Bugünkü Metro Hattının batısında ve Kurtuluş Caddesinin güneyinde kalan iki sokağın hizmet verdiği iskan alanından ibaretti. Hurmalının ortası falan sayılabilirdi
Bizden üç-dört kuşak yaşlılar için ise, Adananın en büyük su dolaplarından biri idi Yüksek Dolap
Su dolapları, sanırım 50li yılların sonuna doğru birer-üçer kayboldu. Yüksek Dolap ise, çoook daha önceki yıllarda iptal edilmiş.
DOLAP HAKKINDA
Aslında önce dolabın ne olduğunu anlatmak gerekirdi.
Kalın kalaslardan yapılan ahşap kasnaktı dolap. Uçurtma kasnağının çok, ama çok büyüğü ve 3 kamış dilimi yerine, kalın 4 kalastan yapılmışı. Altıgen değil, sekizgen. 30-40 santim aralıkla yan yana tutturulmuş bir çift devasa kasnak
Ortasından dingil geçiyor
Yan tarafına da, her köşeye bir tane gelecek biçimde kova veya testi bağlanmış.
Dolabınızın kasnağı hazır
Sıra geldi, bir kuyu açmaya
İki metre eninde, 6-7 metre uzunluğunda bir dörtgen çizip kazmaya başlayın. O yıllar itibariyle, en çok 2 metre derinlikte iken suyu bulacaksınız. Boğulmamaya dikkat ederek biraz da su altında kazıyı devam ettirin. Su ne kadar bol fark ettiniz mi?Şimdi de, 50 santim eninde, düzgün kesilmiş kaya blokları ile her tarafını içten örün.
Ne oldu? Eni 1 metre, boyu 5-6 metre, dört etrafı taş duvar bir kuyu oldu değil mi?
Şimdi de zun kenarlarının tam ortasına bir dingil yuvası açıp kasnağı indirin. Dingilin bir ucuna dişli geçirip hareket alması için dikey bir demir aksın tepesindeki dişli ile ilişkilendirin.
Dikey demir de, yer altındaki 8-10 metre uzunluğundaki bir mile bağlı olsun. Bu mil de, uzak uçtaki dikey eksenden hareket alsın. Hareket ise, dolap beygirinden sağlanacak. Dolap beygiri, iki gözü köseleden yapılmış kulakçıklarla sadece önünü seçecek kadar kapatılmış at. Arkasındaki ekseni, bir sırığı ha bire daire yörüngede devinerek çeviriyor.
DEVAMLI VE BOL SU
Beygir dairesel hareketi sürdürdükçe, yer altından geçen miller sayesinde koca dolap ta dönüyor. Döndükçe, kuyunun dibindeki su kova ve testilere doluyor. Dönüş hareketi yarım turu aşarken, sular, karşılayan bir oluğa dökülüyor ve böylece sürekli bir su kaynağı elde edilmiş oluyor.
Yüksek dolap, Adanadaki en büyük beygir dolabı imiş. O kadar ki, bir çift beygir koşulurmuş. Su, avludan avluya hendeklerle dağıtılırmış. Sebzeleri, ağaçları sularken, bulaşık-çamaşır için de imdat olurmuş.
Çocukluğumuzda, beygir dolapları çoktu Adanada
Örneğin, Hergele Yolunun (Bakımyurdu Caddesi) batısı tamamen bahçelikti ve hemen her bahçenin bir beygir dolabı vardı. Fevzipaşa bağlık-bahçelikken gıcırtılarla dönen birkaç dolap görmüştük. Güney Adana köylerinin hepsinde, mutlaka birkaç beygir dolabına rastlanırdı. Nehre yakın yerlerde ise, dönüş gücünü sudan alan mavra isimli dolaplar kurulmuştu
Baraj İnşaatından ve tesviye-drenaj kampanyasından sonra kanallardan sulama yayıldı. Kanaletsiz yerlerde de motopomplar çalıştı. Gün geldi, fotoğraf çekelim, elimizde olsun diye ayaklandık ki, tek bir dolap kalmamış; ne şehirde, ne köylerde
Bir zamanlar Yüksekdolap Mahallesinin çocuğu idim. Şimdi öyle bir mahalle bile yok. Resmiyette. Hurmalı olmuş. Ama, tek bir hurma ağacı yok.