DİRLİK´te sayfa sekreterliği yapıyordum. Yurtdışından konuklarımız olduğunda Merhum Öztekin, “Adana´da iyi İngilizce bilen genç gazeteci var desinler, mutlaka gel” diyerek çağırırdı.Öztekin´den sonraki Adana valileri ile saygı çerçevesini bozmaksızın hap yakın ilişkilerim oldu. Merhum Bekir Aksoy´a, Özbekistan gezisinde bir hafta boyunca hem rehberlik ve hem de Özbekçe-Türkçe tercümanlık yaptım.
Zat-ı alilerinizle henüz karşılaşma şansım olmadı.
Bundan sonra da olur mu, olmaz mı bilemem. Fakat sizin Adana öncesi çalışmalarınızda topladığınız sempatinin hiç de dayanaksız olmadığını görme mutluluğunu yaşıyorum.
İDAM MAHKUMU ADA
Bilgilendirilmiş olabilirsiniz ama, bir de ben dile getireyim izninizle.
Dünya´da idama mahkum edilmiş tek ada, eminim Adana´mızdadır.
Baraj Gölündeki Sevgi Adası idam mahkumudur. Ya güzelliğinden, yahut da üstünde gece gündüz dalgalanan şanlı bayrağımıza duyulan saygıdan dolayı hüküm infaz edilemedi.
Mahkeme kararına göre, Sevgi Adası´nın yok edilerek bulunduğu alanın eski haline getirilmesi gerekir.
ADA´NIN SUÇUNA BAKALIM
Dediler ki, “Bu ada nedeniyle göl hacmi küçülmüştür.”
Yalan ya da yanlış. Fizik kanunlarına aykırı. Çünkü, ada yapılırken o alandaki malzeme kullanıldı. Yani, iddianın tam aksine hacim daralmadı, arttı.
Bir başka iddia da, ada nedeniyle türbinlerde “kavitasyon” riskinin ortaya çıkmış olması.Bu iddia çok saçma, fakat nasıl olduysa ciddiye alınmıştı o dönemlerde.İddianın saçmalığını dile getirirken hemen eklemeliyim ki, bendeniz, kavitasyonun ne olduğunu çok iyi bilen ve belki de yer yüzünde çok yakından inceleyebilmiş nadir insanlardan biriyim. Bir dönemler Dünya Enerji Sektörü´nün başa güreşmiş Belçikalı SOFİNA grubuna bağlı Traction et d´Electricite firmasının 8 yıl süren Kadıncık I ve Kadıncık II Proje Müşavirlik hizmetleri ile Aslantaş Pojesi ön etütlerinde teknik tercüman ve ilişkiler koordinatörü olarak görev aldım. Her iki Kadıncık santralin ilk deneme çalışmalarında, türbin kanatçıklarında ortaya çıkan miniminnacık kavitasyon oyuklarını fotoğraflamak işi de bana düşmüştü.
Kavitasyon, en yalın tarifi ile; toprak ve kum zerreciklerine yapışık hava kabarcığının korkunç bir su akımı içinde yol alırken sert metal olmasına karşın türbin kanatçıklarının yüzeyinden parça koparmasıdır. İnanılmaz ama bizzat gördüm, gerçekten bunu yapabiliyor.
Seyhan Nehri dönemsel olarak, adadan gelebilecek zerreciklerin milyon mislini zaten taşır. Yani,kavitasyon olacaksa, adadan gelebilecek risk devede kulak bile sayılamaz.
Sayın Valim,
Yanılmıyorsam davacı taraf DSİ idi. Bu ada da herhalde 20 yılı aşkın süredir idam mahkumu olarak varlığını sürdürüyor.
Dünyada tek olması her ne kadar “ayrıcalık” olarak kabul edilebilse de, böyle olumsuz ve naçizane bence her türlü pozitif değerlendirmeden uzak ayrıcalık hiç de makbul sayılmaz.
İstirhamım, idam mahkumu adanın hukuken bu yaftadan kurtarılması ve adamıza itibarının iadesi için himmet etmenizdir.
Derin saygılarımla,