Allah hayra çıkarsın… Hani bazen gerçekmiş gibi gelen rüyalar olur ya, bunlar arada sırada beni de yoklar. Geçtiğimiz gece, “gündüz niyetine olsun”, böyle bir rüya daha gördüm. Sanırım hava sıcak, elektrikler de sık sık ve uzun süreli kesildiği için soğutma teknolojilerinden de yararlanamıyoruz, bu nedenle gelmiştir bu rüya…
Roman gibi, masal gibi bir şeydi; hani rüyalara isim vermek gerekirse, bunun adı DÖRTÜZE YİRMİSEKİZ olabilirdi pek ala… “Ne alaka?” dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız… Hele biyol anlatıvereyim de şu rüyanın özetini, o zaman bakarız ismine de, cismine de…
Efendim, bir ilçe belediyesi varmış. Malum; belediyelerimizin bir süredir temel görevi imar değişikliği yapmak ya, bu ilçe belediyemiz de, kalkmış muhammen bedeli 400 bin Lira olan bir İmar Planı işini ihaleye çıkarmış. Dikkat buyrulsun; belediyenin hesap-kitap, eriştiği değer bu, 400 bin Lira. İhale sonuçlanmış… Rüya bu ya, bir vatandaş kalkıp 28 bin Lira ile almış işi… Normal hayatta, muhammen bedelin altına belli yüzdelerle inilir ama, bu kadar da inilmez. Fakat rüya olunca, neredeyse 14´te biri ile , mümkün olabiliyor işte. Tabii ki bir teftiş olsa, bunun hesabını kimse veremez de, rüyalarda teftişe yer olmadığı için “hadde uygun değil” diyen çıkmamış. Meclis te onaylamış, Başkan da…
Demek ki elektriğin kesildiği bir ana denk gelmiş ki, bu rüya devam etti daha bir süre…
Meğer ki, ihaleyi alan zat-ı muhterem müteahhit miymiş yoksa müteahhit arkadaşları mı varmış, neymiş, cızzıkları atarken bazı bir limitleri ve imar mantığını gözden kaçırmış. Olmayacak yoğunluklar, hormonlu çekme payları falan yani… İnşaatçılık dilinde buna kente tecavüz derler mi bilemem ama, rüyadaki durum tam da bu… Bir başka karşılığı da, havaya arsa koyup milyarları kucaklamak…
Derken efendim, belediyeden bir yetkili durumu fark etmiş ve “Bu nasıl iş? Hepimizin başı yanar!..” demiş. Bu sefer bir telaştır başlamış. Parsel parsel, dosya dosya düzeltmeler yapılmış ve rüya sırasında da halen yapılıyormuş. Üstelik bunların hepsine de “Sehven” diye bir neden uydurulmuş, yani “Gözden kaçmış hata” olarak ifade edilegelmiş.
Gördünüz değil mi, rüya değil de roman, roman mübarek…
Bir kentin geleceğine kurşun sıkmaktan daha öte anlam taşıyan böyle bir olay elbette gerçek yaşamda yer alamaz. Düşününüz, hangi belediye 400 bin Lira değer biçtiği işi 28 bin Lira ile ihaleye bağlar… Bağlamaz elbette. Ama, dedim ya, rüya bu ve rüyalarda her şey olabilir. Örneğin, orasından, burasından çeke çeke işin şimdilik 45 bin liraya falan çıkarıldığını da galiba duydum rüyamda…
Uyandım ki, yatakta değil, ter havuzunda yüzüyorum sanki…
Klima susmuş. Çevrede tıss yok. Çünkü elektrik yok…
“Yahu…” dedim, kendi kendime, “Yıllarca hasbel kader belediyecilik yaptım diye, illa da belediye rüyası mı görmek lazımdı. Biraz da elektrik rüyası görsem de, müdahale edip bu insafsız, bu vahşi, bu vicdansız kesintileri önlesem”…