İçel milletvekilleri, bizimkilerin gözüne baka baka hava alanımızı sırtlayıp kentlerine götürme başarısını sergiledi. Hükümet tarafı da biz Adanalılara “Büyük havaalanınız hayırlı olsun!..” müjdesini verirken içimizdeki ve çoğu kez dışa vurulmuş isyan ve feryatları “sevinç” olarak değerlendirdi. İhale-mihale, kamulaştırmalar, kazılar, tesviyeler, dolgular birbirini kovalarken reklamlar yapıldı. Adana Hava Limanının yerinde kalacağına dair sözler verildi… Eminim, bir yerlerde de davullar vurmuş, zurnalar ötmüş, halaylar kurulmuştur…
Bizi kandırırken “Efendim…” dediler, “Mersinli´ye uzak kalıyor, yazık, adaletli olsun diye ortaya bir yere alıyoruz.” Biz de kalktık, “Ceyhanlının, Kozanlının, Osmaniyelinin, Karataşlının, Yumurtalıklının, İmamoğlulunun, Karaisalılının, Fekelinin, Saimbeylilinin, Tufanbeylilinin, Aladağlılının ve de yanısıra Adanalının ne günahı var da cezalandırılıyor?” diye sorduk. Tenezzül edip cevap veren olmadığı gibi, kendi vekillerimizden de sadra şifa bir tepki gelmedi.
Konuya hakim uzmanlar da 80 yıllık limanımızda bir gün bile hava muhalefetine bağlı sorun yaşanmadığını, pek az bir ilave ile Adana´nın ünlü limanlarla yarışacak düzeye gelebileceğini söylediler. Tabii ki, Mersin havaalanı için harcanacak milyarların büyük israf olacağı da iddia edildi. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Burhanettin Kocamaz da, vicdan ve izan sahibi olarak “Çok verimli binlerce dönüm tarım toprağının heba edilmesinden..” rahatsızlık duyduğunu açıkladı. Bizzat ben, yerinde yaptığım çekimlerle televizyonda, anılan bölgedeki kuşlarla dikkat çekmeye çalıştım. Dinletemedik, dinletemezdik; çünkü sayın vekillerimiz umursamadı ya da “laf ola beri gele” tezgahında değerlendirdi.
Bir gün duyduk ki müteahhit işi bırakmış, inşaat yüzüstü durmuş…
Sanırım ikibuçuk yıl sonra tekrar anlaşma yapıldı ve işlerin devamı için kapılar açıldı… Ne yapalım; elnen gelen düğün bayram derlerse de biz düğün bayram tarafını tülbentle kapatıp boyun büktük…
Önceki gün, İstanbul´dan Antalya´ya hareket eden uçak tırmanıştayken kuş sürüsüyle karşılaştı ve motorlardan birine kuş girdiği için, çok şükür salimen, geri dönmek zorunda kaldı. Ölümden dönen yolcular başka bir tayyare ile gönderildi. Olayın fotoğrafını sütunuma aldım; anlayanlar, o kadar yolcunun nasıl bir tehlikeden kurtulduğunu şakkadanak fark edecektir.
Dikkat buyurunuz; Mersin Havaalanı, ülkemizin en ünlü kuş cennetlerinin hemen yanıbaşına kuruluyor. Akyatan, Ağyatan, Yelkoma, Tuzla kuş cennetleri, Yumurtalık-Tarsus arası kıyı şeridini kaplamakta. İnşaatı süren hava alanı sahası ve çevresinde her an kuş sürülerine rastlayabilirsiniz. Hele belli mevsimlerde sürüler çok yoğunlaşır. Bu demektir ki, Allah muhafaza, her an feci olay riski söz konusu olabilir. Belki de bazı yetkililer bu tehlikeyi göz önünde bulundurmuş ki, “Adana Havaalanı duracak” diyor. Hani, maazallah Mersin kapatılırsa, burası stepne sıfatıyla görevi sürdürsün diye…