Küçük yaşlarda evlenme eski yıllarda ve bazı bölgelerde görülen cahiliyet devrinden kalma işlerdir. Biraz da insana ihtiyaçtan doğan sebeptir. Elbette haklı bir konu, isabetli bir davranış değildir. Fakat köylerimizde adet olduğu üzere arada büyük yaş farkı olmayan 15 -18 yaş arasındaki gençlerin samimi şekilde ve iki tarafın samimi isteği ile oluşan evliliklerde hapis cezası yönüne gitmek adil ve makul bir ceza değildir. Zira onları daha yüksek bir kültür seviyesine getirememiş olmak devletin kusuru ve ihmalidir.
Yaş farkının yüksekliği, küçük kız çocuklarının maduriyetlerini gerekli kıldığından reşit olmayan bir kız çocuğunu 10 - 15 yaş büyük bir erkekle evlendirmek veya ikinci eş olarak vermek elbette sakıncalıdır. Önlemeli ve kız anası babası ile erkek tarafı hapisle cezalandırılmalıdır. Ancak dengi dengine samimi bir örf ve adet gereği ile evlenmiş iki genç için ve aileleri için hapis cezası vermek hakkaniyete uygun , gerçekçi, adil bir işlem değildir. Mümkün olduğu kadar böyle halleri önlemek lazım ise de bu hallerde ve olayda zor ve kaçırma yok ise hapis cezası uygulamak ikinci ve daha büyük mağduriyete sebep olmaktadır. Zira genç kız çocuk yapmış ise çocukları ile ortada sahipsiz olarak kalmakta, çocuklar baba hasreti çekmekte ve aileler cahilliğinin cezasını yaşamış bulunmaktadır.
Bu sebeplerle yaş sınırı dışında evlenmiş olanların aradaki yaş farkını ikinci eşi olmama ve kaçırma durumuna bakarak ceza tayininde bir ayarlama yapmak sosyal ihtiyaç bulunmaktadır. Zira yasalar gerçeğe ve hakkaniyete uygun olduğu nispetle makbuldür. İhtiyaca ve cahilliğe dayanan bu gibi yasal olaylar toplumun vicdanını hırpalamamalıdır.