Dahi lider Mustafa Kemal ATATÜRK´ün imparatorluğun dağılması ile başlattığı bağımsızlık, uygarlık savaşında en güçlü ve menzili en uzun silahı inandığı konular ve cesareti idi. Bu suretle Türkiye Cumhuriyeti´ni kurduğu, Türk Milletini medeni ve uygar bir devlet yapısına getirdiği gibi esaret altında kalmış bazı ülkeleri de huzura kavuşmalarına ve esaretten kurtulmalarına vesile olmuştur. Ne yazık ki halen birkaç devlet bu konuda eski geleneğini sürdürmekte ve küçük ülkeleri ekonomik açıdan baskı altında tutmaya, böylece üzerlerinde hakimiyet kurmaya veya o mahiyette yeni küçük devletler kurmaya çalışmaktadırlar. Batıda ABD, Fransa, İngiltere, Almanya Kıbrıs Adası ve Ortadoğu üzerinde Rusya ile yarış halinde olup Çin dahi uzakdoğudaki hakimiyeti ile yetinmeyip ortadoğuya kadar iradesini uzatmaya niyet etmektedir. Irakta Barzani merkezi idareden ayrı bağımsız bir kürt devleti kurmak için hevesle dolaşmaktadır. Bu konuda Türkiye Cumhuriyeti dinamik olup böyle bir kuruluşa izin vermek konumunda görülmemektedir. Zira bu işin Suriye içine kadar uzaması ihtimali ayrı bir boyut kazanacaktır. Bu konuda haklı ve güçlü durumda bulunan Türkiye Cumhuriyeti´nin iradesi dikkate alınmalıdır. Bu yolda batı devletleri Rusya ve Çin ellerinde büyük oltalarla balık avına çıkmışlarsa da başarmaları muhaldir. Türkiye Cumhuriyeti´nin Ortadoğu üzerinde hakkı kabul edilmeli ve sözü de dinlenmelidir.