Bireysel ve toplumsal hayatın tanzimi ve onarımı için yasalar düzenlenir. Bunlar bazen birçok maddeden oluşan uzun yazılı metinlerdir. Genelde Ankara´da bürokrasilerde hazırlanır ve TBMM´de görüşülüp kabul edilerek kanun adını alır. Fakat hazırlık safhasında ilgili kurumlarca ve hatta ilgili kişilerle karşılıklı bilgi alış verişi yapılmadan bürokratik bünyede hazırlanışı bazı eksik ve uygun olmayan maddeler içerir. Bu sebeplerle kanunlar birçok değişikliğe uğrar ve başı ile sonu arasında zaman farkları doğar. Bazı metinler ise özel ifadeleri itibarı ile halk tarafından net anlaşılmaz ve hatta uygulayanlar arasında dahi çelişkiler doğar. Kütüphaneler dolusu böyle yasalarımız (kanunlar) mevcut olup ihtiyaç gereği yenileri de hızla yürürlüğe sokulmaktadır.
Bir kısmında başlı başına bir kısım maddeleri uygulama alanı bulmakta, bir kısmı ise atıl vaziyette kalmaktadır.
Örnek vermek gerekirse kat mülkiyeti kanunu ülkemizin zorunlu ve sorunlu bir konusu olmaya devam etmektedir. Bu konuda pek çok dava mevcut olup bazen işin içine belediye mevzuatı dahi girmektedir. O zaman bazı maddeler hiç uygulanmamakta veya başka yasalarla yüklenmiş olan sorunlar yerine getirilmemektedir. Mesela apartmanlar ve siteler altında park yeri düşünülmemekte, dikkate alınmamakta ve çok sayıda daire yapılmasına itina gösterilmektedir. Kapıcı usulü olduğu halde büyük sitelerde bazılarında bu usul yerine getirilmemektedir.
Yasalar çıkarılırken bürokratik engellere takılmaması dikkate alınmalı benzeri yasalar ve ilgili diğer mevzuat gözden geçirilerek çelişkilere düşülmemelidir.