Tarihe mal olmuş gerçektir ki, Adana Kebabı Adana´da nefistir. Belgelere bakarak konuşacak olursak da, en nefis sigara kağıdı, “Adana” markalısıdır. Elimize geçen belge böyle diyor. Yukarıdaki fotoğrafın üst iki satırını okuyalım: Adana sığara kağıdı umum kağıdlardan nefisdir.
Ne demek “umum kağıdlar”? Şu demek; karşılaşabileceğiniz kağıtların tamamı…
Gelelim sigara kağıdına… Bizim kuşak tabaka taşıyanları çok görmüştür. Parlak metalden, içine 20 sigaranın dizilebildiği metal kutu. Varlıklı olanlar, görgüleriyle ters orantılı olarak gümüş, hatta altın kaplama tabaka da kullanırdı. Çoğu kişi de, sigara değil, tütün doldurur, üstüne de bir deste sigara kağıdını yerleştirirdi. Minyatür bir defter şeklinde hazırlanmış deste ince olduğu için kalınlığı bir milim ya da biraz daha fazla olurdu.
Kafa dumanlandığında, yani sigara zıkkımlanma dürtüsü baş gösterdiğinde,tabaka sahibi o desteden bir yaprak ayırıp baş ve orta parmakları arasına oluk şeklinde oturtur, ardından da tütünü serip kıvırırdı. Yapıştırmak için de dilinin ucuyla kağıdın bir kenarını ıslatıp çevirerek üretimi tamamlamış olurdu. Toplum içindeyken, tabaka, “Canı isteyen buyursun” anlamında, ortaya bırakılırdı. Tekelin Tütün paketleri yakın bir zamana kadar bayilerde bulunuyordu. Belki hala da vardır, bilmiyorum.
O yıllarda, yani bundan yüz yılı aşkın bir süre önce, nikotinin ne denli zarar verdiği, içinde kaç bin zararlı madde olduğu henüz bilinmezdi. Sigara içmek, bir bakıma gösteriş falan sayılırdı. Hatırlarım, dumanından, kokusundan rahatsız olan biri, başkaları görsün diye, toplum içine çıktığında sigara yakardı. Demek istediğim o ki; sigara kağıdı en önemli gereksinimler arasındaydı…
Ne dedik? Adana Marka Sigara Kağıdı dedik değil mi?
Siz de sormuşsunuzdur şimdi: Adana´da kağıt, hem de sigara kağıdı yapabilen fabrika mı vardı?
Yok efendim, yok!.. Ne gezeeer!.. Saimbeyli´nin ermeni tüccarı, rekabeti zor ürünleri Amerika´dan ithal edip gemilerle Mersin´e getirtir, buradan da develerle depolarına taşırdı. Saimbeyli´nin o zamanki adı Haçin´di.
Fotoğraftaki deste kapağında bulunan Osmanlıca yazıdan sonrakiler Ermenice. Bu belgeyi bize ulaştıran Gazeteci Abimiz Merhum Yusuf Ayhan, Ermenice “Kilikya´dan gelme sigara kağıdı ile yapılmıştır” denildiğini bildiriyor ve şöyle devam ediyor, “O zaman, Adana´da bir sigara kağdı fabrikası olması lazım gelirdi”. Bütün bu bilgi derlemelerinden sonra diyebiliriz ki, kağıtlar tabaka halinde ithal edilip Adana´da kesiliyor, desteleniyor ve üstüne kapak geçiriliyordu. Sonuçta, çok tozlu tarih sayfalarında “ADANA” marka sigara kağıdına yer ayrılmıştı… Biz de tozunu üfleyip sunmak istedik. Sürç-ü lisan ettik ise affola!..