“Yıkılacak, yerine rezidans yapılacak” veya “AVM kondurulacak” gibi söylentileri bir eyyam sürdü. Zayıf seslerle “Hayır, burası yeşil alan olarak değerlendirilsin; altı otopark, üstü yeşil park olsun” gibi itiraz ve öneriler de oldu. Şu anda son durum nedir, bilemem. Fakat genel uygulamalara bakınca, stadyum alanımız inşaata kurban edilecek olasılığı ağır basıyor. Bu son tümceyi yazarken içimin elde sıkılan çamaşır gibi burulduğunu da eklemeliyim.
Beş Ocak Stadı diye yazdım ama ismi hala öyle mi, değil mi bilmiyorum. Reşatbeydeki, yani Adanamızın orta yerindeki top sahasıdır söylemek istediğim. Keşke hep öyle kalsa da, hiç olmazsa, gün olur da 23 Nisan ve 19 Mayıs bayramları yine eski yıllardaki gibi stadyumda kutlanırsa, burası esaslı alan olur. Ayrıca federe-gayri federe yığınla futbol takımımız var. Balcalıda yapılmakta olan koca top sahasına seyirci taşımaları çok zor. Halbuki semt takımları zamanımızda yüzlerce seyirciyle kaynaşabiliyor.
Gelelim asıl ve pek önemli soruna…
Uzun süredir bitirilemeyen yeni stadyumdan dem vuracağım. Yeni diye isimlendirdim çünkü şu anda stad isimleri resmen değiştiriliyor. Bizimki ne idi, yahut ne olacak, bilmiyorum. Ama Balcalıdaki Yeni Stad deyince anlaşılmıştır sanırım. Haaa, işte bu stadın yakında biteceği yokmuş diye duyumlar aldım. Kaynağım da, orada uzunca süre çalıştığını söyleyen biri. Anlattığına göre, tribünleri örtecek çatı sistemini bir türlü tutturamamışlar. Hesap hatası veya başka bir teknik sorun… Dedim ya, duyum bu.
Velev ki (Sayın Cumhurbaşkanımız sayesinde bu sözcük aklıma gelmişti, kullanabilmek için can atıyordum; oldu çok şükür) yarın bitecek olsun; pekiii, maç izlemek isteyen eshab-ı mesalih kardeşlerimiz teee oraya nasıl gidecek? Herkesin arabası yok. Bisikletle de gidilecek gibi değil. Şehir içi otobüsler hadi ıkış-tıkış beş saat öncesinden taşıyıp götürdü diyelim; maç sonunda 30 bin, 40 bin ve belki daha fazla din kardeşimiz dönüş için ne yapacak? Saatlerce kuyrukta mı bekleyecek?
Diyeceksiniz ki; “O zaman bu koca stad süs olarak mı oraya yapıldı?” Siz öyle deyince ben de size diyeceğim ki, “Hayır, belli bir koordinasyon programı ile yapıldı”. Bu sefer siz diyeceksiniz ki, “Ne koordinasyonu?” Ben de diyeceğim ki, “En geç 2012´ye kadar Metro´nun aşağıdaki son istasyonu olan Kabaktepe ile Balcalı arasındaki tramvay hattı bitirilmiş olacaktı. Böylece hafta içi hastanelere ve fakültelere, hafta sonu da stadyuma toplu taşıma işine büyük kolaylık getirilecekti. Böylece Metro da esaslı para kazanacaktı”
Ben böyle deyince, siz de diyecektiniz ki, “Allah Allah, madem öyle bir program vardı da, 2012´den bu yana 5 sene geçti, niye yapılmadı o zaman?” Ben de diyeceğim ki, “Gidin bunu Cemaatin görevinden ayırdığı Başkan Durak yerine 19 parmakla meclisten seçilen Vekil Başkan´a ve ardından halen Başkanlık Makamında oturan Hüseyin Sözlü Başkan´a sorun.”
Kimse gidip ne Sayın Zihni Aldırmaz´a, ne de Sayın Sözlü´ye sormayacağı için bari ben “İyilik yap at denize, balık bilmezse Halik (Yaradan) bilir” sözüne saygı gösterip söyleyeyim. Her ikisi de, Durak´ın bıraktığı 2500 -2600 kişilik kadroyu o kadar şişirdiler ki, artan personel masrafı belediye gelirleriyle karşılanamaz oldu. Kaba hesapla, eğer kadro Durak´tan kaldığı şekliyle korunabilseydi, aradaki fark, en azından değil tramvay, 3 metro hattı daha yapabilirdi.
Her neyse, olan olmuş, olduranlara ne olacağını zaman gösterecek. Diyorum ki, sezonu perme perişan bitiren iki büyük takım ve diğer küçükler için Beş Ocak Stadına dokunulmasın. En azından Tramvay hattı yapılıncaya kadar… Sonrasında beş Ocak ne olur endişesine karşı da iyimserlik yanım “Sağduyu galip gelir” deyip kesti.