CUMHURİYET HALK PARTİSİ OLAĞANÜSTÜ BİR DÖNEMDEN GEÇERKEN
CHP´nin seçim hezimeti kabul edilmesi gereken konumunun başlıca nedenleri arasında bu keyfi, partinin hiçbir kurumsal kademesinde oluşturulmamış, tarihsel ideoloji ve misyonu ile ters düşen ‘değişim yolu´ sayılmalıdır. CHP´yi seçmenine yabancılaştıran bu dönüşüm/değişim döngüsü sandıklara gitmeyen, gitse dahi çevresinde etkin olmamayı seçen sempatizanların sayısını artırmıştır
Tarih: 23.11.2015 15:38:21/ 1814okunma / 0yorum

Cumhuriyet Halk Partisi´nde haftalardır süren ‘olağan mı, olağanüstü kurultay mı?´ tartışması sona eriyor. Yarın akşama kadar gerekli imza sınırı aşılamaz ise Genel Merkez´in zaten yürümekte olan takvimine göre 16-17 Ocak 2016 günlerinde Olağan Kurultay yapılacak. Eğer ‘muhalif´ damgası vurularak neredeyse hain ilan edilen kesimler gereken imza sayısına ulaşırlarsa Kurultay´ın olağanüstü toplanmasının yolu açılacak. ‘Yolu açılacak´ diyoruz zira inatla kendilerinin düzenleyeceği gündemle yeniden seçilme, fazla gürültü kopmadan aklanma hesabıyla delege huzuruna çıkma taktiğine sarılmış görünen Kılıçdaroğlu ve ekibi, bu başvurunun geçersiz kılınması için neler deneyebilecektir bilemiyoruz şimdiden.

8 Kasım 2016 tarihinde bu sütunlarda yer alan “CHP´DEKİ ‘YENİLGİ TAHRİBATINI´ OLAĞANÜSTÜ KURULTAY İLE GİDERMEK OLASI MI?” başlıklı yorum yazımızda, partinin üye ve delege katmanlarında gereken derinlikli bilinçlendirmeler başarılamadansırf seçim kayıpları hesaplaşmasına dönüşecek muhalif hareketlerin ve çıkışların yarardan çok zarar vereceği kaygısını dile getirmiştik. Bir noktadan sonra dağınık gruplar ve bunların çıkaracağı yönetici adaylarının, aralarından Kurultay seçimlerini kazananlar çıksa da bunların, CHP´nin temel sorunlarını çözmüş olmaktan çok günü kurtaran, daha da kötüsü çözülmeyi ve yozlaşmayı sürdüren kişiler olmaktan öteye geçemeyebileceklerine işaret etmiştik. Ve de şunları söylemiştik:

“Kemal Kılıçdaroğlu, olayların ciddiyetini, CHP´de yaratılmış olan tahribatın boyutlarını görmezden gelmektedir. Hatta kendisini bu gelişmelerden sorumlu kabul etmemekte, MYK toplantısında kendi çevresine, “Aman olası genel başkan adaylarına karşı olumsuz tavır sergilenmesin” diyecek kadar bağışlayıcı poz takınıp, kendisini makamının değişmez sahibi gibi görme eğilimine kapılmış gitmektedir.

Bu psikoloji içerisindeki bir iktidar sahibinin olağan ya da olağanüstü bir kurultayı alabilmek için yapmayacağı hiç bir şey olamaz. Seçim yenilgileri serisini olağan kabul edip, “Seçmen CHP´deki değişimi benimsedi, aynı çizgide devam edeceğiz” diyebilen ve de kendiliğinden istifa müessesesini çalıştırmaya gerek görmeyen bir siyaset adamı, karşısında ortak akıl oluşturarak siyasal ve sayısal güçle çıkamayan muhalif hareketleri darma duman edecek yöntemleri pervasızca kullanabilir.”

Bu kaygılarımızı Kılıçdaroğlu´nun niyetleri ve duruşları açısından haklı çıkaracak gelişmeler o günden bugüne yeni örneklerle sürdü. Bir kere grup grup, takım takım il başkanları, örgüt kademelerinde yer alan yöneticiler, yeni ya da eski milletvekilleri düzenledikleri toplantılar ve yaptıkları açıklamalarla Kılıçdaroğlu´nun ne kadar vazgeçilemez bir genel başkan olduğunu ilan edip durdular. Onun için olağanüstü değil olağan kurultaya gidilmesi gerektiğini vurguladılar. ‘Aman rakip çıkanları üzmeyelim´ diyen Kılıçdaroğlu ya da ekibindeki akıldaneler, böylesine peşin destek gösterilerinin CHP gelenekleri içerisinde hiç görülmediğini anımsamayıp bu pek de yakışık almayan şovlara dur demediler. Aksine bu ‘medyun-u şükranlar´ görüntüsü veren kişilerin davranışlarından hoşnut oldukları izlenimi yarattılar.

Seçimlerde elbette taraflar oluşur ve kıyasıya savaşım da verilir ama ne tür çekimserlikleri davet etse de şu sıralar Olağanüstü Kurultay isteyenlerin gerekçeleri arasına işte Kılıçdaroğlu´nun olayı böylesine bir husumet çekişmesi haline getirmesi de girmiştir. Kaybedilen seçimler dizisinin hesabını vermek, bunu kendisinin de yararlanacağı bir süreç olarak kabul etmek yerine “Her koşulda adayım” diyerek parti içinde bir savaşım süreci başlatan Kılıçdaroğlu, gerilimi artırmakla ‘mağdur ve haklı´ bir lider pozuna girerek avantaj sağlamaya çalışmaktadır.

Ama şurasını kabul etmek gerekiyor ki kendisi ne mağdurdur, ne de haklı…Örneğin 15 Kasım tarihli Cumhuriyet gazetesinde bir söyleşisi yer alan CHP Genel Başkanı, Kurultay sonrasında partide çok şey değişeceğini söylerken CHP´nin Atatürk´ten kopup kopmadığı sorusuna da verdiği yanıt ilginçti. “Atatürk´ü Kenan Evren gibi anlıyorlarsa doğru oradan koptuk, biz gardrop Atatürkçülüğü istemiyoruz. Ama Atatürkçülüğü, üreten düşünen yaratan, ülkesinin bağımsızlığı için titreyen, özgürlüğü insan hakları demokrasiyi yücelten değer olarak kabul ediyorlarsa biz bunun Türkiye´deki tek temsilcisiyiz” sözleri ile kendisine bayrak açıp Olağanüstü Kurultay isteyenleri adeta Kenan Evren çizgisinde göstermeye kalkması, Atatürkçülüğün temel taşı olan laiklik kavramını parti içinde neredeyse tabu haline getiren davranışını mazur göstermeye yetmiyordu. Aksine 1 Kasım seçimlerinden hemen sonra, partide yaşanan ‘değişimin´ partiye oy veren seçmenlerce de benimsendiği ve oy kaybetmemekle sağlanan başarının da nedenleri arasında sayılabileceği anlamına gelen değerlendirmesinden bir adım şaşmadığını ortaya koymaktaydı bu yaklaşım.

CHP´nin seçim hezimeti kabul edilmesi gereken konumunun başlıca nedenleri arasında bu keyfi, partinin hiçbir kurumsal kademesinde oluşturulmamış, tarihsel ideoloji ve misyonu ile ters düşen ‘değişim yolu´ sayılmalıdır. CHP´yi seçmenine yabancılaştıran bu dönüşüm/değişim döngüsü sandıklara gitmeyen, gitse dahi çevresinde etkin olmamayı seçen sempatizanların sayısını artırmıştır. Oy yüzdelerinde büyük düşüş yaşanmamış görünmesi bu yönüyle aldatıcı kabul edilmeli, aksine CHP´nin tek başına iktidara gelme yoluna set çekmesi bağlamında büyük bir başarısızlık örneği olarak görülmelidir.

Sözünü ettiğimiz yazımızda şu pasajlar da inanıyoruz ki geçerliliğini koruyor:

“Olağanüstü Kurultay isteyen eski il başkanları adına konuşan Zeki Alçın, seçimlerdeki yenilginin örgütlerin ve tabanın CHP´nin geleceğine ilişkin umutlarında tahribata yol açtığını söylüyor. Doğrudur, ama sadece bir noktaya kadar. CHP ‘yenileştirilme sürecine´ sokulduğu Kılıçdaroğlu döneminde asıl büyük tahribatı, partinin ortak akıl düzeyinde işleyen ideolojik yapısını ve buna sahip çıkacak kadroları kaybetmekle yaşamıştır. CHP´nin bu büyük yıkımdan kurtulabilmesi için yurt çapında, örgütler ve hatta seçmenlerini kapsayan yurttaş katmanları bağlamında, ciddi çabalara gereksinimi vardır. Bu çabaları yorulmadan ve yılmadan sürdürecek kadroların ortak akıl oluşturabilecek birlikteliklerine gereksinimi vardır.”

Olağanüstü Kurultay yapılmalı mı yapılmamalı? Bu sorunun şu sıralar gereksizliği ortada. Yeterli imzalar sağlanır da “Hesap sorma, CHP´nin olumsuz gidişinin sorumlularını bulup çıkarma” süreci nihayet başlatılırsa bunu en keskin hatlarıyla başarmak, bu harekete önderlik edenlerin sorumluluğundadır. Onlara düşen CHP´nin temel sorunlarını çözmüş olmaktan çok günü kurtaran, dozu kaçmış yöntemlerle çözülmeyi ve yozlaşmayı sürdüren kişiler olmaktan kaçınmaktır.

Eğer bu olmayıp da Takvim gereği Ocak ayında yapılacak Kurultay sürecine girilecekse, bunu da iyi değerlendirmek gerekmektedir. CHP´nin yukarıda altını çizdiğimiz üzre, içinde debelendiği yıkımdan kurtulabilmesi için yurt çapında, örgütler ve hatta seçmenlerini kapsayan katmanlar bağlamında, ciddi çabalara gereksinimi vardır. Önümüzdeki dönemde CHP´nin kendi özüne dönmesini gerçekten isteyenlerin, bu çabaları yorulmadan ve yılmadan sürdürecek kadroların, ortak akıl oluşturabilecek birliktelikleri ile zaman geçirmeden çalışmaya başlamaları şarttır.






Video Tarihi: 23.11.2015 15:38:21





Kaynak: ÖZEL HABER

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
Yorumunuz *
 SORUN ´EVET´ VE ´HAYIR´ İLE SINIRLI DEĞİL
SORUN ´EVET´ VE ´HAYIR´ İLE SINIRLI DEĞİL
Böyle bir referandumun yapılıyor oluşu bile Türkiye´de artık yukarıda sözünü ettiğimiz olumsuz dönüşümlerin ne noktaya taşındığının kanıtı olarak görülmelidir. 16 Nisan oylaması nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, Türkiye şu anda bile başkalaştırılmış durumdadır
16 NİSAN´DA NEYİ OYLAYACAĞIMIZI NE KADAR BİLİYORUZ?
16 NİSAN´DA NEYİ OYLAYACAĞIMIZI NE KADAR BİLİYORUZ?
16 Nisan´da vereceğimiz kararlar her ne kadar ülkemizin, Cumhuriyet´imizin ve de ulusumuzun bekasını ilgilendiriyor olsa da, gerektiğince sağlıklı ve bilinçle verilmiş olmama olasılığını taşımaktadır. Bu da Türkiye´yi, hukukun üstünlüğünün reddedildiği ve parlamenter demokrasinin rafa kaldırıldığı, dolayısı ile Cumhuriyet rejiminin yok edildiği bir sonuca götürme tehlikesini doğurmaktadır.
ZAMAN ZAMAN BİRKAÇ ŞEHİT VERMEK!
ZAMAN ZAMAN BİRKAÇ ŞEHİT VERMEK!
Ankara´nın beş yılı aşkın süredir çelişkili, ulusal çıkarları ve güvenlik kaygılarını dikkate almadan yürüttüğü Suriye politikasının hesabını kim sormalıdır? Elbette parlamento ! Hem de en fazla ve öncelikle parlamentonun iktidar kanadı…
VESAYETTEN KURTULMAKMIŞ, KİM İNANIR BUNA?
VESAYETTEN KURTULMAKMIŞ, KİM İNANIR BUNA?
AKP´nin tasarladığı ve şu sıralar komisyon´daki ‘esaslı bir anayasa değişikliği´ teklifinin, içeriğiyle ele alındığında, sadece mevhum ‘vesayet odaklarını´ tasfiye etme hesabıyla ortaya çıkarılan masum bir girişim olmadığı çok açıktır.
ANAYASA TEKLİFİNDE CUMHURİYET REJİMİNİ NEYE DÖNÜŞTÜRMEK HEDEFLENİYOR?
ANAYASA TEKLİFİNDE CUMHURİYET REJİMİNİ NEYE DÖNÜŞTÜRMEK HEDEFLENİYOR?
Sakıncaları ayrıntılarda gizli olan rejim değişikliği girişimi söz konusu. Öyle ki bunu ‘mini ya da sınırlı´ tanımları ile geçiştirmek olası değil.... Asıl büyük tehlikenin Türkiye´de Cumhuriyet rejiminin ortadan kaldırılmasında kullanılan yöntemde olduğunu da kavramak gerekmekte...
CHP´NİN ADANA MİTİNGİNDEN ALINACAK DERSLER VAR
CHP´NİN ADANA MİTİNGİNDEN ALINACAK DERSLER VAR
Diktaya giden son dönemeçte Cumhuriyet Halk Partililer önce kendi iç sorunlarını, Atatürk Cumhuriyetini yeterince koruma ve kollama kararlılığında yoksun yönetim kademelerini hizaya getirerek çözmek ve de yüklenilen Cumhuriyet ve ülke bütünlüğü sorumluluklarına her kademede sahip çıkıp gereğini yapmak gibi bir görev üstlenmek zorundadırlar. Adana Mitinginden çıkarılacak ders bu olmalıdır.
TAKILAN YPG ARMASI MI, TÜRKİYE´NİN BAŞINA ÇUVAL GEÇİRMENİN PROVASI MI ?
TAKILAN YPG ARMASI MI, TÜRKİYE´NİN BAŞINA ÇUVAL GEÇİRMENİN PROVASI MI ?
Bay Büyükelçi istediği kadar YPG armalarını Amerikan askerlerinin bireysel dostluk nişanesi olarak taktığını ileri sürsün. Buna inanmak safdillik olur.
   PARLAMENTER DEMOKRASİ´NİN BAĞRINA HANÇER DAYANMIŞKEN
PARLAMENTER DEMOKRASİ´NİN BAĞRINA HANÇER DAYANMIŞKEN
“Bir hükümetin meşruiyeti sadece menşeinde, yani iktidara gelişinde değil, iktidarda da kendisini bu mevkie getiren Anayasaya riayeti ve Millet efkarı, ordu, kaza ve ilim müesseseleri gibi müesseselerle işbirliği yaparak, Hukuk içinde yaşaması ile ve devamı ile mümkündür.”(*)
AKP´Yİ YÖNETENLER VE BUNLARA BOYUN EĞENLER DE  SORUMLULUKLARININ FARKINDA MI?
AKP´Yİ YÖNETENLER VE BUNLARA BOYUN EĞENLER DE SORUMLULUKLARININ FARKINDA MI?
Gerçekte AKP yöneticileri bir yandan ‘millet ne derse o olur´ diyerek kontrolsüz, kuralsız bir keyfi rejim modeline kılıf hazırlarlarken, bir yandan da kendi iç yapılarında dahi demokratik işleyişleri durdurma, bunları yok sayma yoluyla bir oldu bitti arayışına giremezler.
 “GEÇİŞ KANLI MI KANSIZ MI, SERT Mİ YUMUŞAK YA DA TATLI MI OLACAK?”
“GEÇİŞ KANLI MI KANSIZ MI, SERT Mİ YUMUŞAK YA DA TATLI MI OLACAK?”
Kılıçdaroğlu´nun bir çağrı, niyet ya da temenni niteliği taşımayan, sadece gelecekteki vahim koşulların habercisi sayılabilecek sözleri hakkında soruşturma başlatacağına Başsavcı, yaşanmakta olan Anayasa´yı fiilen “tebdil, tağyir ve ilga” etme eylemi için harekete geçmeliydi.
   LAİKLİĞİ TWİTLERLE – KUŞ CIVILTILARI İLE – KORUMAYA KALKIŞMAK!
LAİKLİĞİ TWİTLERLE – KUŞ CIVILTILARI İLE – KORUMAYA KALKIŞMAK!
Bu ciddi tehdidin ortaya yenilerde çıkışının nedeni çok açık aslında. Türkiye´nin ve Türk ulusunun çağdaşlaşma hamlelerine ödünsüz sahip çıkan bir siyasal yapı ve bunun altyapısını oluşturan halk katmanları ve seçmen kitlesi vardı yakın geçmişe kadar.
PKK´YI GERÇEKTEN YENDİK Mİ DERSİNİZ?
PKK´YI GERÇEKTEN YENDİK Mİ DERSİNİZ?
Yakılmış, yıkılmış kentlerimiz; bombalı tuzaklar yüzünden evinden yurdundan edilmiş yurttaşlarımız; onca şehidimiz, öksüz yetim kalmış yavrularımız, tehlikelerden ve tehditlerden korunamayan ülkemiz, çepeçevre düşmanlıklarla kuşatılmış Türkiye´miz ve içten vurulan sahipsiz ulusumuz… Sonuçta gerçek tablo bu
BUGÜN 23 NİSAN: ULUSAL EGEMENLİĞİMİZE EL KONULMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ
BUGÜN 23 NİSAN: ULUSAL EGEMENLİĞİMİZE EL KONULMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ
Ulusal iradeyi temsil ettiği yanılsamalarıyla beslenen ve kişisel otorite tahakkümüne dayalı oldubittilere, benzeri ancak 1930´ların diktatörlükler Avrupa´sının yıkıntıları arasında aranıp bulunabilecek bir dikta rejiminin hayallerine karşı uyanık olmalıyız
ERDOĞAN´IN DEMOKRASİ VAADİ Mİ? BUNU BİR DURUP DÜŞÜNELİM…
ERDOĞAN´IN DEMOKRASİ VAADİ Mİ? BUNU BİR DURUP DÜŞÜNELİM…
Cumhurbaşkanı Erdoğan´a göreve demokrasi vaadiyle geldiğini hatırlattığını söyleyen Başkan Obama aslında geçmişten bugüne uzanan ve Türkiye açısından karabasandan farksız bir başka tür vaadden ve bunlar karşılığı taahhüt edilen desteklerden bahsediyor.
 BOMBACILAR ELBET YAKALANIR AMA ASIL SORUN YÖNETSEL ANARŞİDEN KURTULAMAMAK
BOMBACILAR ELBET YAKALANIR AMA ASIL SORUN YÖNETSEL ANARŞİDEN KURTULAMAMAK
Yara büyüktür ve çok derinlerdedir. Bu duruma ancak “yönetsel anarşi” tanımı denk düşer. Anarşinin sorumluları ise bunu görmezden gelmeyi seçmişlerdir.
RUS´UN - VE DE AMERİKALI´NIN – PYD/YPG AŞKI BAŞKA
RUS´UN - VE DE AMERİKALI´NIN – PYD/YPG AŞKI BAŞKA
Davutoğlu, PYD´yi “Suriye rejiminin uzantısı olan terör örgütü, Rusya´nın sivil halkı bombalamasıyla iş birliği yapan bu terör örgütü,” diye nitelerken şu gerçeği gözlerden kaçırıyor: PYD sadece Rusya´nın değil, ABD´nin de ‘bizim çocuklar´ dediği ve bunu kafamıza vura vura tekrarladığı bir oluşum.
“GAZİ, KAHRAMAN, ŞANLI HALEP” NEYİN NESİ BİR ANLASAK!
“GAZİ, KAHRAMAN, ŞANLI HALEP” NEYİN NESİ BİR ANLASAK!
Dış siyasetimizin ulusal çıkarlarımız bağlamında nasıl bir kırılma noktasına getirildiğini görebilecek ve bundan kaygı duyacak yetkili, etkili kesimler, parlamentoda görev yapan milletvekilleri bu gidişe dur demenin çareleri geciktirmeden aramalı.
   “EY AMERİKA SÖYLE BANA,  DOST MUSUN, DÜŞMAN MISIN?”
“EY AMERİKA SÖYLE BANA, DOST MUSUN, DÜŞMAN MISIN?”
Soru çok yanlıştı aslında! ABD´yi “Dost musun, değil misin?” yanıtına zorlamanın ne kadar tehlikeli olduğu açıkça ortaya çıkmadı mı? Soruyu yanıtlayan sıradan bürokratın ağzından, “Ne dostluğu? Sizin düşmanınızla birlikteyiz, bunu anlayın artık” sözlerini duymadık mı?
HALKI İSYANA ÇAĞIRANLAR MI, BUNA KALKIŞANLARI YÜREKLENDİRENLER Mİ DAHA SUÇLU?
HALKI İSYANA ÇAĞIRANLAR MI, BUNA KALKIŞANLARI YÜREKLENDİRENLER Mİ DAHA SUÇLU?
Kabul edilmeli ki ulusal yapımızı ve ülke bütünlüğünü bu denli tehlikeli sulara taşıyan önemli bir dönüm noktası vardır o da bugün iktidar partisi içerisinde sözlü çarpışmalara neden olan o Dolmabahçe Mutabakatı denilen olaydır.
“YENİ TÜRKİYE YOLUNDA” AKP´NİN TÜRKİYE´YE VE TÜRK ULUSUNA  NE KADAR BORCU VAR?
“YENİ TÜRKİYE YOLUNDA” AKP´NİN TÜRKİYE´YE VE TÜRK ULUSUNA NE KADAR BORCU VAR?
Hukukun üstünlüğüne dayalı bir anayasal düzeni, parlamenter demokratik rejimi, ulusal birlik ve bütünlüğü güvenceye alınmış bir vatanın korunup kollanması gibi bir sorumluluğun taşıdığı ödenemez borcu vardır. Davutoğlu ve iktidarı önce bu borcunun bedelini ödemek zorundadır. ,
CHP, “KENTLER NEDEN SİLAH DEPOSUNA DÖNÜŞTÜ?” DİYE SORUP  SORUMLULUKTAN SIYRILABİLİR Mİ?
CHP, “KENTLER NEDEN SİLAH DEPOSUNA DÖNÜŞTÜ?” DİYE SORUP SORUMLULUKTAN SIYRILABİLİR Mİ?
Görüleceği gibi, PKK´nın azgınlaşması, ülke topraklarımızın bir bölümünün savaş alanı haline gelmesi sadece AKP iktidarının yanlış, kabul edilemez, ulusal bütünlüğe ölümcül darbe vuran politikalarına bağlanamaz. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ve genç Türk Ulusu´nun Atatürk ilkeleri doğrultusunda kurucusu olma sorumluluğunu taşıyan CHP´nin yanlış ellerde, kasıtlı mı yoksa basiretsizlikten mi ileri geldiği yakında ortaya çıkacak, yanlış duruş ve siyasetinin de bu kanlı gidişte rolü vardır.
CUMHURİYET HALK PARTİLİLER ‘NEREYE GİDİYORUZ?´ SORUSUNA HAZIR OLMALILAR!
CUMHURİYET HALK PARTİLİLER ‘NEREYE GİDİYORUZ?´ SORUSUNA HAZIR OLMALILAR!
Cumhuriyet Halk Partililer ve bu partiye yılmadan usanmadan oy veren kitleler, yöneticilere ve yetki taşıyanlara ‘Nereye Gidiyorsunuz? Quo Vadis?” sorusunu yöneltme şansını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalmışlarken, bundan sonra “Nereye Gidiyoruz” sorusuna kendilerini hazırlamalıdırlar. Ülke ve ulus çıkarları bunu gerektirecek yakın gelecekte…
SURİYE SINIRIMIZIN 98 KİLOMETRESİNE HAKİM OL(A)MAMANIN FATURASI
SURİYE SINIRIMIZIN 98 KİLOMETRESİNE HAKİM OL(A)MAMANIN FATURASI
Biz sınırlarımızın kaderini başkalarıyla ortaklaşa tayin etmeye zorlanıyor olmanın zilletini taşımak bir yana, gerçekten de Güney´imizde kurulmakta olan bir Kürt devletinin tehditlerini de hesaba katmak durumundayız artık
TÜRKİYE´Yİ ‘İTİBARSIZLAŞTIRMA´ HAMLELERİ KARŞISINDA GÜÇLÜ KILMAK
TÜRKİYE´Yİ ‘İTİBARSIZLAŞTIRMA´ HAMLELERİ KARŞISINDA GÜÇLÜ KILMAK
Son dönemde ve son günlerde Türkiye çok vahim hem de kurumsal değil kişiselleştirilmiş boyutlardaki kimi ithamlarla karşı karşıya kalmıştır.
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
MÜHÜR
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
İRFAN ATASOY, “İNCE CUMALİ”YLE SİNEMAYA GİRMİŞTİ
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
ATA´YA MEKTUP
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
MONDROS MÜTAREKESİNİ VE SEVR ANTLAŞMASINI RED EDEN, ÖZGÜRLÜK, EGEMENLİK VE ÇAĞDAŞLAŞMA GÜNEŞİ OLARAK 23 NİSAN 1920´de VAROLAN TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ´nin DOĞUŞ VE VAROLUŞ NEDENLERİ
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
21.12.2015 DEN 23.11.2016 YAZI VE RÖPORTAJLAR-5
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
İNANMAK BU OLSA GEREK.
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
Celal TOPKAN- CUMHURİYETİN 93. KURULUŞ YILDÖNÜMÜNDE ATATÜRK´Ü ANLAMAK VE KAVRAMAK
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
HAYATIMIZDAN BİRKAÇ KONU
Ahmet  DUMAN
Ahmet DUMAN
Artık, Hiçbir Şey Eskisi Gibi Değil.
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
16 NİSANA DOĞRU, İZLENİMLER, DUYGULAR…
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cihat OVALI-SPOR YORUM
Cihat OVALI-SPOR YORUM
82.DAKİKADA GÜÇ BİTTİ
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY
BACASIZ FABRİKA TURİZM SEKTÖRÜ 2017´DE NE DURUMDA?
İlhan ALPER
İlhan ALPER
UÇAN ADAM İRFAN ATASOY
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
İnsanlığın Derinleşen Sosyal Sorunlarını Çözecek Olan İnsan Beyni mi? Yapay Zeka mı?
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
SOSYAL DEMOKRASİ VE EKONOMİ
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
“ARTIK MECLİS VAR !”
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Celal Topkan
Celal Topkan
GELECEK SENİN DÜŞÜN VE ÖYLE KARAR VER
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
GENÇLİK KÜLTÜRÜ VE BAŞARISIZLIK
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
İNTİHAR BELGESİNİ YIRTAN MECLİSTEN ARDINDA İNTİHAR MEKTUBU BIRAKAN MECLİSE
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
MİLLİ BURJUVAZİYE SEVABINA ÖNERİLER -1 –
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
GELİŞMELERLE REFERANDUMUN GETİRİSİ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Hayallerim Var!
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
ERGENEKONCULAR
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
1982 ANAYASA REFERANDUMU
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
ERDDOĞAN´IN MİTİNGİNDEN İZLENİMLER
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
İHTİYARLAR PERİŞAN EDİLMESİN
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
ÇOCUĞA ŞİDDET
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
11 °C
Çarşamba
13 °C
Perşembe
13 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI