Dünya hayatı geniş bir yelpazenin parçalarının toplamı gibidir. En başta kişisel hayat bunun hemen yanında aile hayatı ve sonra akraba ve komşu münasebetleri, daha büyük parçada ülke hayatı, vatandaşlık sorunları doğan ve yaşayan her insan için içinde bulunması zorunlu safhalardır.
Milletimizin ve ülkemizin genel durumuna baktığımızda namuslu, dürüst, doğru sözlü, fedakar insanlar olduğu gibi bunların aksine başkalarını incitici, zarar verici, yasa dışı hayatı tercih eden, ayıplardan utanmayan, başkalarına veya komşusuna veya en yakın aile fertlerine zarar veren insanlar, eşini ve çocuklarını katledenler, uyuşturucu ticareti ile meşgul olanlar, yaşlıları ve düşkünleri aldatıp parasını alanlar, topluca can kıyanlar ve daha çok sayıda benzeri hadiselerin sözüm ona aktörü olanlar hayat içinde mevcut olup sayıları az dahi olsa fiilleri vicdanları tırmalayan, büyük acılar yaratan eylemlerin sahibi bulunanlar sayısı çokmuş gibi infial uyandırmakta ve koca milleti, bütün ülkeyi rahatsız etmektedir.
Siyaset, iktidar ve muhalefet kavgası içinde olup bazen muhalefet kendi içinde veya birbiri ile kavgalı durumda bulunmakta ve siyaset dışı olaylar pek ilgi çekmemektedir.
İktidar hernekadar yukarıdaki suç çeşitleri ile savaşmakta ise de büyük sonuçlar almakla beraber tamamen başarılı olduğu söylenemez. Muhalefetin bu konuda dahi iktidara yardımcı olması gerekirken ülkemizdeki siyasi ahlak mekanizması buna mani teşkil etmektedir.
Siyaset en başta; dürüst, ahlaklı, açık niyetli ve yararlı nitelikte olmak zorundadır. Oysa partisel kaygı, liderlik savaşı ülkede bu lüzumlu ilkeleri geriye itmektedir. Halbuki bu konularda liderlerin önde olmaları, halka bu seviyelerde yaklaşmaları gerekmektedir.
Bir siyasi merak yeni Türkiye , yeni anayasa diye israr etmiş ve fakat güvendiği reformdan gerektiği kadar anayasa desteği alamamıştır. Çünkü devlet hayatı matamatiksel rakamlarla yönetilemez. Gerçi genel seçimler ve yasalar için bir puan ileri olmak dahi meşru sonuç doğururken anayasa gibi asli bir konuda %1´lik,2´lik fark yeterli sayılmamalıdır. Zira böyle bir yakın oylama sonucu iktidarın muhalefet cephesine yakın olma, yardım isteme ihtiyacı açıktır. Oysa ülkemiz siyasi hayatında böyle bir uzlaşma yolu uzak ihtimaldir. Aynı lider kadrosu ile mutlu sonuca ulaşmak kolay değildir. Lider değişmesi ise Türkiye´de zor bir hadisedir. Zira feragat ve fazilet ister. Siyasette ise bu özellikler gelişmemiştir. Önce siyasi partiler kanunu değişmeli, siyasette yeni bir ufuk açılmalıdır.
Hayat pahalılığı adı ne olursa olsun acımasızca devam etmektedir . Bu da başta iktidarın ve tüm siyasetin konusu ve çözüm yolu olmalıdır. Asayiş, terör, aile hayatı, dine saygı ve sadakat fakat laiklik ilkesi asli olmakla, işsizlik, evlilik dışı hayat şartları ehemmiyetle göz önünde bulundurulmalıdır.