CİN HİKÂYELERİ
Tarih: 30.5.2017 14:32:26 / 577okunma / 0yorum
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?

Yazılarımda çokça bahsettiğim bir kanepe hikâyesi vardır. Öyle ahım şahım bir kanepe olmasa da; insanlarla oturur, sohbet eder, hal hatır sorarız. Kanepenin yanında Ali Ağabeyimizin evi vardır. Yaşı seksene merdiven dayamış, güngörmüş, abdestli namazlı, birazda siyasi görüşü değişmeyen bir Ağabeyimizdir. Ben onu çok severim. Çünkü bir yerde baba dostumuzdur. Babam rahmetli ölmeden önce onun başına Kur´an okuyabileceğini söylemişti. Belki de o yönden olacak hem dini konularda, hem de siyasi konularda Ali Ağabey ile çok konuşur, çok tartışırız ama anlaşamayız. Olsun. Herkesle anlaşmak mecburiyetinde değiliz.

Tabi ki burada ki konuşmalar bizleri üzmez. Birbirimize saygılıyızdır. Birbirimizden öğrenecek çok şeylerimiz mevcuttur. Ne zaman canım sıkılsa o kanepeye oturur yazacak bir şeyler bulmaya çalışırım. Bu günde Cuma namazından sonra kanepeye oturdum. Ali Ağabey Umre ziyaretine gitmişti. Çocukları da işinde, gücündeydi. Ama ben yine de konuşacak birini arıyordum. Çok geçmeden bir araba durdu. İçinde Kocabuğa Ubbat vardı.

Kocabuğa Ubbat bizim okul arkadaşımızdır. Biraderle birlikte okudular. Okula bayağı yaşlı gitmişti. Bizler yedi yaşındayken o, on sekiz yaşlarındaydı. Babayiğit biriydi. Oturduğu sıraya zor sığıyordu. Güzelde top oynardı. Ona çoğunlukla servis attırırlardı. O da bu işi iyi yapardı.

Ubbat Ağabeyle selamlaştık. Yanımıza gelip oturdu. Siyasi görüşünü bilmiyordum. O konulara hiç girmedim. Bir ara cin hikâyelerinden başladık. Bizim yukarı evlerin olduğu Koçlu köyü yakınlarında bol bol cin hikâyesi anlatılır. Halk arasında yaygındır. Deveboynunda cin görmeyen kalmamıştır. Ubbat ağabey;

“Ben Cinden, minden korkmam.”dedi.”Hatta hiçbir şeyden korkmam. Korktun mu bu işler başına musallat olur.”

Doğru söylüyordu. Cin hikâyelerinde korkmamak gerekirdi. Cin korkak adamlara musallat olur. Korkmayan adama hiç bir şey yapamazdı. Bunun örneğini CİN hikâyemde vermiştim.

“Gardaş.”dedi. Ubbat Ağabey.”Bir zamanlar lata yapmaya gitmiştik. Sıyrıngaç tarafında latayı kestik, atlara yükledik. Vakit gece yarısı. Göz gözü görmüyor. Yanımda da birkaç kişi daha var. Zaten lata kesmeye yalnız gidilmez. Diğer arkadaşlarla birlikte yola çıktık. Aralıklı olarak gidiyoruz. Yan yana gidersek bir ormancı hepimizi yakalayabilir. Aralıklı gidersek birimizi yakalar diğerimiz kurtuluruz. Ormancı yakalarsa; elimizden atımızı alır. Bir sürü ceza keser. Birde mahkemelik oluruz. Bütün bunların olmaması için çok dikkatli olmamız gerekir.

Karanlıkta giderken benim at uzun mezarın orada durdu. Duyuyorum ki buralarda çok cin varmış. Daha önce komşulardan bir sürü Cin hikâyeleri dinlemiştim. Atın durması ile onun yularından yakaladım. İleri çekiyorum gitmiyor. Yana çekiyorum gitmiyor. Olaydan bir şey çıkaramıyorum. Öne bakıyorum bir şey yok. Beri bakıyorum yine bir şey yok.

Atı durdurdum. Etrafı dinlemeye başladım. Kulağıma bir cızırtı geliyor. Sanki bir kedi sızılıyor. Cebimden kibriti çıkardım yaktım. Etrafa baktım, hiç bir şey yok. Kibrit sönünce o cızırtı tekrar kulağıma geliyor. Cebimde kibritim çok az.

Atı yormamak için elimle çektim götürdüm. Fakat o cızırtı beni çok rahatsız etti. Kafamdan hiç gitmiyor. Atla birlikte Balli Kemal´in evinin oraya kadar vardım. Lataları çalılığa sakladım. Yarın akşam alıp götürmek üzere geri döndüm. Diğer arkadaşlar da ayrı ayrı yerlere lataları indirdiler. Herkes kendi evlerine gitti.

Atın üzerinde Uzun mezara geri geldim. Korku denen bir şey yok. Atın durduğu yerde indim. Elime bir çıra aldım. Kibritle yaktım. Etrafa iyice bakmaya başladım. Bakarken yolun kenarındaki ağacın kovuğunda ne görsem? İki tane kedi yavrusu yan yana yatmışlar. Açlıktan ikisi de ölmüş. Meğer o duyduğum ses onların son çırpınışıymış. Belki de ilk duyduğumda bulabilseymişim kurtarabilirmişim. Onları o halde görünce çok üzüldüm.”

Bizim insanlarımız işte böyledir.

Dış görünüşüne bakarsanız; babayiğittir, güreşçi tipidir. Ama içlerinde bir kedi için gözyaşı dökecek insanlıkları mevcuttur. Ben bu köyde çok insan tanırım. Bir inekleri hastalanıp ölse etini yemezler. Kimseye de yedirmezler. Hatta besledikleri tavukları bile kesmeye kıyamayan kadınlar vardır.

Cin hikâyesinden başlayınca bir de benim anlatmam gerekiyordu. Yanımda duran Ubbat Ağabey´e;

“Zamanın var mı? “dedim.

”Fazla da yok.”dedi. Ben aklımdaki cin hikâyesini anlatmaya başladım.

Bizim aşağılarda bir Ağabeyimiz vardır. Ali Öksüz. Bu köylüler bilmezler. Eskiden deveboynundan yaylaya giderlermiş. Bizim biraderin önüne birkaç tane inek vermişler. Bunları sürerek yaylaya götür demişler. İneğin biri yolda buzağılamış. Bir buzağı doğurmuş. Büyükler buzağıyı alıp önden gitmişler. Anasını da biradere bırakmışlar.

“Arkadan sürerek gel.” demişler.

O da ineklerle birlikte deveboynuna gelmiş. Tam deveboynunu geçince mezarlığa doğru giderken buzağı doğuran inek mezarlığa kaçmış. Birader oranın mezarlık olduğunu bilmiyormuş. İneği döndürmek için arkasına düşmüş. Bir düzlük alana gelince inek birden bire hindiye dönüşmüş. Kendi kendine şişmeye başlamış ve biradere;

“Ulan çocuk.” demiş.”Sana yapacağımı biliyorum ama daha çocuksun. Çek git buradan. Yoksa kötü olursun.”

Biraderde bu söz üzerine geri dönmüş. İlerideki ineklere yetişmiş ki ne görsün. Az önce kendini tehdit eden inek yolda gidiyor. O an hiç dikkatini çekmemiş. Daha sonraları aklına gelince arkadaşlarına anlatmış. Onlarda;

“O gördüğün CİN. “demişler.”İyi ki sana bir şey yapmamış.”

Her tarafı orman ve fundalıklarla kaplı olan köyümüzde bu tip hikâyeler mevcuttur. İçlerinde kaybolup, Anavarza da bulananlar da vardır. Eli ayağı felç olan insanlarda vardır. Kiminin ağzı eğrilmiş, kiminin gözleri kaymıştır. Aralarında Ubbat Ağabey gibi korkmayan, korkmadığını da gittiği yerlere anlatan insanlarda mevcuttur.

Biraz sonra Ubbat Ağabey kanepeden ayrıldı. Bende kalkıp eve geldim. Evde yapılacak çok işimiz vardı.

Başka yerlerde bir tosun ya da inek ölse, kesip kasaba verirler. Ya da parçalar kendileri yer. Ama bu köyde bunun göremezsiniz. Ne inek eti, ne

Daha sonra Ubbat ağabey arabaya binip gittiler. Bizde yalnız kaldık. Laf olsun diye Ali Ağabeyin çocuklarına bir şeyler söyledim ama hiç kimse benimle siyaset konuşmaya yeltenmediler. Hatta Eyüp;

Anahtar Kelimeler: YELERİ
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
Telefon
Güvenlik *
Yenile
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
BİZ VE İLİM (26 Aralık 2017 - Salı)
YÜZ YILLLIK HİKAYE - MERHABA TÜRKÇE (20 Aralık 2017 - Çarşamba)
YAHUDİLER (12 Aralık 2017 - Salı)
ALİİİİİİİİİİİİ (05 Aralık 2017 - Salı)
BU SAVAŞ BİTMELİ (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
KREDİ (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
HOCALARIN DÜĞÜNÜ (14 Kasım 2017 - Salı)
CHP KAPATILSIN MI ? (07 Kasım 2017 - Salı)
BAKMAK ve GÖRMEK (31 Ekim 2017 - Salı)
BESİME TEYZE (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
BİZİM KÖY´ÜN HALLERİ (NAR) (18 Ekim 2017 - Çarşamba)
EKONOMİNİN ÇİVİSİ (10 Ekim 2017 - Salı)
AY (03 Ekim 2017 - Salı)
KOKAR (26 Eylül 2017 - Salı)
DOSTLAR BENİ HATIRLASIN (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
AĞA VE EŞKİYA (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
EMİN AMCA (29 Ağustos 2017 - Salı)
KÖYDE BİR SABAH (20 Ağustos 2017 - Pazar)
KÖYDE BİR SABAH (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
EŞKİYA VE KARETE (ÇUKURAĞALI-Roman) (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
NİHAT ARTIK YOK (24 Temmuz 2017 - Pazartesi)
YEMEN NERE? KOZAN NERE? (18 Temmuz 2017 - Salı)
BAŞKAN ve BEN (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
ÇİĞŞAR ve OBALAR (28 Haziran 2017 - Çarşamba)
TÜRKÇE KONUŞMAK (19 Haziran 2017 - Pazartesi)
CİN HİKÂYELERİ (01 Haziran 2017 - Perşembe)
CENNET KADIN (23 Mayıs 2017 - Salı)
HAKSIZLIK KARŞISINDA (16 Mayıs 2017 - Salı)
GECE YANIĞI (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
ROMAN YAZMAK (02 Mayıs 2017 - Salı)
ERGENEKONCULAR (25 Nisan 2017 - Salı)
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI (18 Nisan 2017 - Salı)
ARAP ve TÜRKLER (11 Nisan 2017 - Salı)
GELECEK NESİL (04 Nisan 2017 - Salı)
YAZIK ÇOK YAZIK (28 Mart 2017 - Salı)
ZÜBEYDE HANIM (21 Mart 2017 - Salı)
TÜRKLERİN İNSANLIK TARİHİ (14 Mart 2017 - Salı)
İKİ KADIN ve AYRILIK (07 Mart 2017 - Salı)
2B LER VE HİKÂYESİ (28 Şubat 2017 - Salı)
BİBERLER NEDEN KURUDU (21 Şubat 2017 - Salı)
MUTLULUK BÖYLE BİRŞEY (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
SAĞDUYU (31 Ocak 2017 - Salı)
Sayfa:
EKONOMİYE BAKIŞ
BAŞYAZI VE GÜNÜN YORUMU Çetin Remzi YÜREGİR
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
Nurettin ÇELMEOĞLU - BİRAZ GÜL BİRAZ DİKEN
2017 SENESİNİ FENA ESKİTTİK
Vahit ŞAHİN
Vahit ŞAHİN
CHP TABANA NASIL İNECEK?
Cumali KARATAŞ
Cumali KARATAŞ
YÜZYILIN EYLEMİ “YENİ ADANA”
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!
BİLDİN Mİ IĞDIRLI HASAN ONBAŞIYI
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR
BAŞLANGIÇLARDIR UMUTLARI TAZELEYEN
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
Ali MARALCAN- EMEKLİ KURMAY ALBAY
ULU ÖNDER ATATÜRK´ÜN EBEDİYETE İNTİKALİNİN 79. YILDÖNÜMÜNDE ATAMIZI ÖZLEMLE ANIYOR VE ARIYORUZ.
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
Hasan GÜNEŞ- İLK ADIM
EĞİTİM ÖRGÜTLERİNDE ÇATIŞMA
Ahmet ERDOĞDU
Ahmet ERDOĞDU
21.12.2015 DEN 23.11.2016 YAZI VE RÖPORTAJLAR-5
KONUK YAZAR
KONUK YAZAR
FİFA KOKARTLI İLYAS AYAN´A VEFA
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN
Yüz Yıl...
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
Mustafa Gazalcı -"Öğretmenin Not Defterinden"
YENİ ADANA GAZETESİNİN 100. YAŞ KUTLAMASI
M. Ziya YERGÖK
M. Ziya YERGÖK
SAHADAN GÖZLEMLER: HAYIR YÖNÜNDE
Cezmi DOĞANER
Cezmi DOĞANER
TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ (1)
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Prof. Dr. Özer OZANKAYA
MENEMEN SUİKASTININ YILDÖNÜMÜNDE TÜRKİYE CUMHURİYETİ´NE KURULAN SUİKASTLERE KARŞI ATATÜRK DÖNEMİNİN VE SONRAKİ SİYASAL İKTİDARLARININ FARKLI TUTUMLARI!
Zekai BULUÇ
Zekai BULUÇ
İKİNCİ YÜZYILA GİRİŞ !
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTELERİ VE NİTELİKLİ AKADEMİK KADRO TALEBİ
OKUR KÖŞESİ
OKUR KÖŞESİ
BAYRAM MI GELMİŞ?
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe
BAŞ DÖNDÜREN GÜNDEM
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
Orhan ÖZDEMİR -OBRUK
KENDİ KÜLTÜRÜNDEN KORKMAK
Celal Topkan
Celal Topkan
YENİ YILDA TÜRKİYE´NİN GÜNDEMİ
Av.Cemil DENLİ
Av.Cemil DENLİ
VAHİDEDDİN´İN İHANETİ
Saniye Akay Demirel
Saniye Akay Demirel
´Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın.´
İlhan ALPER
İlhan ALPER
ASRIN TANIĞI YENİ ADANA
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Mahmut TEBERİK- AYRAÇ
Ortadoğuya Bulaşmayın!
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
Cihat OVALI-SPOR YORUM-PANORAMA
İLK YARININ SON HAFTASI MUTLU BİTTİ
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?
BİZ VE İLİM
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
TURUNCU ADAM - Mahmut REYHANİOĞLU
DR.ERCAN ATALAY VE ASKF
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
Süreyya KÖLE - YANSIMALAR
ÜZÜNTÜYE CEZA
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
Tufan ALPAT-EMEKLİ HAKİM
MODEL VE MODA
Hüseyin ÖZBEK
Hüseyin ÖZBEK
MANDADAN EVVEL İSTİKLAL
Ahmet YAHŞİ
Ahmet YAHŞİ
HER MAÇ BÖYLE OLMALI
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Düşler Düşünceler-Tekgül Arı
Okur Hareketi
Birgül Ayman GÜLER
Birgül Ayman GÜLER
AKP´NİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KOMİSYONDA ELE ALINIRKEN, “REJİM DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR” ELEŞTİRİLERİ SÜRÜYOR
TANSEL ÇÖLAŞAN
TANSEL ÇÖLAŞAN
Sevgili dostlar merhaba,
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
GÖKTEN GELEN-BASRİ GÖK
KÖR, SAĞIR ve İKTİDARSIZ BİR NESİL YETİŞTİRİYORUZ
AZ ve  ÖZ A.AKDAMAR
AZ ve ÖZ A.AKDAMAR
BİRİ ANLATSA!...
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
AHMET KAYTANCI-GÖKÇEBEL
ZELİHA VE ÇOCUKLARI
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bugün
7 °C
Pazartesi
6 °C
Salı
7 °C
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
ÜÇ NOKTA SATIRBAŞI

/resimler/2016-2/23/1416139429844.jpg

ADANA`DA NÖBETÇİ ECZANELER

/resimler/2015-5/28/1255038362873.jpg

ADANA İLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR

/resimler/2016-3/22/1515302901917.jpg

HAFTANIN PANAROMASI

/resimler/2017-12/27/1318540403036.jpg