MUSTAFA KEMAL ADANA´DA… VEKAYİİN
İLK HİSSİ TEŞEBBÜSÜ, VÜCUT BULUYOR
PAŞA ADANA´DA: Alman asıllı general Liman Von Sanders´ten 31 Ekim 1918 sabahı Yıldırım Orduları Grup Komutanlığını devralan Mustafa Kemal, artık konuk durumdaki eski komutanı yolcu ederken.
26 Ekim 1918… Osmanlı Delegasyonunu taşıyan gemi saat 21.00´de Mondros Liman´ında demirledi. Ertesi sabahı 09.00´da H.M.S. Agamemnon Savaş Gemisinde görüşmelere geçildi. Üç gün süren müzakerelerden çıkan Rauf Bey (Orbay) Başkanlığındaki Türk Heyeti 30 Ekim 1918 günü "Mondros Mütârekesi" adıyla anılacak olan ateşkesi imzalamıştı .
Mütareke(silah bırakışma) koşulları, İtilaf Devletleri´nin ileri sürülebilecekleri hükümlerden tamamını kapsamış, adeta istenecek başka hiç bir şey bırakmamıştı. Tam bir teslimiyet belgesiydi yapılan anlaşma. Sadece toprak konusu, karşımızdaki devletler arasında anlaşmalara olanak sağlamak için açık bırakılmıştı. Zira İngilizler kendi çıkarlarına uygun yerlere sahiplenmeyi öngörmüştü. Bunlar Boğazlar Bakü petrol kuyuları ve General Allenby ordusunun işgal ettiği Filistin´di. Kısacası, Mütareke, İngiltere´ye büyük yararlar sağlarken Fransa İtalya ve Yunanistan´ı garantiden mahrum bırakıyordu.
KARARGAH BİNASI: Adana Erkek Lises´nin halen ayakta olan bu tarihi binalarınıın biri, Mustafa Kemal´in Adana Karargahı olarak hizmet etmişti. nguage:TR´> Alman asıllı general Liman Von Sanders´ten 31 Ekim 1918 sabahı Yıldırım Orduları Grup Komutanlığını devralan Mustafa Kemal, artık konuk durumdaki eski komutanı yolcu ederken.
Osmanlı penceresinden bakıldığında ise sonuç felaketti; Çünkü artık Osmanlı silinmiş gibiydi. Bir zamanların muhteşem Devleti yenilmiş orduları dağılmış savaşlarda büyük insan kaybına uğramış kaynakları bitmiş vaziyetteydi. Ordu dağıtılıyor silah cephane ve ulaşım yolları ile bütün haberleşme araçları ve liman tersaneler İtilaf Devletleri´nin denetimine bırakılıyordu. Galip devletlere 7´inci Madde´ye dayanarak memleketin herhangi bir yerini kendi güvenlikleri için işgal hakkı veriliyordu. Doğu Anadolu´da bir Ermeni Devleti kurulmasına olanak sağlanıyor ve işgal sırasınca yardımcı olunacağı bildiriliyordu .
7´inci Ordu Halep civarında savunma amaçlı düzenlenirken Halep´teki Araplar İngilizlerin kışkırtmasıyla isyan etmişlerdi .Ancak bu isyan Mustafa Kemal Paşa tarafından bastırılmıştı. Anlaşma, ayrıca
Türkiye´de bulunan Almanların da çekip gitmelerini emrediyordu. Sadrazam İzzet Paşa 30 Ekim 1918´de, Adana´daki Alman Paşa Liman von Sanders´e telgraf çekerek Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığını Mustafa Kemal Paşa´ya devretmesini istedi. Aynı anda, bir diğer telgraf ta, Halep yakınlarındaki Katma İstasyonuna gelmiş olan Mustafa Kemal Paşa´ya da ulaşmış, derhal Adana´ya gidip komutayı devralması istenmişti.

FRANSIZ TARİFİYLE VON SANDERS: Fransızlar tarafından yapılan bir yayından alınmış fotoğrafın altında, “Türk orduları Baş Komutanı Alman General Liman von Sanders” diye bahsediliyor
Mustafa Kemal, tren yerine otomobille zor fakat çok hızlı bir şekilde aynı günün gecesinde Adana´ya ulaştığını Saray´a telgrafla bildirdi ve ertesi sabah Liman von Sanders´le Murad Palas Oteli´nde bir araya geldi. Sanders, Çanakkale Savaşları sırasında Mustafa Kemal´in üstüydü ve araları pek iyi değildi. Defalarca tartışmışlardı. Alman General devir teslim sırasında şöyle konuştu: “Ekselans, siz savaş cephelerinde, Arıburnu ve Anafartalar´da çok iyi tanıdığım komutansınız. Aramızda geçen bazı olaylar, bizi birbirimize daha iyi tanıttı. Dostluğumuzun yürekten olduğunu sanıyorum. Bugün Türkiye´den ayrılmaya mecbur olduğumdan emrimdeki orduları takdirkarı olduğum komutana teslim ediyorum. Büyük felaket içinde üzüntü duymamak olanak dışı. Fakat ben kumandayı size bırakmakla avunuyorum. Şu andan itibaren emir sizindir; ben sizin misafirinizim”.
ADANA HATIRASI: Mustafa Kemal Paşa´nın Adana´da, yaverleri Şükrü (Tezer), Salih (Bozok) ve Cevat Abbas (Gürer) ile çektirdiği fotoğraf.
Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığını üstlenen Mustafa Kemal Paşa karargahını bugünkü Adana Erkek Lisesi binasında kurmuş ve hiç vakit geçirmeden yoğun temaslara başlamıştı. Ayrıca Murad palas Otelinde de bir irtibat odası oluşturuldu. Konut olarak, Paşa´ya Şakirpaşa´da, Hacı Seyıt´in Bağ Evi olarak bilinen konak uygun görülmüştü.
5 Kasım akşamı Murat Palas´ın büyük salonunda onuruna verilen kalabalık katılımlı ziyafette yaptığı konuşmada; "Bu memleketin kurtulacağını henüz ümitlerin sönmediğini bunun için mücadele edeceğini Türk milletinin ve ordusunun kendi vatanını ve istiklalini koruyabileceğini" açıkladı.
Bu arada, Mütareke koşullarını öğrenince Başkomutanlık Erkan-ı Harbiye Başkanlığından (Kurmay Başkanlığından) farklı algılamalara yol açabilecek bazı maddeler için açıklık istedi. Sonraki telgraflarında ise koşulları sınırlamak ve en azında merasim bölüğü gibi bir kıtayı terhis dışı bırakmak, tünelleri korumak gibi önerilerinde ısrar etti. İstanbul Hükûmeti´nin bu olaylara kayıtsız tutumu her şeyi oluruna bırakması İngilizlerin bütün arzularına boyun eğilmesi memlekette yer yer bir takım teşekküllerin kurulmasına yol açmıştı. Mustafa Kemal Paşa´nın 5 Kasım 1918 günü Adana´da sınıf silah ve ideal arkadaşı Ali Fuat Paşa´ya (Cebesoy); "Artık milletin bundan sonra kendi haklarını kendisinin araması ve müdafaa etmesi bizlerin de mümkün olduğu kadar bu yolu göstermemiz ve bütün ordu ile beraber yardım etmemiz lazımdır " şeklinde görüşlerini açıkladı.
Başkomutanlık Erkan-ı Harbiye Başkanlığını muhafaza etmekte olan Sadrazam İzzet Paşa´ya 6 Kasım´da çektiği telgrafla “Düşmanların aldatıcı öneri ve uygulamalarına baş eğmek anlamındaki yapmağa yaradılışı müsait olmadığını” İstanbul´a bildirdi .
MURAD PALAS: Mustafa Kemal´in Adana´da geçirdiği 11 gün içinde çeşitli vesilelerle gittiği bu tarihi bina ne yazık ki rant uğruna yok edildi. Kalsaydı, prestij değerlerimizden biri olacaktı.
Doğabilecek yıkım anlamındaki sonuçları göz önüne almak ve bütün kayıtlara rağmen düşmanların elinde oyuncak olmamak için Sadrazam İzzet Paşa´ya itirazlarını telgrafla bildirirken bir bakıma Hükümeti protesto ediyordu. Ne var ki Mustafa Kemal´in tutumundan yeni bir çatışmaya mahal bırakmamak kaygısı içindeki hükümet rahatsız olmuş İtilaf Devletleri´nin de baskısıyla 7 Kasım 1918´de Yıldırım Orduları Grubu´nu lağvederek Mustafa Kemal´i Harbiye Nezareti emrine almaya karar vermiştir. Mustafa Kemal ise, "Orduları dağıtalım fakat ünvanı muhafaza edelim. Müsaade edin en ufak bir müfreze halinde dahi olsa bu namla ben onun dahi kumandanlığıyla iktifa eyler ve vatanıma hizmet ederim" cevabını verdi. O sırada Sadrazam İzzet Paşa istifa ettiğinden (9 Kasım 1918) İstanbul´a gelip memleketin siyasi hayatına etki yapacak bir yerde bulunmak istemişti .
NOT: "GELECEK YAZI: O TARİHİ HİS DOĞUYOR"