Uzun bir mücadeleden sonra bir anayasa değişikliği yürülüğe girmiş bulunuyor. Herhangi bir yasa için % 0.5´lik onay dahi kafi gelebilir. Fakat anayasa değişikliği için bu nispeti resmi olarak kabul edilse bile psikolojik ve işin önemi bakımından yeterli görmek doğru olmasa gerektir. Zira devletin temeli kanunların kaynağı olan anayasanın yüksek oranda kabulü her zaman, her yerde beklenen doğal sonuçtur. Ancak bu konuda fazla uğraşmaya ve siyaseti daha fazla dalgalandırmaya ihtiyaç duymadan 18 maddelik metin üzerinde yeni uzlaşmalar aramak daha uygun olacaktır. Çok bilinen gerçektir ki en iyi kanunlar insan elinde gereği kadar iyi uygulanmayabilir veya mahsurlu gördüğümüz kanunlar iyi ellerde daha makul uygulanabilir. Bu sonucu beklemek ve gerekli ikazları yapmak daha iyi yolları bulmayı aramak doğru istikamet olmalıdır. Eski ilk dört maddenin mevcudiyeti korunmalıdır ve bu husus her zaman tekrar edilmelidir. Hatta yeni 18 maddenin başına o dört madde geçirilmelidir. Diğer açıklamalar zaman zaman millete anlatılmalı daha açık biçimde dikkate sunulmalıdır.
Avrupada aleyhimize tecelli eden siyasi akımın biraz gerilediği memnuniyetle görülmektedir. Daha iyi iç ve dış siyasi sonuçların alınması ülkemizin büyüklüğüne ve asaletine yakışır olacaktır. Bu konuda iktidar ve muhalefet sorumlularına daha aktif görevler temenni ediyoruz. Zira her iki kanatta çok değerli isimler mevcut olup bunların parti displinini aşarak liderlerine karşı vatani sorumluluk içinde doğrularını söylemeleri, yanlışları ifade etmeleri Türk Milletine has asalet, fazilet ve vatandaşlık borcu olacaktır. Hatta eski cumhurbaşkanları, başbakanlar, meclis başkanları gibi önemli görevler üstlenmiş muhterem kişilerinde tecrübelerini ortaya koymaları milli ihtiyaç bulunmalıdır. İç ve dış politikada daima yapıcı, inandırıcı olmak, nezaketi bırakmamak fakat gerekli cevabın en müyessir şekilde sağ duyu istikametinde açıklamak, belirtmek, askeri güce sahip çıkmak, ekonomiye, sanayiye gerekli düzeni vermek umut dolu geleceğimiz bulunmalıdır.