SANİYE VİLDAN GÜZEL - İNADINA ŞİİR


ŞİİR "GÜMÜŞ TİLKİ" VE "MAVİ SİNCAP"TIR. GÜLTEN AKIN ANISINA SAYGIYLA...


4 Kasım 2015 usta ozanı  sonsuzluğa uğurladığımız gün...

Günlerce aylarca şiirden kaçtım
Gümüş tilkim mavi sincabımdı kovaladı beni
Işığı önüme düştü yansıdı balkıdı
Dokundu okşadı, ayağımı çeldi yolumu gözledi
                                                             -GÜLTEN AKIN

Bu dizeler, Gülten Akın'ın 1991 Halil Kocagöz Ödülü'nü kazandığı SEVDA KALICIDIR kitabının başında yer alır. Hangi kitabı ödül almadı ki?..

Sığda adlı şiir kitabıyla TDK Şiir Ödülü, Maraş’ın ve Ökkeş’in Destanı ile TRT Sanat Ödülleri Yarışması Başarı Ödülü, Ağıtlar ve Türküler ile Yeditepe Şiir Armağanı, Sevda Kalıcıdır ile Halil Kocagöz Ödülü, Seyran Destanı ile Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü, 1998 Truva Folklor Ödülü, Sessiz Arka Bahçeler ile 1999 Akdeniz Altın Portakal Şiir Ödülü, 2006 yılında Yunus Emre Şiir Ödülü, 2008’de Erdal Öz Edebiyat Ödülü, 2008 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Sanat Hizmet Ödülü ve 2014 Metin Altıok Şiir Ödülü’nü almıştır. 2004 yılında TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı’nda “Onur Yazarı” olarak seçilmiştir.
Akın, Dağlarca'nın vefatı ardından Milliyet tarafından bir araştırma sonucunda "Yaşayan en büyük Türk şairi" olarak seçilmiştir.

Onun böyle uzun uzun övgüye gereksinimi yok; ama, yine de anımsamanızı istedim. Yeri geldikçe, o "ince kız", o "Tek başına bir şiir cumhuriyeti" denilen, o "şiirin annesi- şair ana", "Anadolu bacısı" diye andığımız, "yaşayan en büyük Türk şairi", "inceliklerin ilk şairi", "Adamın su gibi akanı" diye nitelenen ozan  hakkında epeyce yazdım. Siz de ekleyin içinizden geçenleri, şiirlerini okudukça... Ben, herkesin bir şairi vardır; "Gülten Akın, benim şairim" diyorum. Neden benim şairim? Yanıtı seçtiğim dizelerde...

"Ah,kimselerin vakti yok
Durup ince şeyler anlamaya"
"Göğü gördüm imkâna tutuldum düşü sevdim"
"Kestim kara saçlarımı n'olacak şimdi
Bir şeycik olmadı-Deneyin lütfen-"
"Kuşsuz kalmışsa ağzım gözlerim gülmemekten
Dostumdan, gökyüzüne sürmeye kuş isterim"
" geçmek, acıyı getirir daima"
Ve bu dizeler...
"Beni sorarsan,
Kış işte
Kalbin elem günleri geldi."
Ardından bu dizeler...
"Bir roman kadar uzun bu tümce,
Sonra işte yaşlandım."
"AĞIR, ÇOK AĞIR DÜNYA" yazısı ve,
"İtip beni
balıma dadanan bu çağı sevmedim."

75 yaşına bastım. " Yorgun savaşçılarız, yengiler eskitti bizi" dizesini de unutmayayım; özellikle toplumsal yengiler!..

Sessiz, sakin, sabırlıdır Gülten Akın; bir de içtendir, bu dizelerde olduğu gibi...
Açık yüreklilikle şiirden vazgeçtiğini, günlerce kaçtığını söylüyor; o "gümüş tilkim, mavi sincabım" diye övdüğü şiirden...

BUNALAN OZAN İLAHİSİ
Darıdan ufağım da
Dünya sığar içime
Dünyalara sığamam
Sığamam oğul

Bulut olsam olurum
Göğe ağsam ağarım
Güzleleri gezerim
Yağamam oğul

Atmacam bukağılı
Ağzında karanfili
Bu yaman çelişkiyi
Çözemem oğul

Ozanım düşe geldim
Dönüp uğraşa geldim
Astım işlek kalemim
Yazamam oğul -GÜLTEN AKIN

Şiirden vazgeçip "yazamam oğul" dese de "astım işlek kalemimi" dese de yazmaya devam eder sevgili Akın; çünkü o, ANNEdir.

"Anneler olmasa kim kimi severdi." -GÜLTEN AKIN

12 Eylül 1980 askerî darbesiyle başlayan baskı dönemi; annelerin gözyaşının dinmediği, sel gibi aktığı yıllar... Yazmanın ve şiirin bir görev olduğunu unutmaz ve yazar. O, cezaevi önlerinde, Anadolu'da, ODTÜ'de, Mamak'tadır.
Oğlu Murat Cankoçak Ankara’da bir banka soygununa katıldığı gerekçesiyle tutuklanmış, dosyası Şentepe Devrimci Yol davasıyla birleştirilmiş, önce müebbet hapse mahkûm edilmiş, daha sonra cezası Yargıtay tarafından bozulmuştur.
Şiirlerinde, oğlu Murat'la birlikte, görüş yerindeki annelerin, babaların, eşlerin, çocukların gözyaşı da vardır. Murat Cankoçak Mamak’ta tutukludur. Oğlunu savunmuştur. Avukattır, öğretmendir, ozandır; her şeyden önce annedir.
Bir annenin duygularını anlatır "İlahiler" ve 12 Eylül sonrasında cezaevlerinde yaşananları...

DEMİRLE PAS ARASINDA İLAHİ
"Nergisle güz arasında
Beş yıldır beş uzun yıldır
Yağmurla kar arasında
Beş yıldır beş uzun yıldır
Ayazla çiy arasında
Demirle pas arasında
Seyran'la Mamak
Beş yıldır beş uzun yıldır
Tanıyorum sesini demirin
Açılan sürgünün itilen kapının
Eldeki omuzdakinin
Aman dinlemez sesini
Beş yıldır beş uzun yıldır…"  -GÜLTEN AKIN

Sessiz, sakin, sabırlıdır Gülten Akın demiştim:
SABIR İÇİN İLAHİ
Çağrılı geldim, uzunca eğlendim
Sonsuz duracakmış gibi güldükçe insanlar
Gidecekmiş gibi gülümsüyorum

Yüreğimde kıldan testere
Bir yanartaşı yürüyorum döne döne
Hayatın dilvermez karıncasıyım

Günle yarışan bedenime dokunsam
Acıyor mu vurdukları yer eskisi kadar
Belki de alıştım

Ses vermiyor özlediğim, susturmuşlar
Yok, sevgiden yandım
Savatlı gümüşüm, eskimezdim
Sabrı deniyorum  -GÜLTEN AKIN

Son günlerde acı dolu şiirler yazıyorum. Ölüm yıl dönümleri etkiliyor olmalı...
"DELİ KIZIN TÜRKÜSÜ" sayın, yazdıklarımı...

UZUN YAĞMURLARDAN SONRA
Sen yağmurlu günlere yakışırsın
Yollar çeker uzak dağlar çeker uzak evler
Islanan yapraklar gibi yüzün ışır
Işırsa beni unutma.

Alır yürür sıcak mavisi gökyüzünün
Kuşlar döner uzun yağmurlardan sonra birgün
Bir sızlar yanar içinde büsbütün
Her şeye rağmen ellerin üşür
Üşürse beni unutma.

Yeni dostlar yeni rüzgârlar gelir geçer
Yosun muydum kaya mıydım nasıl unuttular
Kahredersin başın önüne düşer
Düşerse beni unutma ..." -GÜLTEN AKIN

VEDA
BEN YORULDUM GİDİYORUM
KENDİ ENDİŞENİ KENDİN SEÇ - GÜLTEN AKIN
             HOŞÇA KALIN.

 



YAZARLAR

  • Çarşamba 7.5 ° / -0.3 ° kırık bulutlar
  • Perşembe 7.1 ° / 0.4 ° Bulutlar
  • Cuma 9.3 ° / 5.5 ° Dağınık bulutlar
  • BIST 100

    2.042%3,14
  • DOLAR

    13,4286% -0,75
  • EURO

    15,2630% -0,35
  • GRAM ALTIN

    792,00% 0,32
  • Ç. ALTIN

    1306,8% 0,32