Bazen öyle tezler ortaya konur ki insan aklı onun doğruluğu yönünde susar kalır, çalışamaz. Tarihte böyle hadiseler olmuştur. Asırlar önce dünya yuvarlak mı düz mü tartışması yapılmış daha sonraları kendine güvenen liderler dünya savaşı çıkarmış ve fakat sonunda hüsrana uğramışlardır.
Şimdi ise ülkemizde bir anayasa referandumu olayı vardır. Bunda millet olarak iki ayrı görüş yarışmaktadır. Birinci görüş sayın Erdoğan ve ekibi neyi uygun görmüşse o doğrudur ve yerindedir kanaati, karşı görüş ise o görüşün temel aldığı anayasa taslağının tamamen gereksiz ve yanlış olduğu hakkındadır. Bazen saatler durur. Ya pili bitmiştir, ya bozulmuştur, tamiri gerekir ya da yeniden alınır. Bunda olay açık ve nettir. Fakat bir anayasa taslağında tamamı hakkında iki zıt görüşün birden var oluşu adeta insan aklını duraklatmaktadır. Zira hukuki bir mevzuatın bu kadar zıt iki görüşü hayata geçirmesi nadir hadiselerdendir. Kanunların bazı maddeleri eleştiri alabilir. Fakat bütünün birden reddedilmesi veya eksiksiz olarak bütününün birden kabulü olağan bir hadise değildir.
Anayasa taslağının tamamı bir görüşe göre tamamen yanlış, mesnetsiz olup hiçbir hukuki değeri yoktur. Zira hazırlanış tarzı, ihtiva ettiği metinler demokrasi dışı, hukukun üstünlüğüne aykırı, mevcut demokrasiyi daha geriye götürücü bulunmaktadır. Bu görüşün sahipleri hayır oyu propagandası yapmaktadırlar.
Bir kısım görüş tasarının lehinde olup evet oyu ile karşılanmaktadır. Fakat iki tarafın eleştirilerine bakıldığı zaman hayır oylarının gerekçesi hukuk ve gerçek karşısında daha geçerli olduğu görülmekte, evetçilerin propagandasının karşı taraf hatiplerinin şahsına yönelik olup maziye ait bulunduğu ve hukuki eleştirilerden uzak kaldığı görülmektedir. Demokrasideki denetim bu metinde yoktur. Nitekim parti liderliği ve cumhurbaşkanlığını uhdesinde bulunduracak kişinin bütün icrai yetkileri haiz olduğu ve kararnamelerle iradesini kanun olarak tecelli ettireceği anlaşılmakta ve gensoru, soru önergesi gibi TBMM çalışmalarının ortadan kaldırdığı anlaşılmaktadır. Yargının tek kişinin ağırlıklı olduğu bir konuma getirildiği görülmektedir.
Evet diyenleri şöyle özetlemek doğru olacaktır: 1-Sayın Erdoğan´a güvenip onun her sözünün yeterli olduğuna inanan partizan zümre 2-Sayın Erdoğan´ın şahsına aşırı sevgi duyanların coşkulu hali 3-Gerçeği fark edip fakat siyasi mülahazalarla evet taraftarı olanlar.
Hayır tarafında olanlar değişik siyasi görüş sahipleri olup hukuki kurallara bağlı kalarak eleştirilerini bu yönde yoğunlaştıranlardır.
Hayır oyunun ülkemiz, demokrasimiz ve düyadaki geleceğimiz için daha isabetli olacağı düşüncesi ile sonucu siyasi rüşt sahibi asil milletimizin takdirine bırakmak ve sonuca razı olmak yolun en doğrusu olacaktır.
Evet veya hayır oyunun az bir farkla sonuçlanması herhalde mücadeleyi bitirmeyecek ve artıracaktır. O sebeple sonucu kadar oranı da önemli bulunmaktadır.