Doğa da bazen birbirine karışsa bile dört mevsim vardır. Siyaset dünyasında ise başka sayıda ve tek sayıda mevsim olup genelde bahar mevsimi yaşanmamaktadır.
Yoğun bir referandum sürecinden sonra bir sonuca ulaşılmış fakat bir taraf bu sonucu kabullenmemiş ise de sonuç iki tarafa da ikaz mahiyetinde bir milli irade ifadesi bulunmaktadır. İktidara daha dikkatli olun ikazı yapılmıştır. Milli bir konuda bu ikaz başarıdır. İktidarın daha sakin ve adil bir işleme daveti, muhalefetin ise milli konularda birleşmeyi ve uyumu sağlaması davetidir.
Referandum sonuçları ileriki yıllarda belli olacak olup şu halde halk kendi işinin başında, kendi konumu ile meşgul ve hayat kendi seyrinde ve rayında devam etmekte bulunmaktadır.
Sayın Erdoğan´ın siyaseti yönünde otoritesi ve taraftarlarını bir istikamette tutması mahareti dahilinde olup muhalefette bu istikamet zayıf görülmektedir. MHP parti ismi altında kendi yapısını koruma peşindedir.
Ana muhalefet demokrasi yolunda bazı mücadeleler vermiş ise de kendi yapısı içinde bu mücadeleden ve iradeden uzak durumda görülmektedir. Zira bir milletvekilinin açık şekilde ve bir karşı gazetede beyanat vermesi sayın Kılıçdaroğlu´nu öfkelendirmiş ve böyle kişileri kapı dışarı bırakırım dedirtmiştir. Kaldıki o şahıs eski bir bakan ve halen kendi partisinin milletvekilidir. Açık sözlüdür. Bir devrin cumhurbaşkanı için dahi tarihe geçen bir söz sarf etmişti. O da asabi mizaçlı ve samimi ifadeli bir insandı. Kapı önüne bırakırım sözü siyasi nezakete ve genel nezakete uygun olmayan ve sayın Kılıçdaroğlu´na da yakışmayan bir söz bulunmaktadır. Belki bir çiftlik ağası işçisine seni kapı dışarı bırakabilirim diyebilir ama bir lidere parti mensubu bir milletvekiline karşı bu söz hiçbir şekilde şık ve demoratik kabul edilemez.
Demokrasi geniş kapsamlı bir hukuk düzeyidir. Karşılıklı sorumluluklar vardır. Fakat beğenme, beğenme me hali eleştirinin yandaşı olup tabi bir haktır. Bu hak suistimal edilirse partiden ihraç veya dava konusu olabilir. Ancak haysiyet kırıcı, rencide edici bir mahiyette olamaz. Kaldı ki parti içinde sayın Kılıçdaroğlu´na muhalif belli sayıda güçte bir grup bulunduğu ve bunlara dahil olabilecek gizli konuda başkalarınında olabileceği anlaşılmaktadır. Sayın genel başkan yardımcısı ve parti sözcüsü sayın Böke´nin istifası da cesaret ve sağduyu ifadesi bulunmaktadır. Bu haliyle sayın Böke´nin ilerisi büyük bir liderliğe açık bulunmaktadır.
CHP´de ve dışında birçok kişinin cumhurbaşkanlığına aday olabilme şansı vardır. Özellikle sayın İlhan Kesici ve benzeri on kişi ana muhalefet partisinde mevcuttur. Dışarıdan da aday aramak doğru olabilir. Fakat ülkenin iç ve dış sorunları ve savaş halleri yanında ana muhalefetin dirlik düzen içinde olması ülkeyi rahatsız edecek herhangi bir olaya sebebiyet vermemesi lazım ve zaruri bulunup böyle parti içi sorunların şiddet haline dönüşmeden barış yolu ile çözülmesi ve gerekiyorsa Kılıçdaroğlu´nun bir süre dinlenmesi aklın gereği bulunmaktadır.
Tüm siyasi partilere ve liderlerine sağ duyu sahibi olmalarını ve sadece Türkiye Cumnhuriyetinin geleceği, Türk Milletinin varlığı esas konu olmalı bir an evvel demokrasiye girilmesi hedefleri bulunmalıdır.
Halen demokrasi vardır. Ama yeterli değildir. Önce Türkiye´yi üç beş parti liderinin iradesinin altından kurtarmak daha mükemmel bir siyasi partiler yasası ve seçim yasası getirmek acil konu olmalıdır.
Bütün bunlar CHP´nin iç işleri olup takdiri ve çözümü kendilerine ait bulunmaktadır. Ben bir partili olarak değil vatandaş olarak görüşlerimi ifade etmek istedim. CHP mazisi ve yapısı itibarı ile istikametini bulacak yapıdadır.