile ne demek istediğimizi ortaya koyacaktır. En baş sorun olan ve Türkiye`nin ulusal birliğini ve toprak bütünlüğünü tehlikeye atacak gelişmelerin hızlanmasına yol açacak ve geri planında silah tehdidini sürdüren siyasal hamlelere karşı durma tezini sadece Milliyetçi Hareket Partisi gündemde tutmaya çalışmıştır. Bunun karşılığında AKP "Çözüm Süreci" macerasına sıkı sıkıya sarılmış, CHP ise neredeyse tüm hatlarda etnik bölücülük heveslerine güç verecek söylemler ve hareketlerle akıl karışıklığının artmasına katkıda bulunmuştur.

Türk seçmeni sırf AKP’nin tek başına iktidar olamaması adına, HDP’nin barajı aşma noktasında oy toplamasına yönlendirilir hale gelmiş ise bunun ulusa faturası iktidar partisine kesilmek istenenden ağır olmayacak mıdır? Bir yandan ‘Hele barajı geçmeyelim bizim yerimiz yine dağlar olacaktır’ tehdidinin ürküntüsü dalga dalga yayılmak istenirken, bir yandan da sevimli bir kişilik olarak ustaca lanse edilen Eşbaşkan Demirtaş’ın hazır cevaplığı ile yaşanan olumlu ve ılımlı hava taban tabana zıt bir tablo oluşturmuyor mu? Demirtaş’ın ve unutulması olanaksız geçmişi ile partisinin kilitlendiği hedefler, başarılı bir algı operasyonu sonucu sis perdesi arkasına saklanmıyor mu? Böyle bir kurnazlıktan muhalefet açısından medet umulmaya başlanmış ise bu tablo ulusal çıkarların, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihten gelen ulus devlet yapısının temellerini sarsacak yanılsamalar yaratmıyor mu?

Bu tek ve önemli örnek bile seçmen yurttaşın ‘gitsin ya da kalsın’ ikilemine endekslenmiş tercihlerle yaşamsal kararlarda ne denli boşluğa düşürülebileceğini ortaya koymakta. Kısacası şunu kabul etmeliyiz: İktidardaki ya da muhalefetteki siyaset erbabı demokratik işleyişlerin kaynağını oluşturan seçmene gerekli saygıyı göstermekten, onları gerçeklerin bütünüyle tanıştırmaktan uzaktırlar. Onları kendi iktidar kavgalarına hizmet eden, küçük çıkarlar ya da korkularla yönlendirilebilen unsurlar olarak kabul etmekten vazgeçmemişlerdir.

Bu nedenle değil midir ki 2015 yılının Haziran ayında seçmen yurttaş sandık başında “Kırk Satır mı, Kırk Katır mı?” gibi kendisine reva görülmemesi gereken bir seçimle karşı karşıya bırakılmaktadır. Kısacası şudur ki 7 Haziran seçimlerinin sonunda ister AKP yine iktidar olsun, ister koltuğundan indirilsin; ister yeni kadrolarla yeni iktidar formülleri yaratılsın, halkımızın temel sorunlarının çözümünde bir arpa boyu yol alınamayacaktır. Ulusun ve ülkenin sorunlarına bütüncül bakış açısı ile yaklaşma düşleri anlaşılan başka bahara kalacaktır.









Kaynak:

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
Yorumunuz *
   PARLAMENTER DEMOKRASİ´NİN BAĞRINA HANÇER DAYANMIŞKEN
PARLAMENTER DEMOKRASİ´NİN BAĞRINA HANÇER DAYANMIŞKEN
“Bir hükümetin meşruiyeti sadece menşeinde, yani iktidara gelişinde değil, iktidarda da kendisini bu mevkie getiren Anayasaya riayeti ve Millet efkarı, ordu, kaza ve ilim müesseseleri gibi müesseselerle işbirliği yaparak, Hukuk içinde yaşaması ile ve devamı ile mümkündür.”(*)
AKP´Yİ YÖNETENLER VE BUNLARA BOYUN EĞENLER DE  SORUMLULUKLARININ FARKINDA MI?
AKP´Yİ YÖNETENLER VE BUNLARA BOYUN EĞENLER DE SORUMLULUKLARININ FARKINDA MI?
Gerçekte AKP yöneticileri bir yandan ‘millet ne derse o olur´ diyerek kontrolsüz, kuralsız bir keyfi rejim modeline kılıf hazırlarlarken, bir yandan da kendi iç yapılarında dahi demokratik işleyişleri durdurma, bunları yok sayma yoluyla bir oldu bitti arayışına giremezler.
 “GEÇİŞ KANLI MI KANSIZ MI, SERT Mİ YUMUŞAK YA DA TATLI MI OLACAK?”
“GEÇİŞ KANLI MI KANSIZ MI, SERT Mİ YUMUŞAK YA DA TATLI MI OLACAK?”
Kılıçdaroğlu´nun bir çağrı, niyet ya da temenni niteliği taşımayan, sadece gelecekteki vahim koşulların habercisi sayılabilecek sözleri hakkında soruşturma başlatacağına Başsavcı, yaşanmakta olan Anayasa´yı fiilen “tebdil, tağyir ve ilga” etme eylemi için harekete geçmeliydi.
   LAİKLİĞİ TWİTLERLE – KUŞ CIVILTILARI İLE – KORUMAYA KALKIŞMAK!
LAİKLİĞİ TWİTLERLE – KUŞ CIVILTILARI İLE – KORUMAYA KALKIŞMAK!
Bu ciddi tehdidin ortaya yenilerde çıkışının nedeni çok açık aslında. Türkiye´nin ve Türk ulusunun çağdaşlaşma hamlelerine ödünsüz sahip çıkan bir siyasal yapı ve bunun altyapısını oluşturan halk katmanları ve seçmen kitlesi vardı yakın geçmişe kadar.
PKK´YI GERÇEKTEN YENDİK Mİ DERSİNİZ?
PKK´YI GERÇEKTEN YENDİK Mİ DERSİNİZ?
Yakılmış, yıkılmış kentlerimiz; bombalı tuzaklar yüzünden evinden yurdundan edilmiş yurttaşlarımız; onca şehidimiz, öksüz yetim kalmış yavrularımız, tehlikelerden ve tehditlerden korunamayan ülkemiz, çepeçevre düşmanlıklarla kuşatılmış Türkiye´miz ve içten vurulan sahipsiz ulusumuz… Sonuçta gerçek tablo bu
BUGÜN 23 NİSAN: ULUSAL EGEMENLİĞİMİZE EL KONULMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ
BUGÜN 23 NİSAN: ULUSAL EGEMENLİĞİMİZE EL KONULMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ
Ulusal iradeyi temsil ettiği yanılsamalarıyla beslenen ve kişisel otorite tahakkümüne dayalı oldubittilere, benzeri ancak 1930´ların diktatörlükler Avrupa´sının yıkıntıları arasında aranıp bulunabilecek bir dikta rejiminin hayallerine karşı uyanık olmalıyız
ERDOĞAN´IN DEMOKRASİ VAADİ Mİ? BUNU BİR DURUP DÜŞÜNELİM…
ERDOĞAN´IN DEMOKRASİ VAADİ Mİ? BUNU BİR DURUP DÜŞÜNELİM…
Cumhurbaşkanı Erdoğan´a göreve demokrasi vaadiyle geldiğini hatırlattığını söyleyen Başkan Obama aslında geçmişten bugüne uzanan ve Türkiye açısından karabasandan farksız bir başka tür vaadden ve bunlar karşılığı taahhüt edilen desteklerden bahsediyor.
 BOMBACILAR ELBET YAKALANIR AMA ASIL SORUN YÖNETSEL ANARŞİDEN KURTULAMAMAK
BOMBACILAR ELBET YAKALANIR AMA ASIL SORUN YÖNETSEL ANARŞİDEN KURTULAMAMAK
Yara büyüktür ve çok derinlerdedir. Bu duruma ancak “yönetsel anarşi” tanımı denk düşer. Anarşinin sorumluları ise bunu görmezden gelmeyi seçmişlerdir.
RUS´UN - VE DE AMERİKALI´NIN – PYD/YPG AŞKI BAŞKA
RUS´UN - VE DE AMERİKALI´NIN – PYD/YPG AŞKI BAŞKA
Davutoğlu, PYD´yi “Suriye rejiminin uzantısı olan terör örgütü, Rusya´nın sivil halkı bombalamasıyla iş birliği yapan bu terör örgütü,” diye nitelerken şu gerçeği gözlerden kaçırıyor: PYD sadece Rusya´nın değil, ABD´nin de ‘bizim çocuklar´ dediği ve bunu kafamıza vura vura tekrarladığı bir oluşum.
“GAZİ, KAHRAMAN, ŞANLI HALEP” NEYİN NESİ BİR ANLASAK!
“GAZİ, KAHRAMAN, ŞANLI HALEP” NEYİN NESİ BİR ANLASAK!
Dış siyasetimizin ulusal çıkarlarımız bağlamında nasıl bir kırılma noktasına getirildiğini görebilecek ve bundan kaygı duyacak yetkili, etkili kesimler, parlamentoda görev yapan milletvekilleri bu gidişe dur demenin çareleri geciktirmeden aramalı.
   “EY AMERİKA SÖYLE BANA,  DOST MUSUN, DÜŞMAN MISIN?”
“EY AMERİKA SÖYLE BANA, DOST MUSUN, DÜŞMAN MISIN?”
Soru çok yanlıştı aslında! ABD´yi “Dost musun, değil misin?” yanıtına zorlamanın ne kadar tehlikeli olduğu açıkça ortaya çıkmadı mı? Soruyu yanıtlayan sıradan bürokratın ağzından, “Ne dostluğu? Sizin düşmanınızla birlikteyiz, bunu anlayın artık” sözlerini duymadık mı?
HALKI İSYANA ÇAĞIRANLAR MI, BUNA KALKIŞANLARI YÜREKLENDİRENLER Mİ DAHA SUÇLU?
HALKI İSYANA ÇAĞIRANLAR MI, BUNA KALKIŞANLARI YÜREKLENDİRENLER Mİ DAHA SUÇLU?
Kabul edilmeli ki ulusal yapımızı ve ülke bütünlüğünü bu denli tehlikeli sulara taşıyan önemli bir dönüm noktası vardır o da bugün iktidar partisi içerisinde sözlü çarpışmalara neden olan o Dolmabahçe Mutabakatı denilen olaydır.
“YENİ TÜRKİYE YOLUNDA” AKP´NİN TÜRKİYE´YE VE TÜRK ULUSUNA  NE KADAR BORCU VAR?
“YENİ TÜRKİYE YOLUNDA” AKP´NİN TÜRKİYE´YE VE TÜRK ULUSUNA NE KADAR BORCU VAR?
Hukukun üstünlüğüne dayalı bir anayasal düzeni, parlamenter demokratik rejimi, ulusal birlik ve bütünlüğü güvenceye alınmış bir vatanın korunup kollanması gibi bir sorumluluğun taşıdığı ödenemez borcu vardır. Davutoğlu ve iktidarı önce bu borcunun bedelini ödemek zorundadır. ,
CHP, “KENTLER NEDEN SİLAH DEPOSUNA DÖNÜŞTÜ?” DİYE SORUP  SORUMLULUKTAN SIYRILABİLİR Mİ?
CHP, “KENTLER NEDEN SİLAH DEPOSUNA DÖNÜŞTÜ?” DİYE SORUP SORUMLULUKTAN SIYRILABİLİR Mİ?
Görüleceği gibi, PKK´nın azgınlaşması, ülke topraklarımızın bir bölümünün savaş alanı haline gelmesi sadece AKP iktidarının yanlış, kabul edilemez, ulusal bütünlüğe ölümcül darbe vuran politikalarına bağlanamaz. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ve genç Türk Ulusu´nun Atatürk ilkeleri doğrultusunda kurucusu olma sorumluluğunu taşıyan CHP´nin yanlış ellerde, kasıtlı mı yoksa basiretsizlikten mi ileri geldiği yakında ortaya çıkacak, yanlış duruş ve siyasetinin de bu kanlı gidişte rolü vardır.
CUMHURİYET HALK PARTİLİLER ‘NEREYE GİDİYORUZ?´ SORUSUNA HAZIR OLMALILAR!
CUMHURİYET HALK PARTİLİLER ‘NEREYE GİDİYORUZ?´ SORUSUNA HAZIR OLMALILAR!
Cumhuriyet Halk Partililer ve bu partiye yılmadan usanmadan oy veren kitleler, yöneticilere ve yetki taşıyanlara ‘Nereye Gidiyorsunuz? Quo Vadis?” sorusunu yöneltme şansını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalmışlarken, bundan sonra “Nereye Gidiyoruz” sorusuna kendilerini hazırlamalıdırlar. Ülke ve ulus çıkarları bunu gerektirecek yakın gelecekte…
SURİYE SINIRIMIZIN 98 KİLOMETRESİNE HAKİM OL(A)MAMANIN FATURASI
SURİYE SINIRIMIZIN 98 KİLOMETRESİNE HAKİM OL(A)MAMANIN FATURASI
Biz sınırlarımızın kaderini başkalarıyla ortaklaşa tayin etmeye zorlanıyor olmanın zilletini taşımak bir yana, gerçekten de Güney´imizde kurulmakta olan bir Kürt devletinin tehditlerini de hesaba katmak durumundayız artık
TÜRKİYE´Yİ ‘İTİBARSIZLAŞTIRMA´ HAMLELERİ KARŞISINDA GÜÇLÜ KILMAK
TÜRKİYE´Yİ ‘İTİBARSIZLAŞTIRMA´ HAMLELERİ KARŞISINDA GÜÇLÜ KILMAK
Son dönemde ve son günlerde Türkiye çok vahim hem de kurumsal değil kişiselleştirilmiş boyutlardaki kimi ithamlarla karşı karşıya kalmıştır.
   DAVUTOĞLU´NUN İSTİKRARI SAĞLAMADA VERECEĞİ SINAV
DAVUTOĞLU´NUN İSTİKRARI SAĞLAMADA VERECEĞİ SINAV
Davutoğlu liderliğindeki AKP iktidarı bir nebze ‘istikrarı yeniden sağlayan´ bir güç olmak istiyorsa, geçmiş yılların hayaletlerini temizleyip, kendi kendisi ile hesaplaşmak zorundadır. Bunu yaparken yeni anayas arayışları yerine yerleşik düzenin anayasal düzenine saygılı olmak durumundadır.
   ÇOK İLERİ ZİNCİRLİ DEMOKRASİ HOŞ GELDİN!
ÇOK İLERİ ZİNCİRLİ DEMOKRASİ HOŞ GELDİN!
Şu sonuca varıyoruz ne yazık ki: Davutoğlu´nun iktidara daha bir güçlü biçimde geldiği günün ertesinde basına, düşünüre, hukukun üstünlüğüne inananlara ve de kontrolsüz siyasal güç kullanma eğilimine karşı duranlara bir gözdağıdır. Tümüne, “Bundan sonra astığımız astık, kestiğimiz kestik olacaktır” mesajıdır.
DÜŞÜRÜLEN RUS UÇAĞININ ANIMSATTIĞI SORULAR VE SORUNLAR…
DÜŞÜRÜLEN RUS UÇAĞININ ANIMSATTIĞI SORULAR VE SORUNLAR…
Şimdi şöyle bir yaklaşım sergilemeyi yararlı ve uygun görüyoruz Rus müdahalesi sınırlarımızın ötesindeki Türkmen bölgesine doğru yayılır yoğunlaşırken… Sadece bir dizi sorular koyaşım ortaya diyoruz. Sorgulayalım gelişmeleri diyoruz. Yanıt ararken belki gerçeklere de yaklaşıp bir anlam verebiliriz Türkiye´nin kendi kendisini içerisine düşürdüğü netameli durumun geçmişine ve geleceğine…
   CUMHURİYET HALK PARTİSİ OLAĞANÜSTÜ BİR DÖNEMDEN GEÇERKEN
CUMHURİYET HALK PARTİSİ OLAĞANÜSTÜ BİR DÖNEMDEN GEÇERKEN
CHP´nin seçim hezimeti kabul edilmesi gereken konumunun başlıca nedenleri arasında bu keyfi, partinin hiçbir kurumsal kademesinde oluşturulmamış, tarihsel ideoloji ve misyonu ile ters düşen ‘değişim yolu´ sayılmalıdır. CHP´yi seçmenine yabancılaştıran bu dönüşüm/değişim döngüsü sandıklara gitmeyen, gitse dahi çevresinde etkin olmamayı seçen sempatizanların sayısını artırmıştır
   DAVUTOĞLU´NUN YOK DEDİĞİ KRİZ ASIL BUNDAN SONRA ÇIKACAK!
DAVUTOĞLU´NUN YOK DEDİĞİ KRİZ ASIL BUNDAN SONRA ÇIKACAK!
Olay Erdoğan´ın istediği ya da istemediği isimlerin atanmasıyla ilgili bir krizden öteye geçecek, Anayasa´nın ihlali noktasına ulaşacak bir yetki kargaşasına dönüşecektir. İtiraf ettiği fiili yetki paylaşımı yaklaşımı ile hükümet etme gücünü de devretmeye hazır olduğunu şimdiden kabullenmiş duruma girecektir.
PARİS´TEKİ KANLI GECE´NİN SANSASYONEL YANKILARINA TESLİM OLMAMAK
PARİS´TEKİ KANLI GECE´NİN SANSASYONEL YANKILARINA TESLİM OLMAMAK
Ne gariptir ki, Soğuk Savaş sırasında SSCB´nin nükleer silahları ve dev askeri güçleriyle baş etmiş ABD´nin Başkanı Hüseyin Obama daha geçen gün, IŞİD´in ortadan kaldırılamayacağını adeta kabullenerek, “kuşatılmasının böylece etksinin sınırlanmasının” bir başarı sayılabileceğini ifade etmiştir. Zira ortadan kaldırılması zamanı gelmemiştir. Daha fazla IŞİD cinayetine ve terörüne ihtiyaç vardır.
   İSTİKRAR MASALLARINA İNANMAK İSTEYENLER İÇİN ANIMSATMADIR
İSTİKRAR MASALLARINA İNANMAK İSTEYENLER İÇİN ANIMSATMADIR
Hukukun üstünlüğü ve Anayasal düzene saygı sağlanmadan, kişisel değil toplumsal kaygılar dikkate alınmadan, sadece dönemsel oy çoğunluğuna dayandırılmak istenen ‘meşruiyet´ ve yetki arayışları eninde sonunda hüsranla ve en acı istikrarsızlık dönemleri ile noktalanıverir. Dünya tarihi bunun örnekleri ile doludur.
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
EKONOMİYE BAKIŞ
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
DİLENCİ TORBASI
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
BİZ DEVLET BAŞKANLIĞI MODELİNDE YAŞADIK
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
***DERGİCİ LİSELİLER***
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ATATÜRK´ÜN 19 MAYIS 1919 ‘DA SAMSUN´A AYAK BASMASI, TÜRK DEVLETİNİN YENİDEN DİRİLİŞİNİ VE DOĞUŞUNU SAĞLAMIŞ, DEVLET YÖNETİMİNDE ÇAĞDAŞLAŞMA YOLUNU AÇMIŞTIR.
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
KURTULUŞ SAVAŞI GÜNLERİ (8)
Ahmet  DUMAN
Ahmet DUMAN
Anayasalar Nedir? Ne İçin Yapılırlar?
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
İÇİ BOŞ LAİKLİK YETMEZ
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
17 NİSAN ‘´KİTAP HEDİYE GÜNÜ´´
Cihat OVALI ADANA´DA FUTBOL
Cihat OVALI ADANA´DA FUTBOL
NEFES NEFESE
İlhan ALPER
İlhan ALPER
FESTİVAL FURYASI
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
8 Mart Çalışan Kadınlar Günü Kutlu Olsun
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
CHP SOLDA (MI?)
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
CUMHURİYETİ YAŞATACAĞIZ.
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
“ARTIK MECLİS VAR !”
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
GERİYE KALANLARLA
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
TOPLUMSAL UZLAŞMA VE EĞİTİM
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
Hep Yanınızda Taşıyorsunuz
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
19 MAYIS 1919 ‘DA SAMSUN´A ÇIKMAK ZOR ZANAATTİR !
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
KURULAN OYUNDA SADECE PİYON OLMAK
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
İşverenlere Önemle Duyurulur!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
ANGARYA YASAKTIR
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ÇAY DEYİP GEÇMEYİN..
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
DÜZİÇİ
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
SERVİS ARACI KİRALAMA HİZMET ALIMI
İLAN NO: 345198
TAŞINIRIN AÇIK ARTIRMA İLANI
İLAN NO: 343630
TAŞINIRIN AÇIK ARTIRMA İLANI
İLAN NO : 340980 www.bik.gov.tr
TAŞINIRIN AÇIK ARTIRMA İLANI
İLAN NO:337427 www.bik.gov.tr
SDH-PDH, NETWORK VE F/O TEST CİHAZI ALIMI
SDH-PDH, NETWORK VE F/O TEST CİHAZI ALIMI
BASIN ADN:337427/890 www.bik.gov.tr
SDH-PDH, NETWORK VE F/O TEST CİHAZI ALIMI
SDH-PDH, NETWORK VE F/O TEST CİHAZI ALIMI
BASIN ADN:337427/890 www.bik.gov.tr
İLAN
İLAN
BASIN ADN:318756/859 www.bik.gov.tr
SDH VE SFP MODÜL ALINMASI İŞİ
SDH VE SFP MODÜL ALINMASI İŞİ
BASIN ADN:333736/851 www.bik.gov.tr
KAMULAŞTIRMA İLANI
KAMULAŞTIRMA İLANI
BASIN ADN:332704/843 www.bik.gov.tr
ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SORUMLULUĞUNDA BULUNAN KOMPANZASYON TESİSLERİNİN YENİLENMESİ
ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SORUMLULUĞUNDA BULUNAN KOMPANZASYON TESİSLERİNİN YENİLENMESİ
BASIN ADN:319427/781 www.bik.gov.tr
ÇUKUROVA DR AŞKIM TÜFEKÇİ DEVLET HASTANESİ MUTFAK PERSONEL ASANSÖRÜ YENİLEME İŞİ
ÇUKUROVA DR AŞKIM TÜFEKÇİ DEVLET HASTANESİ MUTFAK PERSONEL ASANSÖRÜ YENİLEME İŞİ
BASIN ADN:320811/776 www.bik.gov.tr
YÜREĞİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN İLAN
YÜREĞİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN İLAN
BASIN ADN:307965/769 www.bik.gov.tr
İNCİRLİK 10 TANKER KOMUTANLIĞI TÖREN ALANI DÜZENLENMESİ
İNCİRLİK 10 TANKER KOMUTANLIĞI TÖREN ALANI DÜZENLENMESİ
BASIN ADN:319973/768 www.bik.gov.tr
ÇÜ ZİRAAT FAKÜLTESİ DEKANLIĞI SARF MALZEME
ÇÜ ZİRAAT FAKÜLTESİ DEKANLIĞI SARF MALZEME
BASIN ADN:320860/760 www.bik.gov.tr
İLAN T.C. ADANA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
İLAN T.C. ADANA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
BASIN ADN:319960/759 www.bik.gov.tr
İLAN T.C. ADANA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
İLAN T.C. ADANA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
BASIN ADN:319960/759 www.bik.gov.tr
ADANA  3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
ADANA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
BASIN ADN:319914/747 www.bik.gov.tr
TAŞINIRIN AÇIK ARTIRMA İLANI
TAŞINIRIN AÇIK ARTIRMA İLANI
BASIN ADN:317572/739 www.bik.gov.tr
ADANA 19.ASLİYE CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNDEN
ADANA 19.ASLİYE CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNDEN
BASIN ADN:314029/731 www.bik.gov.tr
T.C. ADANA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
T.C. ADANA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
BASIN ADN:314029/729 www.bik.gov.tr
DOLAR
2.9399
EURO
3.2858
ALTIN
0
BIST
0
 
E-Gazete
28.05.2016
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
e gazeti 2
28.05.2016
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
PTT. 1. LİG

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg