(DEFTER) Büyükelçi Hasan Sevilir AŞAN


PARALI ASKERLERİN HAZİN SONU

‘’Almanya ve Fransa için çatışmalı coğrafyalarda kendilerini aynı hazin sonun beklediğini bilmeden hayatları pahasına savaşmışlardı’’


Kazakistan ve Ukrayna krizlerinde de tekrar gündeme gelen yabancı savaşçılar bağlamında yıllar öncesinden hatırladığım iki yaşam hikâyesini burada paylaşmak istedim.

Az değil yarım asırdan fazla oldu.

1960’larda şirin, canlı bir sahil kasabası olan Karadeniz Ereğli’sindeydik.

Okuldan, mahalleden iki arkadaşımız Almanya ve Hollanda üzerinden başka coğrafyalarda hayatları pahasına garip savaşlara katılmıştı.

Birbirlerini tanımayan bu iki deli kan kendilerini aynı hazin sonun beklediğini elbette bilmiyorlardı.

ALMANCI OLDU

İki yıl aynı sıraları paylaşmıştık. 

Ereğliliydi, muhafazakâr, çalışkan, dürüst biraz da içine kapanık bir arkadaşımızdı. Tarih, coğrafya bilgisi, okuma merakı hepimizi kıskandırırdı.

Topluca gittiğimiz sinema, konser, yaş günü buluşmalarından pek haz almazdı. En fazla 1 Mayıs pikniklerine katılır, tadını en çok da O çıkarırdı.

Liseyi ön sıralarda bitirdi. Bizler üniversite için sınavdan sınava koşuşuyorduk, O sessizce Almanya’ya akrabalarının yanına gitmişti.

Yakınları, oraya yerleştiğini artık ‘’Alamancı’’ olduğunu, iş icabı Afrika’da dolaştığını söylemişti.

***

Yıllar sonra bir fırsatla Ereğli’ye geldi.

İçe dönük sessiz hali aynıydı ama Alman dazlağı saçları ve kılık kıyafetiyle şeklen de olsa kendisini aşmıştı.

***

İlk zamanlarda dil, okul sıkıntıları çekmiş, istemediği işlerde çalışmıştı.

Bir ara arkadaş zoruyla bazı eğlenceli kamplara katılmış, müdavimi olduğu buluşmalar çok geçmeden özel güvenlikçi eğitimi adı altında mesleki bilgilendirme ile başlayıp özel silahlı eğitimlere dönüşmüş.

Kendisini, reddedemeyeceği cazip kazanç önerileri ile geri dönüşü mümkün olmayan bağlayıcı bir süreçte bulmuş.

***

Uzun bir gemi yolculuğuyla topluca Afrika’ya götürülürler.

Nereye, hangi limana indikleri söylenmez, çatışmalı bölgelerde Alman kamp ve tesislerini koruyacaklarmış.

Paralı asker olduğunu orada anlamış. Rodezya, Kongo ve Güney Afrika’da sandığı merkezlerde eğitilip önce beyazların yaşadığı sitelerde silahlı koruma nöbeti daha sonra maden ve petrol alanlarında saldırı ve baskın operasyonlarına katılırlar.

Kimle, neden savaştıkları söylenmez sık sık mekân ve kadro değiştirdikleri için ne kadar kayıp verdiklerini bilmezler. Ölmemek için öldürmektedirler.

Aileleriyle haberleşmeleri kısıtlıdır. Yedi yıl izin kullanamaz. Hayatta olduğu, ailesine gelen para transferlerinden anlaşılır.

Kamplarda çok sayıda Türk ve Balkanlılar olsa da yakınlaşmalarına imkân tanınmaz.

***

Daha sonraları başka ülkeler hesabına savaştığı, Balkanlarda görüldüğü duyuldu.

Bosna’ya silah, mühimmat taşıyan bir konvoydaki patlamada kaybolduğu söylendi, hangi kimlikle savaştığı bilinmiyordu, yakınları başına ne geldiğini hiçbir zaman öğrenemedi.

HOLLANDA FRANSA AFRİKA

Diğer arkadaşımızın ailesi Ereğli’ye sonradan yerleşenlerdendi, Gaziantepliydiler.

Yazları Ereğli spor lokalinde maça kızı, king, taşlı okey grubundaydık.

Neşeli, kendine güvenen, arkadaş canlısıydı, çevresi genişti. Liseyi bitiremedi, kuaförlük sertifikası edinip kapağı Hollanda’ya attı.

Bir ara tatile geldiğinde görüştüğümüzde, Hollanda’da kuaförlük yapamadığını, birçok iş değiştirdiğini halen havuz cankurtaranlığından geçimini sağladığını, Türklerle sık sık Fransa’ya geçip iş fırsatları yakalamaya çalıştıklarını, Ereğli’den birkaç yakınını yanına alarak Fransa’da güvenlikçi takımı kuracaklarını, bu işte iyi para olduğunu anlatmıştı.

Daha sonra hiç görüşmedik.

Fransa’ya götürdüğü arkadaşlarından birisi yıllar sonra yaralanmış, savaş dışı kaldığı için sağ olarak Ereğli’ye dönebilmişti.

Fransa’da dil ve silah eğitimi aldıktan sonra, sahte pasaportlarla Afrika’ya geçmişlerdi. Türkler genelde birlikteydi. Kamp kamp dolaştırılıp sayısız silahlı çatışmaya girmişlerdi. Kendi aralarında rütbe uydurmuşlardı. Bizim Hollandalı havuz cankurtaranı generalleriydi.

***

Çok daha sonra duyuldu ki Türklerin de içinde olduğu Fransız savaşçı timi bir kabile baskınında top yekûn katledilmişti. Kimler baskında öldürüldü, kimler kaçırıldı bilinmiyordu.

Yakınları izini süremedi. Yıllarca ümit içinde bir haber beklediler.

HİÇ YOKTULAR

Paralı askerler bir bakıma geçmişi olmayan adeta hiç var olmamış savaşçılardı.

Duyguları, duygusallıkları ne kadar bastırılıp uyuşturulursa o ölçüde daha savaşçı oluyorlardı.

Kamufle kimliklerle savaştıkları için sahada öldüklerinde haklarında ekonomik, siyasi, hukuki sonuçlar doğurabilecek bir iz olmayacağı gibi kendileri daha işin başında var olmamayı peşinen kabullenmekteydiler.

Onları hep o hazin sonlarına koşan heyecanlı halleriyle hatırlarım.



YAZARLAR

  • Perşembe 37.3 ° / 23.2 ° Açık hava
  • Cuma 36.9 ° / 23.9 ° Açık hava
  • Cumartesi 35.3 ° / 22.9 ° Dağınık bulutlar
  • BIST 100

    2.427%0,80
  • DOLAR

    17,2729% 0,33
  • EURO

    17,6417% 0,53
  • GRAM ALTIN

    969,36% 0,69
  • Ç. ALTIN

    1599,444% 0,69