(DEFTER) Büyükelçi Hasan Sevilir AŞAN


DÜNYA YENİDEN ŞEKİLLENİRKEN TÜRKİYE

‘’İttifakları bozmadan bağlantısız ve tarafsız dünyalara göz kırpılması ancak maharetli politikalarla mümkündür. Diplomasi birikimimiz bu sınavın üstesinden kolaylıkla gelebilecek donanıma sahiptir’’


     Cumhuriyetin en bağımsız olduğu dönem, kuruluşundan II. Dünya Savaşı sonlarına uzayan yıllar olarak kabul edilebilir.

     Atatürklü Cumhuriyet yıllarının devamında İsmet İnönü’nün basiretli ve kararlı liderliği sayesinde Hitler, Stalin, Mussolini, Churchill gibi kurt politikacıların emperyal paylaşım entrikalarında tarafsız kalarak savaşın yıkıcı sonuçlarından kurtulmuştuk.

İSTİKAMET BATIYA

     Savaş sonrasında Stalin Rusya’sının toprak iddiaları ve Boğazlar statüsünün yeniden tartışmaya açıldığı günlerde Türkiye çaresizlik içinde Batıya yönelir.

     Kore savaşına asker yollarız, NATO üyeliği gelir. Ekonomik birliğini kurmaya çalışan Avrupa’ya 60 yıldır sonuç alamadığımız ilk kanca atılır.

     Batı ile ABD damgalı ilişkilerde eşitlik ve egemenlik ilkeleri zaman zaman zedelenmiştir. Bağımlılık arttıkça tehdit, şantaj, yaptırım ve darbeler tarikiyle Türkiye hizaya sokulmaya çalışılır.

     Şimdilerde, medeniyetler zorla çatıştırılmak üzere, ayrıştırılıp, kutuplaştırılırken, Türkiye’nin yeni bloklaşmada heyecansız Batı bağlarıyla arafta kaldığı görülür. Tarihte, Doğu tehdidiyle Batıya yönelmişken şimdi Batı ile soğuyunca, Doğu ile flörte başlar gibiyiz.

     Genel algı, parçası olduğumuz Batının bizden daha demokratik, Doğunun ise bizden daha az demokratik olduğudur. Batı ile başı sıkışan Türkiye’nin, demokrasi ve ekonomik ağırlık açısından kendisini daha rahat hissedeceği, imtihana çekilmeyeceğini bildiği yeni eksenlere kaymak üzere olduğu tartışılmakta.

YENİ DÜNYA

     1960’larda Kıbrıs gelişmelerinde, Başbakan İnönü’nün ABD Başkanı Johnson’un tehditkâr tutumuna "yeni bir dünya kurulur, Türkiye de orada yerini alır" cevabı hatırdadır.

     Uluslararası toplumun yeni bir soğuk savaş dalgasına maruz bırakıldığı bu günlerde İsmet İnönü’nün o veciz çıkışı yeniden önümüze çıkmaktadır.

BAĞLANTISIZLIK

     2020’lerin bloklaşması 1950’lerin bağlantısızlar fikrini yeniden filizlendirecektir. Süperlerin uydusu olmak istemeyen ülkeler üçüncü bir çatı arayışına girişebilir.

     Manidardır, Türkiye, Bağlantısızların kuruluş konferansına davet edilen yegâne NATO üyesi idi. Başbakan Yardımcısı Fatin Rüştü Zorlu’nun konferansa hitabında Sovyet tehdidini öne çıkararak katılımcı ülkeleri ABD safında yer almaya çağırması hayal kırıklığı yaratmış, Bağlantısızların belleğine kazınan bu talihsiz çıkışımız Hareket ile yollarımızı daha başında ayırmıştı.

     İkinci Dünya savaşı sonrasında dış politikamız, komünizm ve Sovyetlerin Türkiye’yi işgal edeceği endişesiyle biçimlenmişti. Bu duygular içinde Bağlantısızlara yaptığımız uyarı ileriki yıllarda birçok milli meselemizde en olumsuz etkisiyle karşımıza çıkar.

TÜRKİYE

     Bugün neredeyse İnönü’nün ‘’yeni bir Dünya kurulur Türkiye de orada yerini alır’’ anlayışı eşiğindeyiz.

     Elbette Batı ile karşılıklı inatlaşmamız sürerken dış politikada rahat nefes alma seçeneği sadece Doğu ile yakınlaşma değildir. Bulunduğumuz eksenden kayma, Batıdan Doğuya keskin dönüş ile değil ittifak bağlarını koparmadan Bağlantısızlar dünyasına ilgi ile de mümkün olabilir.

SANGHAY VE S-400

     NATO savunmasına, S-400 Rus sistemini dercetmek gibi ittifakın tüylerini ürperten şantajlara itibar etmeyen vizyonlu adımlar atılabilir.

     S-400 meselesi Rusya’nın bilgi kirliliği de yaratarak Batı ile ilişkilerimizde ve NATO içinde sorun yaratma çabası olarak görülebilir. Bu, Ukrayna’yı rövanşist siyasetleriyle tamamen Batıya kaptıran Rusya’nın, Batı İttifakıyla çıkmazlar yaşayan Türkiye’yi şantajlarla kendi safında gösterme çabasıdır.

     Hızla bloklaşan taraflar ne pahasına olursa olsun yeni üye devşirme gayretindedir.

     Rusya ile ilişkiler sarmalının ‘’kırk katır mı kırk satır mı’’ zorlamasıyla dayattığı Şanghay İşbirliği (Şanghay Beşlisi) Örgütü ile Diyalog Ortaklığımız, S-400 gibi Doğu-Batı arasındaki asimetrik gelgitlerimizdendir. İttifak içinde henüz infial yaratmamış olsak da itirazi yorumlar başlamıştır.

     Şanghay açılımımız Rusya ve Çin cephesinde Doğu-Batı ilişkilerinde çizgi dışı gelişme olarak kabul gördü.

ESNEK BAĞLANTISIZLIK   

     70 yıl önce Bağlantısızların kuruluşuna davet edilen yegâne NATO ülkesi olan Türkiye, yakın gelecekte benzer çevrelerden yeniden davet alabilir.

     Mevcut koşullarda Bağlantısızlık beklentisi gerçekçi olmasa da Montrö anlayışı genişletilerek atılacak temkinli adımlar yeni ufuklar açabilir.

     Çatışmalı coğrafyadaki stratejik konumumuz mevcut bağlarımızı da gözeten hassas bir tarafsızlığı gerektirir ki her iki taraftan gelebilecek olası dayatmalar karşısında bu avantaj sayılmalıdır.

     Diplomasi, keskin uçlarda dahi itidal ve ince ayarlarla çözüme ulaşmayı arayan bir eksersizidir. İttifakları bozmadan ‘’bağlantısız ve tarafsız’’ dünyalara göz kırpılması bir tercih olup bu ancak maharetli politikalarla mümkündür.

     Sorumluluk verildiği takdirde donanımlı hariciye yapılanmamız ve diplomasi birikimimizin bu eksersizde başarılı bir sınav vereceği de muhakkaktır.

YAZARLAR

  • Salı 36.7 ° / 23.8 ° Açık hava
  • Çarşamba 36.6 ° / 22.4 ° Bulutlar
  • Perşembe 34.5 ° / 19.7 ° Bulutlar
  • BIST 100

    3.304%-1,62
  • DOLAR

    18,2299% 0,08
  • EURO

    18,1714% 0,43
  • GRAM ALTIN

    1.005,3% 0,36
  • Ç. ALTIN

    1658,745% 0,36