KÖMÜR TAŞIMA VE DAĞITIM İHALESİ
Tarih: 23.3.2017 10:36:50 / 483okunma / 0yorum
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!

Özalp Türkiye´nin en yüksek rakımlı ilçelerinden olup ilçe merkezinin rakımı 2140 metredir. 1893 metre rakımdaki en yüksek il merkezi Erzurum´la kıyaslaya bilirsiniz. Bu yükseklik yaz mevsiminin kısalığı, buna karşın kış etkisinin uzunluğu demektir. Özalp´te sobalar 15 Eylül – 15 Haziran arasında dokuz ay yakılır. Dolayısıyla ısınma ihtiyacı en temel ihtiyaçlardandır.

1989 yılı Eylül ayı idi ilk vardığımızda. Adana´dan gelmişiz. Çocuklar küçük, havanın serinliğinden etkilendik ailece. Kaymakam konutunda, kaloriferci kadrosu olmasa da kalorifer tesisatı var. Kaymakamlık çalışanlarına; “-Kalorifer bakımını kim yapıyor?” diye sorduğumda; kaymakamlık odacısı Tahir Halbilen “-Ben bakıyorum kaymakam bey, eğer ihtiyaç varsa akşam yakayım. Ama kömürümüz çok azalmıştı. Yenisi gelmedi,” dedi. “Kaloriferi, evin içindeki soğuğu kıracak kadar yakalım,” dedim. Yeri gelmişken, Tahir Efendi´nin; “Memuriyet hayatımda gördüğüm en çalışkan, en sadık, en dürüst kamu çalışanı,” olduğunu söylemeliyim. Ailemiz üzerinde çok hakkı vardır. Çok takdir ettiğim, saygı duyduğum birisidir.

İlçe kömür dağıtım müteahhidi ve o tarihte İl Genel Meclisi üyesi de olan N. Sağlam´ı kaymakamlığa davet ettim ve “Kaymakam lojmanı için kömüre ihtiyaç bulunduğunu, ödeneğin gönderilmesi için valiliğe yazdığımı, bedelinin ödeme emri gelir gelmez ödeneceğini,” bildirdim. “Hemen, iki gün içerisinde bir araba kömür getirteceğini” söyledi.

Dediği gibi, kömür iki gün içerisinde geldi gelmesine de, gelen linyit değil “asfaltit” denilen Şırnak kömürü idi. Üstelik, %70´i toz olup tutuşturmak neredeyse mümkün değildi. Kullanım dışı malzemeden doldurulup getirildiği anlaşılmaktaydı. Şırnak asfaltitleri fazla kükürt içerdiklerinden yakacak olarak tahsis edilmezdi.

Yazı İşleri Müdürlüğü´ndeki tahsis kömürle ilgili dosyayı istedim. Yaptığım incelemede Özalp´e 1989 yılı için 2.000 ton Aşkale linyiti tahsis edildiği; kaymakamlık makamınca ilçe belediyesinin mutemet tayin edildiği, belediyenin de Sağlam Ticaret´i müteahhit olarak görevlendirdiği anlaşılıyordu.

O yıllarda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı valiliklerin talebi doğrultusunda her il ve ilçe ihtiyacına yetecek miktarda kaliteli kömürü valilik ve/veya kaymakamlıklar emrine tahsis etmekte; halkın sıkıntı çekmemesi için tüm yetkiyi mülki amirlere vermekte; vali ve kaymakamlar Devlet İhale Kanunu ile bağlı olmaksızın, kişi veya kuruluşları mutemet olarak görevlendirmekte; mutemetler veya onların müteahhitleri üretim işletmelerine ibraz edecekleri yetki belgesi karşılığında teslim aldıkları kömürü valilik/kaymakamlık komisyonlarınca belirlenen fiyattan satarak halkın tüketimine sunmaktaydılar.

Kömür müteahhidini tekrar çağırttım ve “getirdiği kömürün nakliye belgesini” istedim. Önce hık mık; sonra da itiraf etti. “Aslında 1989 yılı tahsisinin hepsi kullanılmış, satışı yapılmış; kendisi iyilik olsun, kaymakam lojmanı yakıtsız kalmasın diye piyasadan kömür bularak getirmiş ve acil ihtiyacı karşılamıştı.”

Doğal olarak bu defa da fiyata takıldım. Lityit kömürü ile Şırnak kömürünün kalite ve fiyatları arasında iki kat fark olmalıydı. Faturasını iade ettim ve getirdiği kömürü de geri götürmesini resmi yazıyla bildirdim.

Lojmanın bitişiğindeki Tapu Kadastro Müdürlüğü binası kömürlüğünde kıştan kalan bir miktar kömür varmış. Oradan emanet aldık ve geçici ihtiyacımızı çözdük.

Yaptığım araştırmada, ilçe kömür tahsisinin işleyişinde usulsüzlük yapıldığı anlaşılıyordu. Tahsisin müteahhitliğini alan kişi, resmi belge ile Türkiye Kömür İşletmeleri ocağından kaliteli kömürü alıp piyasada yüksek fiyatlarla satıyor, buna karşılık Şırnak asfaltit ocaklarından kalitesiz, ucuz kömürü ilçeye getirerek linyit fiyatına halka kakalıyordu. Kağıt üzerinde her şey usulüne uygundu. Linyiti satın alan tüccar için ocak çıkış belgesinin bir anlamı yoktu. İlçede yapılan satış esnasında da sadece resmi daireler çıkış belgesi soruyor, vatandaş istemiyordu. Resmi dairelere, tüccara teslim edilen linyit kömürün çıkış belgeleri veriliyor, evrakı tamamlanıyor ve ödemesi yapılıyordu. Özetle, kömür mutemetliği ve müteahhitliği ballı börekti. Hem linyiti piyasaya satarken, hem asfaltiti satın alırken kazanıyorlardı.

Geçmişi kurcalamanın artık bir faydası yoktu. Gelecek yıla iyi hazırlanıp bu tür çarpıklıklara fırsat vermemek için tedbir almaya karar verdim. Önce, Köyler Hizmet Birliği´ne işlerlik kazandırdım. Tüzüğü yeniledim. Genel Kurulu yaparak, yeni Yönetim Kurulu´nu belirledim. 1990 yılı tahsisi geldiğinde bu defa Belediyeyi değil Köyler Hizmet Birliği´ni mutemet olarak görevlendirip, birlik üzerinden de ihale ile müteahhidi belirlemeye karar verdim. Öyle de yaptım.

Aralık ayında yeni yılın tahsis yazısı geldi. Birlik Yönetim Kurulu´nu topladım. Bilgilendirdim.

1989 yılı ilçe tahsis kömürü o günkü fiyatla 88.000 TL/ton fiyatla satılmaktaydı. Yılsonu enflasyonu o yıl, %64 olmuştu. Önceki yılla kıyaslandığında 1990 yılı kömür satış fiyatının %64 artışla en az 88.000*1.64=144.320 TL/ton olması gerekiyordu.

Bir ihale şartnamesi hazırladık. Hukuken, o tarihte Köyler Hizmet Birlikleri Devlet İhale Kanunu kapsamında değildi. Şartnamede hem bu durumu açıkladık hem de oluşacak satış fiyatı üzerinden %5 oranında Birlik komisyonu alınacağı, gelen her nakliyenin Birlik kaydına geçirilip Birlik komisyonu bankaya yatırılmadıkça, halka tesliminin yapılamayacağı şart koşuldu.

O tarihte Devlet ihalelerindeki eksiltmelerde iş, en düşük fiyatı verene verilmekte ve kalite değerlendirmeye alınmadığından verimsiz hizmetler ve kalitesiz işlerle kamu kaynakları çarçur edilmekteydi. Bu durumu önlemek için ayrıntılı bir fiyat çalışması yaptırdım. %64 enflasyona ve %5 komisyona rağmen önceki yıl fiyatına satış yapılsa bile, müteahhit helalinden para kazanabilecekti. Ama bizim için önemli olan, ihaleyi alanın işi hile yapmadan, yan yollara sapmadan, dürüstçe yürütmesiydi. Kapalı teklif alacaktık. İşin bir zarar sınırı vardı. Hesaplarımıza göre tüm giderler dahil, kömür dağıtım işini 85.000 TL/ton altında bir fiyatla yaparım diyen, hırsızlık yapmadan bunu gerçekleştiremezdi.

İhale 20 Ocak 1990 tarihinde yapıldı. Üç teklif verilmişti. İhale esnasında teklifler henüz açılmadan, “86.000 TL/ton altında verilen tekliflerin değerlendirme dışı tutulacağını” ara karar olarak kayda geçirdik. Kapalı zarflar açıldığında önceki yılın müteahhidi N. Sağlam´ın 99.000 TL/ton; İ. Baltacı´nın 97.900 TL/ton ve N.Sağlam´ın ortağı N.Çevik´in 74.600 TL/ton fiyat verdikleri anlaşıldı. N.Çevik´in fiyatı ilke kararımız gereği değerlendirilmedi. Uygun fiyat, İ. Baltacı´nın teklifi olduğundan ihale onda kalmış oldu.

Bu durum, yıllardır ilçede kendi aralarında anlaşarak tahsis kömür satışlarından bir şekilde para kazananların kazan kaldırmasına yol açtı. İtiraz ettiler. Onlara göre biz en düşük fiyatı verene işi vermemekle ihaleye fesat karıştırmıştık.

Bu kişilerin Valilik katında da itiraz ettikleri anlaşılıyordu. 23 Ocak Salı günü Vali Yardımcısı Ünal bey aradı. Sayın Vali “İhaleyi iptal etsin. Belediyeyi mutemet olarak görevlendirsin” diyesiymiş! Vali yardımcısına; “Yapılanların doğru ve yasal olduğunu, ihalenin valiliğin sözlü emri ile iptal edilemeyeceğini; varsa bir haklı itiraz, mukakkik görevlendirerek inceleme ya da soruşturma yaptırabileceklerini; hemen yola çıkacağımı ve gelip Sayın Vali ile görüşmek istediğimi,” söyledim. Ses tonumu da yükseltmiş olmalıyım ki; “Ben Vali Beyin sözünü aktarıyorum. Bu söz benim sözüm değil,” diye açıklama yapma ihtiyacı duydu.

Moralim çok bozulmuştu. Kalkıp Sayın Vali ile görüşmek üzere Van´a gittim. Yaptığım işin, attığım imzanın arkasında sonuna kadar duracağımı, tahmin etmemiş olabilirlerdi. Niyetim belliydi.(!) Vali Adnan Darendeliler kaşarlaşmış, kurt! Yerinde yoktu. Büyük ihtimalle olacakları sezmiş, konuta geçmişti. Vali yardımcıları ile görüştüm. “Haklı olduğumu, yaptığımı sonuna kadar savunacağımı ve ihaleyi iptal etmeyeceğimi” bildirdim. Onlar benden daha tecrübeliydiler. “Kendini niye strese sokuyorsun? Bırak bugüne kadar nasıl geldi ise öyle gitsin. Bu yüzden Vali ile aranı açmaya değer mi?” dediler. O tarihte mobil telefon yok. Sayın Vali´ye ulaşamayacağım belli olmuştu. İlçeye döndüm. Bir yandan da; “Böyle gelmiş ama böyle gitmemeli! Bunun için ne yapabilirim?” diye düşünüyordum. Kendimce bir çıkış yolu buldum.

Dönüşte Köyler Hizmet Birliği ve Muhtarlar Derneği Yönetim Kurulu´nda görev alan muhtarları topladım. Birkaç tane, birer cümlelik telgraf metinleri yazdım ve onlara verdim. “-Postaneye gidip bu telgrafları Valiye ve İçişleri Bakanına çekeceksiniz. Tanıdığınız 8-10 kişiye de aynısını yaptıracaksınız,” dedim. Bir yandan da Hürriyet Gazetesi muhabirini çağırdım. Durumu ona anlattım. “Benim ağzımdan değil, haber olarak bunu geç,” dedim. Telgraflarda: “Özalp´te kömür fiyatı ucuzladı. Siz kimin yanındasınız? Kaymakamın mı, mafyanın mı?” içerikli sloganlar yazıyordu. O gün yirmiye yakın telgraf gönderildi.

Ertesi gün, önce Belediye Başkanı Emin Beye gittim. O da itiraz ediyordu. Durumu anlattım, ikna oldu.

Saat 15.00 gibi Sayın Vali aradı. Çalıştığım yerlerde zamanı etkin kullanabilmek için, makam masasının tam karşısına bir duvar saati yerleştirmeyi adet edinmiştim. Vali bey aradığında gayrı ihtiyari olarak gözüm saate ilişmişti. Tam 16 dakika konuştuk. Telefonda uzun konuşmam, genelde. Hele de üstüm olan biri ile hiç bu kadar uzun konuştuğumu hatırlamıyorum.

Hal hatır sorduktan sonra, bence “eften püften konular” hakkında o sordu ben söyledim. Bilinçli olarak kömür ihalesi konusuna girmedim. Vali o konuyu konuşmak istiyor, ama benim açmamı bekliyordu. Ben de konuya girmemekte direndim. Sonunda dayanamadı; “-Nedir bu kömür ihalesi konusu? Bir sürü şikayet var,” dedi. Ben de; ”Konuyu görüşmek için Vilayete geldiğimi ama kendisi ile görüşemediğimi; isterse gelip dosya üzerinden ayrıntılı bilgi verebileceğimi” ifade ile, ihale sürecini anlattım. Sayın Vali işin hukuki tarafında değildi. “Neden eski müteahhide vermedin? Neden yeni birini görevlendirdin,” gibi yüzeysel sorular soruyordu. Bir ara; “-İşi geçen yıl yapan, bu sene elenen kişi, N.Sağlam hangi partili?” diye sordu. Bereket versin bu kişi muhalefet partisindendi. Söyledim. Rahatladı. “- Bildiğini yap!” dedi. Konu kapanmış oldu.

Hoşça kalınız.

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
Telefon
Güvenlik *
Yenile
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
BİLDİN Mİ IĞDIRLI HASAN ONBAŞIYI (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
“AMERİKA İLE SAVAŞA” HAZIR OLMAK (02 Aralık 2017 - Cumartesi)
“BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ” ÜZERİNE (30 Ekim 2017 - Pazartesi)
ARJANTİN´DEN GÖNDERİLEN SİLAHLAR (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
K A D I N (2) (04 Ekim 2017 - Çarşamba)
K A D I N (03 Ekim 2017 - Salı)
ERKEKLİĞİN TAM OLMASI (25 Eylül 2017 - Pazartesi)
TEOG (23 Eylül 2017 - Cumartesi)
MUHTAR GUBALAŞ (17 Eylül 2017 - Pazar)
KUŞKANADI KANIT OLURSA (07 Eylül 2017 - Perşembe)
AĞLAMA KEKO (29 Ağustos 2017 - Salı)
AT BİNİCİSİNE GÖRE KİŞNER (15 Ağustos 2017 - Salı)
ALTINMURT EĞİTİM ARAÇLARI DONATIM MERKEZİ (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
YOK DEVE ! (02 Ağustos 2017 - Çarşamba)
ASRİ HELA (25 Temmuz 2017 - Salı)
GİRİŞİMCİ İDARECİLİK (19 Temmuz 2017 - Çarşamba)
ÖZALP´TE YİRMİ AY (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
SOSYAL SERMAYE (06 Temmuz 2017 - Perşembe)
OLUR MU, OLUR (30 Haziran 2017 - Cuma)
ÖZEL HASTANESİ OLMAYAN ORDU (23 Haziran 2017 - Cuma)
SAHTE DİPLOMA ÇETESİ (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
TANRI MİSAFİRİ (07 Haziran 2017 - Çarşamba)
SURİYE, HATAY VE KIBRIS (3) (07 Haziran 2017 - Çarşamba)
ÖĞRETMENEVLERİ (02 Haziran 2017 - Cuma)
SURİYE, HATAY VE KIBRIS (2) (31 Mayıs 2017 - Çarşamba)
SURİYE, HATAY VE KIBRIS (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
İŞ PARAYLA YAPILIR (20 Mayıs 2017 - Cumartesi)
DENİZ BAYKAL (12 Mayıs 2017 - Cuma)
ARSA ÜRETİMİ ÖZALP BOYALDI ÖRNEĞİ (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
K E H A N E T (04 Mayıs 2017 - Perşembe)
BUGÜN ÖĞRETMENLERİN MAAŞ GÜNÜ (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
1982 ANAYASA REFERANDUMU (19 Nisan 2017 - Çarşamba)
TÜRK TİPİ BAŞKANLIK (3) (13 Nisan 2017 - Perşembe)
TÜRK TİPİ BAŞKANLIK (2) (12 Nisan 2017 - Çarşamba)
TÜRK TİPİ BAŞKANLIK (1) (11 Nisan 2017 - Salı)
MİLLİYETÇİLİK ÜLKÜCÜLÜK (09 Nisan 2017 - Pazar)
VALİLİK LOGOSU (06 Nisan 2017 - Perşembe)
BÖYLE Mİ OLMALIYDI ? (30 Mart 2017 - Perşembe)
PUTLAR VE İNSANLAR (29 Mart 2017 - Çarşamba)
TACİZ Mİ, İFTİRA MI? (19 Mart 2017 - Pazar)
TACİZ Mİ, İFTİRA MI? (19 Mart 2017 - Pazar)
EĞRİYE EĞRİ DİYEBİLMEK (15 Mart 2017 - Çarşamba)
ATAMA YETKİSİ CUMHURBAŞKANINDA OLMALIDIR (11 Mart 2017 - Cumartesi)
TURAN KÖY (05 Mart 2017 - Pazar)
HAKİM HASAN BEY (22 Şubat 2017 - Çarşamba)
İFTİRA ATIYOR, HAKARET EDİYORSUNUZ! (20 Şubat 2017 - Pazartesi)
APAÇİLERİN YOLU (19 Şubat 2017 - Pazar)
SÜRGÜN (05 Şubat 2017 - Pazar)
KARLA MÜCADELE (15 Ocak 2017 - Pazar)
ALMAN FÜHRERİ HİTLER (03 Ocak 2017 - Salı)
Ç İ N Ç İ N (26 Aralık 2016 - Pazartesi)
BÖYLE GELMİŞ BÖYLE GİTMEZ! (15 Aralık 2016 - Perşembe)
ALADAĞ KKKKK (02 Aralık 2016 - Cuma)
SAKINCALI ÖĞRETMEN (2) (24 Kasım 2016 - Perşembe)
SAKINCALI ÖĞRETMEN (1) (23 Kasım 2016 - Çarşamba)
KIZILDAĞ 1986 (11 Kasım 2016 - Cuma)
MEYVELİ AĞAÇ (04 Kasım 2016 - Cuma)
TEBRİZLİ GENÇ (18 Ekim 2016 - Salı)
BİZ ONU GÜDEMEK, ARKASINDAN GİDEMEK (24 Ağustos 2016 - Çarşamba)
KARAİSALI´DA BİR MODEL DENEMESİ (29 Temmuz 2016 - Cuma)
YÜZÜNÜ DAHİ GÖRMEK İSTEMİYORUM (12 Temmuz 2016 - Salı)
TİN TİN GİDİP, TIN TIN DÖNMEK (28 Haziran 2016 - Salı)
ANGARYA YASAKTIR (27 Mayıs 2016 - Cuma)
DİLENCİSİ OLMAYAN İLÇELER (19 Mayıs 2016 - Perşembe)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
2017 SENESİNİ FENA ESKİTTİK
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
CHP TABANA NASIL İNECEK?
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
YÜZYILIN EYLEMİ “YENİ ADANA”
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
BİLDİN Mİ IĞDIRLI HASAN ONBAŞIYI
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
BAŞLANGIÇLARDIR UMUTLARI TAZELEYEN
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ULU ÖNDER ATATÜRK´ÜN EBEDİYETE İNTİKALİNİN 79. YILDÖNÜMÜNDE ATAMIZI ÖZLEMLE ANIYOR VE ARIYORUZ.
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
EĞİTİM ÖRGÜTLERİNDE ÇATIŞMA
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
21.12.2015 DEN 23.11.2016 YAZI VE RÖPORTAJLAR-5
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
FİFA KOKARTLI İLYAS AYAN´A VEFA
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Yüz Yıl...
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
YENİ ADANA GAZETESİNİN 100. YAŞ KUTLAMASI
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ (1)
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
MENEMEN SUİKASTININ YILDÖNÜMÜNDE TÜRKİYE CUMHURİYETİ´NE KURULAN SUİKASTLERE KARŞI ATATÜRK DÖNEMİNİN VE SONRAKİ SİYASAL İKTİDARLARININ FARKLI TUTUMLARI!
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
İKİNCİ YÜZYILA GİRİŞ !
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTELERİ VE NİTELİKLİ AKADEMİK KADRO TALEBİ
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
BAŞ DÖNDÜREN GÜNDEM
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
YENİ YILDA TÜRKİYE´NİN GÜNDEMİ
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
VAHİDEDDİN´İN İHANETİ
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
İlhan ALPER
İlhan ALPER
ASRIN TANIĞI YENİ ADANA
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Ortadoğuya Bulaşmayın!
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
İLK YARININ SON HAFTASI MUTLU BİTTİ
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
BİZ VE İLİM
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
DR.ERCAN ATALAY VE ASKF
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
MODEL VE MODA
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
MANDADAN EVVEL İSTİKLAL
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
HER MAÇ BÖYLE OLMALI
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
KÖR, SAĞIR ve İKTİDARSIZ BİR NESİL YETİŞTİRİYORUZ
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
6 °C
Salı
7 °C
Çarşamba
11 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2017-12/27/1318540403036.jpg