Önceki Sayın Valimiz “Gavat” sözü ile Adana Bayrağını dalgalandırmıştı, şimdiki Sayın Valimiz de Dünya Rakı Festivaline ilişkin yasağı ile dalgalandırdı .
Sovyetler Birliği tarihinde içkinin en çok tüketildiği dönemin, Gorbaçov´un içki yasağı ile başladığına bizzat tanık oldum. Bilirsiniz, içkiyi yasaklayan 4´üncü Murat´ın içkiden öldüğü söylenir.
Sıra geldi, günün anlam ve önemini belirtecek birkaç fıkraya…
İşyerini geç vakit kapatıp yorgun argın eve gelir gelmez yatağa uzanmış. Derin uykudayken telefonla uyanmış. Karşıdaki “Saat kaçta açacaksın?” diye sorunca “Acelen ne kardeşim, sabah 10´da” deyip kapatmış.
Az sonra tekrar telefon ve aynı ses, “Kaçta açacaksın?” diye sorunca meyhaneci “Saat 10´da demedik mi? Derdin ne senin bre adam?” diye çıkışınca telefondaki “Kapatıp gittiğinde ben içerdeydim, çıkıp evime gitmek istiyorum” diye cevaplamış.
**
Trafik polisi gençlerin bulunduğu arabayı durdurup sormuş, “Alkol aldık mı?”. Gençler cevaplamış, “Aldık ama daha başlamadık”.
**
Sarhoş camiye gitmiş. O sırada hoca, içkinin zararlarını anlatırken “Ahirette, boşalttığınız şişelerin hepsi boynunuza asılacak” deyince bizimki sormuş,“Şişeler dolu mu olacak, boş mu?” Hoca “Dolu olacak” der demiz iki elini havaya kaldırarak bağırmış, “Ağzını öpeyim be hocam, desene orada da yaşadık!”.
**
Bilim adamları 3 fare üzerinde içkilerin etkisini görmeye karar vermişler. İlkine Fransız Pernosu verir vermez hayvan yıkılmış. İkincisine İtalyan Grapası içirmişler, o da yıkılmış. Sonuncusuna bizim aslan sütünden içirince fare bir “Heeeyt!..” çekip sağ ön ayağını ileri uzatarak, “O kedi buraya gelecek!..” diye bağırmış.
**
Akşam demini almış mirasyedi salon gibi arabasına aldığı müzisyenlerle dolaşırken şarkıdan, türküye eğleniyormuş. Bir an gelmiş, müzik durmuş. Alemci “Ne oldu be, niye durdunuz?” diye sorup “Efendim, mezarlıktan geçiyoruz da…” cevabını alınca başını “Aferin” anlamında eğerek, “O zaman Fatihayı çalın” demiş.
**
Gece yarısından sonra eve zil-zurna dönen adam uzunca bir mücadeleden sonra açamadığı kapıyla ağız dalaşına girince karısı uyanıp camdan aşağıya bakmış ve “Kör olasıca, yine zil-zurnasın. Anahtarı atıyorum” deyince, sarhoş, “Anahtarım var karıcığım, sen bana bir kapı deliği atsana” diye karşılık vermiş.
Kebap-Şalgam Festivalini şimdiden kutlarım, afiyet olsun, yarasın.