Papağan değil, muhabbet kuşu değil değil… Hatta canlı bile değil… Mermer üzerinde, ağız-ağıza vermiş bir çift kuş. Taştan kuş yani…
Konuşur mu?
Konuşur; dinlemesini bilirseniz, papağandan daha güzel, daha pozitif konuşur.
Bervech-i peşin (bazen kendi kendime “Hay dilini şek arısı soksun! Şunu Türkçe yazsana” dediğim oluyor; yani “öncelikle” demek istedim) bu kuşların Adana´mızın tarihi Ağca Mescid´inde, giriş kapısını çerçeveleyen nakışlı mermer kuşak içinde yuvalandığını ve dikkat edilmezse göze çarpmadığını söyleyelim. Söylemek yetmez; fotoğrafını da sunalım:
Pekiii, ne diyor bu kuşlar, aralarında mı konuşuyor bu kuşlar, nasıl diyor bu kuşlar?..
Anlatalım efendim…
Duymuşsunuzdur; eski yazımızda, ebced denilen sistem kapsamında her harfin bir değeri var. Mimari yapılara tarih düşerken, adam öyle satır ya da mısra yazar ki, hesap ettiğinizde, o eserin yapılış tarihi çıkar ortaya.
Gelelim Ağca Mescid´in kuşlarına…
Ebced tablosuna göre burada iki harf ve bir de “hareke” denilen okutucu şekil var. Eski Türkçede sesli harf yok; harekelerle, yani sessiz harfin altına, üstüne konulan işaretlerle çözersiniz. KUŞ yazarken de, K ve Ş harflerini yan yana getirir, K´nın üstüne, “ötür” dedikleri küçük bir (v) getirip Ku diye okutursunuz. Böylece iki harften bizim üç harfli KUŞ çıkar.
Gelelim bunların değerine:
Ş=100, K=300, V= 6,Toplamı, 406. İki kuş olduğuna göre 406 artı 406 etti mi 812?
Etti…
Bu, Peygamber Efendimizin Hicretiyle başlayan Hicri Takvime göredir. 622 senesinden başlar. Hicri yıl günümüzdeki takvime göre, yuvarlak hesap 11 gün daha kısadır. Yani, 814 senede 8954 gün, sene olarak da yaklaşık 25 sene farklıdır. 622´ye 812´yi ekleyip bulunan 1434´ten 25 yılı çıkardığımızda, 1409 tarihini, yani Ağca Mescid´in yapım tarihini buluyoruz.
Mermere işlenmiş kuşların nasıl konuştuğunu şimdi bellediniz değil mi?
Bazı dostlarımızın bu kuşlara inanmamasına saygımız var.
Gelgelelim, ülkemizin yetiştirdiği güzide uzman, uzun süre Müzemizin müdürlüğünü yapmış Merhum Hadi Altay her nasılsa kuşları fark etmiş. 10 metre kadar uzunluğa sahip kuşakta yan yana ve üst üste gelen bütün motifler birbirinin aynısı iken arada zor fark edilen iki kuşun varlığını haklı olarak tarih mesajı olarak açıklamıştı. Kaldı ki, eski mimarimizde çok çeşitli “işari sır”, yani şekil ve yapı elemanlarında gizlenmiş anlamlar olduğu da çok iyi bilinen gerçeklerden sayılır.