Belli sınırlar içinde yaşayan aynı ideal sahibi insanlar topluluğuna millet diyoruz. Bu topluluğun anayasası, bayrağı, Birleşmiş Milletlerde kayıtlı bir adı var ise ülkesine, milletiyle beraber devlet diyoruz. Böylece devlet hükmi şahsiyete haiz bir siyasi yapı oluyor.
Devletin yapması gereken ilk iş anayasasını hazırlamaktadır. Birçok ülkede anayasa yazılı metin halindedir ve asırlar boyu değişmeden devam edenleri vardır. İngiltere yazılı metne lüzum görmemiş, anayasası teamüle dayalı bulunmaktadır. İnancı geçmişe ve geleceğine güvenen büyük uyumlu bir devlettir.
Türkiye Cumhuriyeti kuruluşunda mevcut şartlara uygun mükemmel bir anayasa hazırlamış zaman içinde bu anayasa yeni, doğal ihtiyaçlara göre birkaç defa kısmen değiştirilmiş. Fakat darbe anayasası diye tabir edilen 12 Eylül 1980 döneminin yazdığı anayasa bütün hırpalanmasına rağmen halen devam etmekte bulunmuş ve 20 maddelik bir değişiklikle bir bakıma tamamı değiştirilerek yeni bir anayasa iktidar ve MHP ortaklığı ile yürürlüğe sokulmak istikametine girilmiştir.
Anayasa Devlet-Millet kavramının geçmişini, geleceğini kapsadığından geniş bir birikim topluluğunu gerektirmektedir. İlgili hukuk kurumlarından, üniversiteden, meslek odalarından, halk kesiminden faydalanılarak hazırlanması ana kural ve ihtiyaç iken Türkiye Büyük Millet Meclisinin sayısının yarı sayısını dahi kapsamayan iki parti arasında hazırlanıp referanduma sunulmak istenen bu tasarı her aklı selimin beğenmediği, eleştirdiği bir hukuki yapı olduğu ileri sürülmektedir. 18 yaş gibi çocukluktan gençliğe dönüşen yaş sahiplerine milletvekilliği seçilme hakkı verilmesi hiçbir makul takdirin gereği olamaz. Çocuklar ve gençler temelimizin kaynağı olup geleceğimizin teminatı bulunmakla beraber Türkiye Büyük Millet Meclisini lise çağındaki gençlerin bulunabileceği, bulunmaları gerektiği bir yer olarak tasavvur etmek yanlışların en büyüğüdür. Zira TBMM herhangi bir iş yeri, iş bürosu olmayıp adı ile müsemma Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Savaşa, barışa ve her türlü hayati konularda karar verecek Yüce Meclistir. 18 yaşındaki gençlerin vazife alacakları yer bu Yüce Meclisin Kararları doğrultusunda yurt sathında alınabilecekleri diğer görevlerdir.
Diğer maddeler itibarı ile ve demokraside çoğunluk esas olduğu halde Sayın Cumhurbaşkanına tek başına yetki veren anayasal hükümler ise kişilik hakimiyetinin üstünlüğüne işaret olup demokrasi ve hukuk kavramları ile ilgisiz bulunmaktadır.
Daha başka yanlışları bulmak mümkündür ama bu birkaç ana sebep yeterlidir. Sağduyu gerçeğin ve doğrunun ne olduğunu belli edecektir. Her doğacak hukuki varlığın sağlıklı olarak hayata girmesi başarının sırrı aksi ise zevalin sebebidir.